TÜRKİYE’DE terör tırmandırılırken, bölgede hâkim güçler, karanlık odaklar, kötü ve ard niyetli merkezler planlarını bir bir hayata geçirirken gerekli zemin de hazırlanıyor, bir bakıma!
Hatırlar mısınız bilmem; bir zamanlar bu ülkede “Çekiç Güç” diye bir güç vardı…
***
Rahmeti Rahmana kavuşan Afet Ilgaz hanımefendinin 25 Kasım 2007 tarihli Milli Gazete’de yazdığı şu satırlar tam da bugünlerde son derece manidar değil mi;
“Başından beri Refah, Çekiç Güç’e karşıydı ve bunda haklıydı. Çünkü Çekiç Güç, Kuzey Irak’ta bir Kürdistan kurdurmak ve ilerde Türkiye’nin sınır bölgesini de içine katmak için gelmişti. Çünkü Çekiç Güç’ün amacı PKK’ya destek sağlamak, Türkiye’yi İran ve Suriye gibi komşularıyla kapıştırmak ve bölgeyi karıştırmaktı. Bu yüzden Erbakan’ın Refah’ı, birinci parti olarak iş başına gelince, zaten Çekiç Güç’ün önemli ağırlıklarını Ürdün’e taşımaya karar vermiş bulunuyorlardı.”
***
“Clinton da o tarihten 5 ay sonra “Ortadoğu politikasından yara almadan” seçime gitmek istiyordu. Rakibi olan R. Doyle ise özellikle Yahudi ve Ermeni lobisinin adayıydı. Ayrıca ABD, İngiltere ve Fransa’ya parasını peşin verdiğimiz (nedense hep paraları peşin veririz) fırkateynlerin, füzelerin vs. gönderilmemesi gibi ihtimaller karşısında, Çekiç Güç son bir defa 5 ay uzatıldı ama şu şartlarla:
1. Kuzey Irak’taki Zaho ve Artuş kampları kapatılacak. Bu kamplar sözde BM denetiminde gösterilmesine rağmen fiilen PKK’nın elindeydi.
2. Çekiç Güç PKK’ya destek sağlamayacak. Ordumuzun PKK kamplarına yapacağı hareketleri Çekiç Güç önceden haber veriyordu. İstihbarattan başka lojistik desteği de kesilecekti.
3. Çekiç Güç’e bağlı jetler, günde 50-60 sefer yapıyordu. Bu, alçaktan ve uzun mesafeli uçuşlar bölgede huzursuzluk yapıyor, İran’la aramızda mesele çıkarıyordu. Bu uçuşlar sabah ve akşam birer kereye indi.
4. “Sivil ve gönüllü yardım kuruluşları” adı altında Türkiye aleyhinde faaliyet yapan bütün kişi ve kuruluşların faaliyetinden Çekiç Güç sorumlu tutulacaktı.
5. Çekiç Güç’e gönderilen araçlar, çantalar ve sandıklar açılacaktı. PKK’ya silah ve mühimmat bu yolla gidiyordu.
6. Irak’ın toprak bütünlüğü korunacak, bir “Kürdistan” oluşumuna göz yumulmayacak, Irak’taki Kürtlere de Türkmenlere de sahip çıkılacaktı.
7. Irak’a uygulanan ambargo kaldırılacak, Ürdün-Irak örneği, sınır ticareti başlatılacaktı.
8. Kerkük-Yumurtalık boru hattı açılacak ve Türkiye’ye en az 200.000 varil petrol verilecekti. (1,5 milyar dolarlık kazanç.)
9. Zaho’daki BM kampına ABD, İngiltere, Fransa yetkililerinin yanısıra ve o sayıda Türk subay ve uzmanı gönderilecek, Çekiç Güç faaliyeti kontrol altına alınacak ve rapor sunulacak.
10. Daha önce parası peşin ödenen ve kasıtlı olarak teslim edilmeyen fırkateyn, füze ve diğer teknolojik malzeme, derhal gönderilmeye başlanacak.
11. Bu şartlara riayet edilmediği taktirde Türkiye, Bakanlar Kurulu kararıyla Çekiç Güç’ün faaliyetlerini istediği anda durduracak.
Refah’ın ve Erbakan’ın bu başarıları unutuldu veya gizleniyor.
*
Bu maddelerin hepsi Beyaz Saray tarafından resmen kabul edildi. Türkiye’ye güvence verildi ve bu, Beyaz Saray tarafından açıklandı.
Dış basında Erbakan’ın diplomatik zaferi olarak yorumlandı bu hadise. 4 ay sonra Çekiç Güç gitti. Clinton’un başına da Monika’yı bela ettiler…”
GİZLİ KULAKLAR ÜLKESİ: TÜRKİYE
SAHİ, Malatya’da faaliyetlerine devam eden Kürecik Radar Üssü’nde bugünlerde nasıl bir hareketlilik var dersiniz
Peki ya İncirlik Üssü!
“Bütün uyarı ve karşı çıkmalara rağmen emperyalistlerin isteği üzerine Malatya’nın Kürecik kasabasına kurulmasına izin verilen Füze Radar Sistemi’nin, İsrail’in Demir Kubbe Hava Savunma Sistemi ile entegre halde çalıştığı ifade edildi. İsrail’in mücahitlerin füzelerini engellemek için geliştirdiği sistem, Hamas’ın füzelerini Türkiye’den giden bilgilerle düşürüyor.
Türkiye’de İran’a ve Suriye’ye karşı İsrail’in güvenliğini sağlamak amacıyla kurulduğu öne sürülerek büyük eleştirilere sebep olan Kürecik Radar Üssü AKP iktidarı tarafından 2012 yılında onaylandı. Gelen eleştirileri doğrulayan bilgi ise yine 2012 yılında ABD’de yayın hayatını sürdüren bir dergiden geldi. ABD Savunma Dergisi olarak bilinen Defense News’in Kasım 2012 yılında yayınladığı bir haber tüm gerçekliği adeta gözler önüne serdi. Dergi o günlerde İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemini test ettiğini bu testler sonucunda sistemin Türkiye’de bulunan Kürecik Radar Üssü ile entegre halde çalıştığını yazdığı ortaya çıktı.”
***
Malatya Kürecik Radar Üssü, İncirlik Üssü… Bunlar bilinenler… Kim bilir bilinmeyen daha ne “kulak”lar var!
Özetin özeti şu; Türkiye’deki “gizli kulaklar” temizlenmeden burnumuz pisliklerden temizlenmeyecek.
Peki, ya sizce!
MESAJIN ALTINDAKİ SIR!..
* 1) 3 Kasım 2002 seçimlerinden hemen sonra…
Necip Hablemitoğlu, evinin önünde uğradığı suikast sonucu 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybetti. Bu suikastın failleri halen bulunamadı…
* 2) 15 ve 20 Kasım 2003 tarihlerinde İstanbul’da bomba yüklü araçlar infilak ettirildi. Bir dizi intihar saldırısıydı, bunlar. İlk saldırı, 15 Kasım 2003 tarihinde, Şişli’deki Bet İsrael Sinagogu ile Beyoğlu’ndaki Neve Şalom Sinagogu’na, ikinci saldırı ise 20 Kasım 2003 günü, Beşiktaş’taki HSBC Genel Müdürlüğü ile Beyoğlu’ndaki Birleşik Krallık Başkonsolosluğu’na düzenlendi.
Dört intihar saldırısında da bomba yüklü araçlar kullanıldı. 4 saldırgan dahil 57 kişinin öldüğü, 750’den fazla kişinin yaralandığı saldırılar sonrasında yürütülen soruşturma sonucunda saldırıları el-Kaide’nin Türkiye yapılanması çatısındaki Beyt el-İmam adlı örgütün gerçekleştirildiği tespit edildi.
***
“Eeee, ne olmuş ” diyeceksiniz!
2002 Aralık tarihinden, 7 Haziran 2015 seçimlerine kadar geçen yaklaşık 13 yıllık AKP iktidarlarının dış politikalarına bakın. Sorunun cevabını bu yıllara ait icraatlarda bulacaksınız…
Şimdi…
Şanlıurfa Suruç ve Ceylanpınar ilçeleri ile Adıyaman’da polis, asker ve vatandaşlara düzenlenen suikastlerin perde gerisinde yatan niyet ve planlar nedir
Kimler, ne yapmak istiyor Kimler Türkiye’yi neye zorluyor
Şu kadarını söyleyeyim; sorunun cevabını öğrenmek için çok fazla beklemeyeceğiz…
NOT: Bugün, 24 Temmuz 2015 Cuma. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!