Erbakan Hoca Menderesin idamı kararına nasıl karşı çıktı?

Abone Ol

Dün, eski Başbakanlardan Adnan Menderes’in idamının yıldönümüydü.

27 Mayıs askeri darbesini yapan ekipte yer alan fakat daha sonra tasfiye edilen isimlerden Muzaffer Özdağ’ın oğlu Prof. Dr. Ümit Özdağ, bir TV programında, Menderes’in idamına ilişkin ilginç bir anekdot aktardı. 

Benim de dikkatimden kaçmış.

Milligazete.com.tr’nin genç ve başarılı editörlerinden Abdussamet Karataş’ın uyarısı üzerine, sitede de videosuyla birlikte yer alan bu anekdotu bir kez daha dinledim.

1960 darbesine yönelik değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ümit Özdağ, ihtilalin tüm etkisiyle hissedildiği bir dönemde, bazı genç ve cesur darbe karşıtlarının Başbakan Adnan Menderes’in idamını engellemeye yönelik takdire şayan  çalışmalarını anlatıyor.        

Özdağ’ın o cümleleri şöyle: “İşte böyle bir ortamda genç bir akademisyen olan Necmettin Erbakan ve genç bir işadamı olan İdris Yamantürk, (Gür-İş Holding’in kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı) iki kez Harp Okulu’nda okul komutanı Kurmay Albay Talat Aydemir’i ziyaret ederek, Yassıada’da yargılanmakta olan Adnan Menderes’i idam edilmemesi için girişimlerde bulundu.”

Prof. Özdağ kamuoyuyla paylaştığı bu çok önemli bilginin ayrıntılarına ise şu sözlerle değiniyor: “Erbakan ve Yamantürk  Harp Okulu’nu ilk ziyaretlerinde Talat Aydemir, ikili ile yaptığı toplantıya bir grup subayı da davet etti ve Erbakan’ı birlikte dinledi. İkinci ziyaret sonrasında ise Erbakan ve Yamantürk ile özel görüşen Kurmay Albay Aydemir, daha sonra ikiliyi jeepi ile Kızılay’a kadar götürdü ve orada bırakarak yola devam etti.”

Prof. Dr. Necmettin Erbakan, askeri darbelerden en fazla mağdur olan bir politikacı. 

Darbelerden ve baskıcı politikalardan bu denli çekmiş, kurduğu partiler defalarca kapatılmış olan bir politikacının yıllar önce bir mağduriyeti engellemek için sarfettiği çaba ve gayretler örnek alınmalı…

Vakıf Lokallerinde Alkol Servisi Yapılıyor

Selamün aleyküm.

Öncelikle İyilik dileklerimi Yüce Allah’tan niyaz eder, hürmetlerimi sunarım.

Bir konuyu dile getirmek istiyorum.

Belli alanlarda içki servisleri İstanbul ve Ankara başta olmak üzere çoğu yerde yasaklanmış olmasına rağmen İzmir’de maalesef hâlâ serbest. İzmir’de, ecdadımızın hayır işlerinde kullanılsın diye kurduğu Vakıflar çatısı altında maalesef içki servisleri yapılmaktadır.

Öğretmen evleri gibi birçok kamu kuruluşunda alkollü içkiler kaldırılmasına rağmen İzmir’de Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait lokallerde hala içki servisinin yapılmasını maâlesef üzülerek müşâhade ediyoruz. 

Ecdadımızın bizlere emanet ettiği Vakıfların aslına uygun hizmetlerde kullanılmasını istemekteyiz. Bu hususa köşenizde yer vermenizi önemle rica ediyorum. Selamlarımızla… (Halil Yalçınkaya-Milli Gazete İzmir Temsilcisi)

Köşk seçimi olmayacak mı

Dünkü Taraf’ta son derece çarpıcı bir haber yer aldı.

Şöyle ki; “Anayasa değişikliğiyle ilgili umutların azalması ve başkanlık sisteminin rafa kalkmasıyla birlikte, cumhurbaşkanlığı seçim sisteminin de tartışma konusu olduğu ifade ediliyor.

AK Parti kurmayları, bu şartlarda cumhurbaşkanını halkın seçmesinin bir anlamı olmadığı görüşünü savunuyor.

Bir AK Parti yöneticisi, “Cumhurbaşkanlığı seçimleri için kampanya hazırlamayı düşündük, nasıl bir kampanya yürüteceğimize karar veremedik. Cumhurbaşkanının yetkileri belli. Böyle bir durumda, kararnameleri çok hızlı onaylayacak diye kampanya düzenleyemezsiniz” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanını halkın seçmesinin başkanlık sistemiyle bir anlamı olacağını ifade eden AK Parti kurmayı, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi düzenlemesinin bir dönem ertelenebileceğini kaydetti.”

Elbette bir kulis haber bu.

Değerlendirmeyi yapan ismin açıklanmayıp, “Bir parti yetkilisi” denmesi de haberi esasen zayıflatan bir unsur.

Ama adama sormazlar mı

Madem referandumla kabul edilen yasa değişikliğini hayata geçirmeyecektiniz, o kadar gürültü çıkarmanın manası neydi

NOT: Bugün 18 Eylül 2013 Çarşamba… İktidar ve TBMM’de grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. Cemil Çiçek, liderlerle görüşerek yeni bir süreç başlattı. Mısır’daki askeri darbe ve katliam bu süreci gölgelememeli. Du bakali n’olacak Her şeye rağmen yine de takipteyiz…