Erbakan hocamız ve şuurlu İslam

Abone Ol

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

ALEMLERİN Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c) a hamd

ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve

sahabelerine olsun.

Milli Görüş lideri merhum Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN

hocamızı vefatının beşinci yılında bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyoruz.

Çünkü biz ondan fert ve millet olarak çok şey öğrendik. Ondan öğrendiğimiz en

önemli şey ise şuurlu İslam dır. Onu rahmetle anarken yapacağımız en hayırlı

şey, bize yaptığı nasihatleri yeniden hatırlamak ve hatırlatmaktır. Şimdi onu

dinleyelim: İslamsız saadet olmaz. Şuurlu Müslüman olmamız gerekir. Kelime-i

Şahadet getirip iman etmekle işimiz bitmiyor, tam aksine, kulluk imtihanımız

yeni başlıyor. Yani Kelime-i Şahadet, bir nevi, Kur an programıyla yapılan

kulluk imtihanına, giriş belgesidir. İnsanın gerçek kimliği ve kişiliği ise,

tarafgirliği ile belirlenir. Bir insan hakkın mı, yoksa batılın mı safındadır

Sorusunun cevabı oldukça önemlidir. Cenab-ı Hakkın en sevdiği insan,

sorumluluğunu bilen ve görevini en iyi şekilde yerine getiren insandır.

Görevini ciddiyet ve titizlikle yapmak İhsan makamıdır. Biz, başkalarının

değil, kendi muhasebemizi yapmak ve hesabımızı sağlam tutmakla mükellefiz.

Şeytan, Allah ın mevcudiyetini ve kudretini bildiği gibi, Irkçı Emperyalizm de

İslam ın canının cihat olduğunu bilir ve bütün gücüyle Müslümanların cihat

ruhunu söndürmeye çalışır. Namaz dinin direği, cihat ise zirvesidir. Cihad

izzet ve aydınlık, gevşeklik ise zillet ve karanlıktır. Cihad, hakkı hâkim

kılmak, temel insan hak ve hürriyetlerini sağlamak ve korumak ve her türlü

zulüm ve sömürü düzenlerini ortadan kaldırmak için yapılacak hizmet ve

faaliyetlerin tamamıdır. Batılıların kullandığı manada harp ve savaş gibi

kelimeler, cihadı ifade edemez. İslam da cihad, İslam a göre olmak ve bir

teşkilat düzeniyle yapılmak zorundadır. Bu da bir karargâha bağlılık ve itaati

gerekli kılmaktadır. Ordu demek, yapılacak işlerin belirlendiği, her işe göre

münasip görevlilerin tayin edildiği ve eğitildiği, emir-komuta disiplini ve

sorumluluk düşüncesi içerisinde, herkesin görevini en iyi şekilde yerine

getirdiği bir topluluk ve teşkilât demektir. Acaba bu manevi ve siyasi cihat

hareketi hangisidir Elbette ki Milli Görüş topluluğudur. Bu konuda bize itimat

etmiyorsanız, ABD ve İsrail yöneticilerine sorunuz. Onlar bu hizmet ve cihad

hareketinin hangisi olduğunu size söyleyeceklerdir. İslam en yücedir ve ondan

yüce hiçbir şey yoktur. İslam ın dışında, hiçbir hak ve hakikat kaynağı yoktur.

Biz siyaset değil cihad yapıyoruz. İslami tebligatta muhatabımız istisnasız

bütün insanlardır. Öyle ise görüşü ve görüntüsü ne olursa olsun, davamız

herkese anlatılmalı, davet her kesime yapılmalıdır. Tebliğ ve davet bizden,

hidayet Allah tandır.

İMAN İLE KÜFÜR

İmanla küfür bir kalpte birleşmez ve barışmaz. Her gece

en son kıldığımız vitir namazındaki kunut duasını okurken, Allah a şu sözü

vermeden başımızı yastığa koymuyoruz: Ya Rabbi, facir ve fasık kimselerle

bütün bağlarımızı kestik ve senin dinini yıkmak isteyenleri terk ettik.

diyoruz. FACİR: itikadı bozuk, görüşü batıl olan kişilerdir. FASIK: ameli

bozuk, ahlâkı berbat kimseler demektir. Acaba biz Müslümanlar, Allah a

verdiğimiz bu sözü tutuyor muyuz

AKIL

Akıl, bir işin sonunu düşünmektir. İslamsız akıl, tek

başına ilk ve mutlak doğruları bilemez, hayır ve şerri tayin edemez. İslamsız

bütün nimetler ve saadetler eksiktir ve yetersizdir. Bu nedenle bugün dininizi

ikmal ettim ve nimetlerimi tamamladım ayeti en son indirilmiştir. Akıl, bir

temyiz yeteneğidir. Akıl; imanın ve İslam ın emrinde en büyük nimet, nefsin ve

şeytanın elinde ise, sebebi felâkettir. Haksızlık ve şeytanlıklarla kaplı bir

dünyada, selamet yolunu bulmak için Kur an bir harita, akıl bir pusula, iman

ise önümüzü aydınlatan bir fener hükmündedir. Bunlar biri birinin

tamamlayıcısıdır. Biri olmadan diğeri bir işe yaramaz ve kurtuluşa

ulaştıramaz.

 

İSLAM SARAYI

İslam, beş temel üzerine bina edilmiş bir hakikat

sarayıdır ve hayat programıdır. Yoksa sadece bu beş şeyden ibaret zannedilmesi

hatadır. Sadece bir kısmına inanmak ve yaşamak İslam değildir. Dünyadan Ay a

gönderilen bir füzede bir milimlik bir açı sapması olsa, bu açı giderek

büyüyecek ve neticede o füze Ay a değil başka bir gezegene gidecektir. Aynen

bunun gibi, İmani ve İtikadi konularda başlayacak çok az bir şüphe ve sapma

bile, insanı giderek İslam dan uzaklaştıracak ve bu sapıklık, sonunda sahibini

cennete değil, cehenneme taşıyacaktır. İslam ı, ırkçılık gibi batıl ve bozuk

şeylerle karıştırmak esasına dayanan sentezcilik düşüncesi de, İtikadi bir

sapıklıktır. Mezheplerin birleştirilmesi fikri de, ırkçılık gibi, bir Irkçı

Emperyalizm, şeytan şırıngasıdır ve insanlarımızı ibadet disiplininden ve takva

dairesinden koparmayı amaçlamaktadır. Bu konuda görülen diğer bir gaflet ve

cehalet örneği de, sadece Kur an la hüküm ve amel etmeyi yeterli zannedip,

sünnete itibar etmemektir. Hâlbuki Allah ın belirlediği Kur an hükümleri,

Resulü Ekrem (s.a.v) bizzat yaparak ve yaşayarak bizlere göstermişlerdir.

Efendimiz (s.a.v) öğretmeseydi ve örnek teşkil etmeseydi, nasıl abdest

alınacağını ve ne şekilde namaz kılınacağını dahi bilemezdik. İslam bize ve zamana

uymaya mecbur değildir. Ama herkes ve her zaman, İslam a uymak

mecburiyetindedir. Erbakan hocamızı dinledik. O sırasını savdı, sıra bizdedir.

Selam bütün enbiyaya, evliyaya, sadıklara ve şühedaya EL FATİHA