Erbakan Hocamızın netlikleri

Abone Ol

Tartışmaya açılan tehlikeli konuların, tekrar kapanmasına katkı sunmak adına yazılan bir yazıdır. Erbakan Hocamız gibi bir net bir adamın hakkına girebilecek, ona iftiralar atabilecek düzeyde beyin fırtınaları gerçekleştirilen bir dönemde, hocaya sadakat ile kaleme alınmış iyi niyetli, genç bir yazıdır. Acziyetimizden Allah’a, sürçü lisan edersek büyüklerimizin affına sığırınız. Hayırlara vesile olsun.

Erbakan Hoca netlikleri 1: Herkes Erbakan’a muhaliftir. Çünkü Erbakan ev sahibidir.

Çünkü Erbakan Hoca Müslümandır. Çünkü Erbakan Hoca, iman kavramının ne demek olduğunu idrak eden bir Müslümandır. Çünkü Erbakan Hoca, kainatın sahibinin yeryüzündeki halifeleri olduğumuzun bilincinde bir adamdır. Bundan dolayı tüm beşeri ideolojilerin karşısındadır. Ama muhalefet olarak değil. Muktedir olarak… Ev sahibi olarak… Çünkü türetilenler, yaratılanları anlayamaz. Irkçılık türetilendir. Kemalizm, sosyalizm, komünizm, feminizm, hümanizm, liberalizm türetilendir. Biz türetilenlere değil, yaratana ve yaratılanlara inanırız. Bundan dolayı Erbakan Hoca kalabalıklar arasında yek durmayı başarmıştır. Biz bu bozuk düzeni kabul eden ve nihai hedef olarak sistemi değiştirmeyi hedeflemeyen hiçbir siyasi partinin birbirinden farklı olduğuna inanmayız. AKP, CHP, DEM, MHP, İYİ Parti ve geri kalanlarının hiçbirinin diğerinden farkı yoktur. Tabii oldukları düzen Siyonizm hapishanesine çıkar. Biz bu düzeni kabul etmeyenleriz. Bu yüzden Erbakan üst kimlik kurmayı başarmış sahih bir Müslümandır. Sisteme entegre olmuş çakma çakal bir muhafazakâr değil...

Erbakan Hoca netlikleri 2: Erbakan Hoca tasavvuf ehlidir.

Maneviyat… Maneviyat… Maneviyat… Bu aralar herkes problemin kaynağını arıyor. Bin farklı kanaldan çöküşte olduğumuz için… Maneviyat… Maneviyat… Maneviyat… Ama kimse Erbakan Hocamızdan sonra neden zayıfladığımızı bilmiyor. Çeşitli yorumlar geliyor. Herkes birbirini suçluyor. Eski terimler değiştiriliyor. Yeminler güncelleniyor. Birimler ekleniyor çıkarılıyor. Maneviyat… Maneviyat… Maneviyat… AR-GE birimleri kuruluyor. Dışarıdan şirketlerden destekler alınıyor. Herkes dört koldan çözüm arıyor. Yeni nesil siyaset geliştiriliyor. Yeni nesil yardım çalışmaları geliştiriliyor. Yeni nesil gençlik çalışmaları türetilmeye çalışılıyor. Maneviyat… Maneviyat… Maneviyat… Gazze harici tüm İslam âleminde olduğu gibi biz de hızla kan kaybediyoruz. Teşkilatlarımız çöküyor. Çalışmalarımız yıllar içerisinde yarıdan fazla azalmış durumda… Ama tüm cephelerde çözüm arayışlarımız sürüyor…

Umarım aralara serpiştirdiğimiz maneviyat kavramının görmezden geliniş hali, sorunu tüm netliği ile ortaya koymuştur. Arkadaşlar, abiler, kardeşler, ablalar, çocuklar… Erbakan Hocamız normal bir Müslüman, normal bir Müslüman lider değildi sadece… Yahya Sinvar gibi, İsmail Haniye gibi, Şeyh Ahmed Yasin gibi, Şeyh Şamil gibi, Hasan El Benna gibi tasavvufçuydu… Bu adamlar onca yoğunluklarının arasında tesbihlerini ellerinden düşürmeyen adamlar… Bu adamlar her şeye rağmen teheccüd namazlarını ihmal etmeyen adamlar… Sağ el ile yemek yemeye, karşıdakine sürekli tebessüm etmeye, az konuşmaya, az uyumaya, az yemeye gayret eden adamlar… Zarafet sahibi Müslümanlar bu adamlar… Kaybediyoruz abi, kaybediyoruz. Erbakan Hocamızın, onunla mesaisi bulunan eskilerin maneviyatını kaybediyoruz. İmanımız zayıf olduğu için; ilmimiz zayıf, ibadetlerimiz zayıf, maneviyatımız genel olarak zayıf… Günahlara meylimiz yüksek…

Soru: Çözüm üretmek adına günden güne modernizme ayak uydurma meyli artan adamların teşkilatları iflah olur mu? Allah’ın desteğini almayan maneviyatı zayıf adamların teşkilatları iflah olur mu? Yaptığı işe cihad gözü ile bakmayan, aklında fikrinde zikrinde şehadet olmayan adamların teşkilatları iflah olur mu? 

Erbakan Hoca netlikleri 3: Süslü bir mizansene gerek yok, esas cihattır!

Necmettin Erbakan Hocamız Millî Görüş davasını dizayn ederken, en temel argümanı cihattır. Fikriyatını, Hak ve batıl mücadelesi olgusu üzerine inşa eder. Batılın dönemlik temsilcisi Siyonizm’dir. Bundan sebep bizim asli vazifemiz Siyonizm’e ve onun tuzaklarına karşı her daim Allah için cihat etmektir. Birilerine hoş görünmek veya siyasi ağızlara ayak uydurmak adına bu kavramları literatürümüzden çıkarırsak, davanın asidi kaçar. Yavan kalır. Hiçbir şeye benzemez. Zamanla yok olur gider. Bundan sebep oturacağız, kalkacağız; cihad konuşacağız, hak ve batıl mücadelesini konuşacağız, namaz konuşacağız, tevhit konuşacağız hatta şehit gibi yaşayıp şehadet arzulayacağız. Ki davanın şirazesi kaymasın… Özü kaybolmasın…  

Erbakan Hoca netlikleri 4: Bir teşkilatta başkan uçarsa teşkilat koşar!

Yaşımızın toyluğundanErbakan Hocamız ile yakın mesaide bulunmak nasip olmadı. Ancak çok fazla araştırdık elhamdülillah. Yakın çalışma arkadaşlarından dersler aldık. Bu minvalde öğrendiğim çok net kaidelerden biridir. Bir teşkilatta bir zafiyet bir sıkıntı varsa, o hiyerarşinin en üst sorumlusunun problemidir. Çünkü bir teşkilatta başka uçarsa teşkilat koşar, başkan koşarsa teşkilat yürür, başkan yürürse teşkilat durur, başkan durursa teşkilat ölür…

Eğer bulunduğumuz çalıştığımız mecralarda bir problem varsa bu taşranın değil, en tepenin sorunudur. Herkes kendine göre atama yapar. Erbakan Hoca zamanındaki çalışmalar çok iyiydi de sonradan işler karıştıysa bu yine sırasıyla başkanların problemidir. Taşraya fatura kesilemez. Kesilecek bir fatura varsa ilk önce genel başkanlara, akabinde genel merkez kadrolarına kesilmelidir. Ki hayattayken Erbakan Hoca’nın genel merkez kadrolarında yaptığı çok fazla değişiklik vardır. Her ne kadar onun vefatından sonra kadrolar da çok bir değişiklik göremesek de…  

Erbakan Hoca netlikleri 5: CHP = İttihat Terakki = Siyonizm

Erbakan Hocamıza göre Osmanlı’yı yıkan İttihat Terakki’dir. Selanik’te kurulmuştur. Emmanuel Carasso tarafından kurulmuştur. Emin Karasu olarak bilinen bu zat, Abdülhamid Han’a tahttan indirildiğini haber veren dört kişiden biridir. Erbakan Hoca Enver, Cemal, Talat paşaları da iyi niyetli ve kaybedilen toprakları da doğal kayıplar olarak görmez. Erbakan Hocamız, bu denklemi anlatırken üzerinde durduğu bir diğer önemli isim Haim Nahum’dur. Yahudi hahambaşıdır. İsmet İnönü’nün Lozan’da baş danışmanıdır. Erbakan Hocamız yıllarca Haim Nahum’un topraklarımızı işgal etmek için ürettiği doktrini anlatmıştır. Bununla da kalmaz. Kurucu kadroların dine verdiği zararları üst perdeden sürekli dile getirmiştir. Ne demek üst perde? Günümüz siyasetinin cazgırlığında yüzeysel olaylar üzerinden değil de Siyonizm’in projelerini anlatırken… Batı medeniyetinin üzerimizdeki emellerini anlatırken… Bizi nasıl değiştirdiklerini, nasıl dönüştürdüklerini anlatırken… Derinden en teferruatlı şekilde…

Birilerinin her fırsatta geçen dönem yapılan, ilginç ittifak girişimlerimiz üzerinden bizi CHP ile vurmaya kalkması son derece abes bir durumdur. Çünkü bu ülkeye CHP gerçeğini tanıtan biziz. İttihat terakki ile bağlantılarını ortaya çıkaran biziz. Ülkemizin içerisinde bulunduğu seküler karanlığa karşı İslam’ın ilk mumunu yakan biziz. Leman dergisine sahip çıkmış neden CHP’ye sövmüyorsunuz? Soru mu bu Allah aşkına? Birazcık aklıselim bir olan bir insan bilir ki Erbakan Hocamız Anıtkabir’deki deftere dahi şunları yazmıştır: “Aziz Atatürk bu millet yaptıklarınızı asla unutmayacaktır!” E siz ittifak yaptınız… Onu da ittifak fikrini destekleyen mübareklere sor bir zahmet… Erbakan Hocamızı itham etme halk parti sevgisi ile…

Erbakan Hoca netlikleri 6: AKP = Modernizm = Siyonizm

Anlatmama gerek var mı Allah aşkına? Şu mübarek gazetede yüzlerce yazı yazılmıştır bugüne kadar bu konu hakkında… Özet olarak söyleyeyim… AKP iktidarında; cübbeliler devlet hazinesinden gelen himmetlerle en lüks araçlara binmeye, peçeliler zina etmeye başladı. Modernizm iliklerimize, kemiklerimize kadar siret etti.

Sözde Müslüman hanelerde tüketim sapıklığı aldı başını gitti. İnfak eden kalmadı. Dernek vakıflar dövüşmeyi unuttu, çöküşe geçti. Eskiden fikir üretsin diye dava haline getirilen imam-hatipler sadece günah üretiyor şu sıralar... İsrail aynı anda hem Gazze’yi hem Lübnan’ı hem Suriye’yi hem Yemen’i hem İran’ı bombalayabiliyor. Dünya ve ülkemizin ekonomisi faize dayalı işlediği için zengin daha zengin fakir daha fakir oldu. Müslümanlar açlıktan sefaletten başka bir şey düşünemez hale geldi. Ev gençleri gerek iman zafiyetinden gerek işsizlikten intihar etmeye yer arıyor. Daha sayalım mı? Erbakan Hoca’nın uyardığı ne çıkmadı Allah aşkına?      

Sonuç

Erbakan Hoca ahirette zaten hepimizden davacı olacak… Onun adına yalan yanlış işler yaptığımız, İslam birliğini kuramadığımız, Gazzeli çocukların parçalanışını seyrettiğimiz, İsrail denen sapkın kavmi hâlâ yeryüzünden silemediğimiz için… Bari olan bilincimizi de günü birlik spekülasyonlarda harcamayalım… Günden güne özden uzaklaşan bir ümmetin ortasında, gariban kalan radikal sayılan ama samimiyetini kaybetmeyen Millî Görüşçüler olarak çok iyiyiz elhamdülillah… Seferimize devam edelim. Sonuç uğruna yanlış yerlerde, Endülüs’ü görmeden yakmayalım gemileri… Sonucu, sebeplerin ve sonuçların Rabbine bırakalım… Varsın olmasın beş tane milletvekilimiz fazla… Beş etkinlikte izin alamayalım şehirlerimizin valiliklerinden… Beş andaval hakkımızda çarıklı Müslümanlar diye yaygara koparsın… Her şeye rağmen düşürmeyelim tesbihimizi elimizden… Erbakan Hocamızı incitmeyelim…