“Muhtasar Cihat İlmihali”;
Milli Görüş Lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın ebediyete irtihaline kadar “cihat” konusunda anlatımlarından yola çıkılarak ve âdeta “süzülerek” hazırlanan bir eser…
Eseri yayına hazırlayan, 25 yıl içinde binlerce seminer veren, yıllardan bu yana Milli Görüş’ün kıdemli eğitimcilerinden Muhittin Hamdi Yıldırım.
Erbakan tarafından bu iş için görevlendirilen eğitimci Muhittin Hamdi Yıldırım, Erbakan Hocamızın “cihat” hassasiyetini şu cümlelerle aktarıyor;
* “Hocamız, Milli Görüş teşkilatı mensuplarına yaptığı her kapalı toplantıda “cihat farzını” “Temel Esaslarımız” adı altında anlatır ve şöyle derdi: “Şimdi siz şuradan Hacı Bayram’a gitseniz, bir namaz, oruç, hac ilmihali isteseniz size ne cevap verirler? ‘Hangisini, kimin yazdığı ilmihali istiyorsunuz?’ cevabıyla karşılaşırsınız. Aynı kitapçıdan bir de cihat ilmihali isteseniz size ne cevap verir? ‘Öyle bir ilmihal bilmiyorum, öyle bir kitap yok.’ der değil mi? Evet öyle der. Peki, neden böyle der? Çünkü Peygamber Efendimizden (S.A.V.) Abdülhamit Han zamanına kadar olan dönemlerde cihat farzını ‘kıtal’ olarak dış düşmanlara karşı o günkü İslam devletleri yapıyordu. Oysa bugün böyle bir devlet yoktur. O zaman cihat farzı üzerimizden sakıt mı oluyor? Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyas ile sabit olan ve kıyamete kadar devam edecek olan cihat farzı nasıl olur da terk edilebilir veya usulüne uygun eda edilmeyerek Müslümanlar nasıl zillete duçar olurlar?”
* Erbakan Hoca, “İnsan ne için çalışır? Islah veya ifsat için çalışır. Islah için çalışan insan şu üç çiviyi kafasına yerleştirmelidir.” derdi; “İslam, Şuur ve Cihat.” Daha sonra eğer vakit varsa “insanın yaradılışı” ile ilgili yedi soru sorar ve onları cevaplandırır, bunu da “maddi ispat” olarak adlandırırdı.
* Ardından “manevi ispata” geçerek yedi soru da orada zikrederdi. Müslüman oluş mükellefiyetlerimizi hatırlatarak cihat farzını tarif eder, özelliklerini anlatarak diğer ibadetlerden farklarını söyler ve ardından da edasının farzlarını zikredip cihadı bozan şeyleri titiz bir şekilde sıralardı.
* Milli Görüş Hareketi elli yıllık siyasi hayatı boyunca zikredilen Temel Esaslara ve onun Uygulama Esaslarına bağlı kalarak yolundan asla şaşmamıştır.
* Ama zikredilen esasları dikkate almayarak ifrat veya tefrite giden radikal veya liberal her hareket sonunda İslam düşmanlarına bir şekilde hizmet etmiş olmaktadır.
* İçinde bulunduğumuz şu dönemde şuurlu Milli Görüşçüler, Hocamızın yenilediği ve eda edilmiş tarzını da ortaya koyduğu cihat farzının bu esaslarına uyularak sahil-i selamete Allah’ın izni ile çıkacaklardır.”
İSLAMİ BİR HAREKET; MİLLİ GÖRÜŞ!
Muhittin Hamdi Yıldırım “Muhtasar Cihat İlmihali” kitabını neden yazdı?
Kitabın “Önsöz’ünde şu satırlar dikkat çekiyor;
* “Müslümanlar Abbasiler döneminde Haçlı seferleri ile birinci büyük krizi yaşadılar.
* Daha sonra kısa zamanda toparlanarak Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nu kurdular. O dönemde ikinci büyük kriz, Moğol istilası ile karşılarına çıktı. Bu krizi de Osmanlı Devleti’ni kurarak Avrupa’nın ortalarına kadar ilerleyerek aştılar.
* Üçüncü büyük kriz Osmanlı’nın yıkılması ile Batı emperyalizminin İslam âlemini parçalamasıyla başladı. İşte bu krizi aşmak için de son yüzyılın yetiştirdiği büyük dahi, ilim, fikir, devlet ve dava adamı Prof. Dr. Necmettin Erbakan öncülüğünde İslami bir hareket olan Milli Görüş Hareketi başlatılmıştır.
* Bu mücadele ile İslam âlemi yenilmişlik psikolojisinden kısmen kurtulmuştur.
* “Milli Görüş Hareketi” bazılarının zannettiği gibi asla reaksiyoner bir hareket olmamış, tam tersi çözümün ne olduğunu somut projeler ile gösteren aksiyoner bir hareket olmuştur.
* Yenilmişlik psikolojisini ortadan kaldırarak, ahlaki ve manevi değerleri öne alan, ekonomiden dış politikaya, sanayi ve teknolojiden İslam Birliği’ne kadar birçok somut projeyi yaparak ortaya koymuştur.
* Hocamız, bütün bunları büyük imkânsızlıklar içerisinde yaparak ortaya koydu. Başta Resulullah Efendimizi (S.A.V.), Ashab-ı Kiram’ı, İstanbul’a doksan altı yaşında sefer yapıp şehit olan Eba Eyüp El-Ensari’yi (R.A.), İstanbul’u fethettikten sonra oranın imarını cihat sayan Fatih Sultan Mehmet Han’ı ve Siyonizm’e karşı sayısız mücadele veren Sultan Abdülhamit Han’ı kendisine rehber ve önder edinmiştir.”
BİR EĞİTİM VİRTÜÖZÜ
Peki, Muhittin Hamdi Yıldırım kim?
1958’de Trabzon’un Çaykara ilçesinde doğdu.
İlkokulu, ortaokulu ilçesinde, İmam Hatip Lisesi’ni Giresun’da tamamladı.
O yıllarda Trabzon Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) ve Akıncılar Teşkilatı İ.H.L. Temsilciliğini yaptı.
1980’de Medine-i Münevvere’de bulunan İslam Üniversitesi’ne girdi. 1987’de mezun oldu.
Erzurumlu hattat Mustafa Efendi’den özel dersler aldı.
1987’de Türkiye’ye döndü.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın isteği üzerine Refah Partisi’nde çalışmaya başladı.
Erbakan Hoca’nın başkanlığında “Adil Düzen” çalışmalarının sekretaryasını yürüttü. 1993’te “Refah Partisi Eğitim Koordinatörlüğü”ne getirildi.
28 Şubat sürecinde tutuklanarak bir yıl ceza aldı. Aynı süreçte on yıldan beri fahri imamlığını yaptığı Hamidiye Camii’nde okuduğu son hutbeden dolayı 2 yıl yargılandı, beraat etti.
Fazilet Partisi’nde Eğitim Koordinatörlüğü ve Saadet Partisi’nde Genel Başkan Yardımcılığı ve Genel İdare Kurulu üyeliği görevlerini yürüttü.
Erbakan’ın temsilcisi olarak yurt içi ve yurt dışında birçok toplantıya katıldı. Teşkilat içi eğitim seminerlerinde 1989’dan bu yana eğitim hocalığı yapmaktadır.
Anadolu Gençlik Derneği ve Uluslararası Müslüman Gençler Birliği teşkilatlarının kuruluş çalışmalarına katıldı.
Halen Din Görevlileri Birliği Derneği’nin (Din-Bir-Der) Genel Başkanlığını yürütmekte.
İyi derecede Arapça bilmektedir. Beş çocuk babası ve sekiz torun sahibidir.