Erbakan Hocamı anlamak (1)

Abone Ol

Erbakan Hocamla ilgili bir yazı yazmak hem çok kolay hem de çok zor. Kolay yanı 40 yıllık bir tanıdıklık ve birlikteliğin oluşturduğu birikim ve hatıralar sıralamaya kalkıldığında ortaya kitap çapında bir yazı çıkar. Bunun da ötesinde Erbakan Hocamın siyasi kişiliği, devlet adamlığı boyutu ayrı bir kitap konusudur. İnanç cephesi ve inancını tavizsiz hayatına yansıtması ile ortaya çıkan örnek kişiliği ayrı bir konu… Bunun da ötesinde çevresindekileri etkileyişi ve fikri değişimine etkisi Hocamın bir başka cephesini oluşturur. Kısacası Erbakan Hocam sadece bir siyaset ve devlet adamı değil, aynı zamanda bir mürşit, yol göstericidir. Bununla birlikte hayatı boyunca gerçek bir mürit olarak hem öğretici hem de öğrenici olmuştur. Söylediklerini yaşamış, yaşamadığını tavsiye etmemiştir.

Erbakan Hocamı anlatmak imkânsız değilse de çok zordur. Böyle olunca da herkes Hocamı bir yönü ile ele alacak, bildiği kadar anlatmaya çalışacaktır. Aslında Hocamı kendisinden dinlemek, anlattıklarından öğrenmek en doğru yoldur. Rahmetli olduğuna göre sohbetinde bulunma imkânımız yok, bıraktıklarından öğrenmeye ve anlamaya çalışmak, gösterdiği yolda bıraktığı emanete sadık kalarak yürümek gerekiyor.

Erbakan Hocam, Türk siyasi tarihinde devrim yapmış, ezberleri bozmuş bir siyasi dehadır. Belli düşünce kalıplarına hapsedilmiş bir toplumun karşısına çıkarak siyasetteki ikili oyuna dikkat çekmiş ve uzun mücadeleler sonunda toplumun gerçek anlamda bilgilenmesine vesile olmuştur. Hocamın sağ-sol yok hak-batıl var çıkışı ile benim gibi pek çok kişi gerçeği görmüştür. Tabi bu da bir nasip meseledir.

Erbakan Hocam, emsali az bulunur bir devlet adamıdır. Nezaket ve kibarlık örneğidir. Öylesine kibar ve etkilidir ki, onun öfkelenmesi karşısında bile kırılamazdınız. Çünkü öfkesinin sebebi davasıyla ilgilidir. Davası için yapılması gerektiği halde ihmalini gördüğü kimselere karşı tepki göstermiştir ama bunda da karşısındakini incitmek, aşağılamak gibi davranıştan uzak durmuştur. Zaten insanları incitmek ve aşağılamak Hocamın nezaketine ve inancına aykırı düşerdi… Şahsıyla ilgili bir tepkisine 40 yıl boyunca bir kez bile şahit olmadım. Şahsına dönük pek çok saldırıya maruz kalmış, bu saldırıların sahiplerine cevap vermemiş, polemiklere zemin hazırlamamıştır. Özellikle hiçbir cemaat liderine yönelik polemiğe girmemiş, kamuoyu önünde cevap vermemiştir.

Hocam sadece Türkiye’ye yönelik ulusal bir siyaset ve devlet adamı değil, dünyayı kucaklayan küresel çapta bir devlet, siyaset ve fikir adamı olduğunu vurgulamak isterim. Öyle olmasaydı dünyada istedikleri gibi at koşturmaya alışmış küresel güçler ile içerideki maşaları 4 defa partisini kapatır, Hocamı beşinci partiyi kurmak zorunda bırakırlar mıydı Dört partisi kapatılmış ve beşinci partiyi kurmak zorunda bırakılmış olmasına rağmen azminden, cesaretinden hiçbir şey kaybetmemiş, sonuna kadar ilk yola çıktığı günkü azim ve heyecanını korumuştur. Sömürgeci güçlere karşı yürüttüğü mücadele sadece ulusal bir kurtuluş ve direniş hareketi değil, nihai hedefi tüm mazlumların kurtuluşunu öngören bir mücadeledir. Bu yüzden, “Yeni bir dünya” ve “Yeniden büyük Türkiye” demiştir. İçeride ağır sanayini kurmuş, güçlü lider ülke Türkiye oluşturmak için çabalarken, zalimler karşısında mazlumları ayağa kaldırmak adına İslam dünyasını birleştirmek için mücadele etmiş, bunun ilk adımı olarak da 11 aylık iktidarında D-8’i kurmuştur.