Erbakan Hoca’nın Azerbaycan’dan sonraki durağı Türk cumhuriyetlerinden Kırgızistan’dı.
Erbakan Hoca, dönemin Kırgız Başbakan Yardımcısı Erkibayev’le bir araya geldi. Aralarındaki diyalog şöyleydi;
- Erbakan: “Hayat iman ve cihattır. İslam Birliği kurulacaktır. Komünizm ve kapitalizm insanlara mutluluk getirmemiştir. Onun için gelin ‘Adil Düzen’i kuralım. Yeni Dünya Düzeni, Siyonist planın bir parçasıdır. ABD bütün dünyayı kendisine köle yapmak istiyor. Müslümanlığı yok etmek istiyor.”
- Erkibayev: “Biz devlet olarak bu meselelerle uğraşmıyoruz. Bir ilmi toplantıda bunları anlatabilirsiniz…”
- Erbakan: “Biz İslam Birliği’nin kurulmasından yanayız.”
- Erkibayev: “Kırgızistan da İslam Birliği’nin bir üyesidir.”
- Erbakan: “Dolar ve mark yerine İslam Dinarı’nın gelmesini istiyoruz. Kurulması lazım gelen nizam Adil Düzen’dir. Biz istiyoruz ki Kırgızistan yeni nizamını kurarken bir yanlışlık yapmasın.”
- Erkibayev: “Biz kapitalizmin yolundan gitmiyoruz. Bunları konuşmaya lüzum yoktur. Şimdi Meclis’te bir kanun yapılıyor ve bu konuda, “Kırgızistan İslam’a göre idare olunacaktır?” diye bir madde koyuyoruz. Sizin söyledikleriniz hakkında bir seminer yapılabilir.”
- Erbakan: “Şimdi gidip IMF’den borç para alacaksınız. Bunun ne anlama geldiğini biliyor musunuz?”
- Erkibayev: “Affedersiniz, iki senedir buraya heyetler geliyor, hiçbiri kredi vermediler. Vaat var ama yapılan hiçbir şey yoktur. Laf çok ama yapılan bir şey yoktur. İslam Kalkınma Bankası’yla da, diğer Arap ülkeleri ile de görüşmeler yaptık. Ama hiçbirinden tek ses çıkmadı.”
- Erbakan: “Peki, istediğimiz anlaşmayı altı aydan beri niçin imzalamadınız? Cumhurbaşkanı adına Bahtiyar Bey ilgilenecekti. Ancak şimdi bu anlaşmayla Milli Eğitim Bakanınız olan hanımefendinin ilgilenmesini istiyoruz. O zaman hemen bu anlaşmayı imzalayın ve Asya Kalkınma Fonu’nu işletmeye başlayalım. Bu ekonomik işbirliği için hazırlanmış bir anlaşmadır.”
- Erkibayev: “Bunu gözümüz kapalı olarak imzalayamayız. Tüzüğü nedir, şartları nedir bilmemiz lazım.”
- “Erbakan: Kazakistan bunu gözü kapalı olarak imzalamadı. 18 milyonluk bir ülke Kazakistan. Bunun imzalanmasıyla Kazakistan’a makul yatırımlar için krediler verilecek.”
- Erkibayev: “Kazakistan’da Ruslar çok olduğu için İslam âlemiyle hemen irtibata geçemiyorlar.”
- Erbakan: “60 dönümlük araziyi cami yapımı için hani bize verecektiniz, ne oldu?”
Erkibayev: “Biz Bahtiyar Bey’i hesaba çekeriz.”
*
Aynı toplantıda Kırgızistan Milli Eğitim Bakanı Çınar Çakırova da söz aldı. Kabul edilen Milli Eğitim Kanunu’na göre ülkesinde din derslerinin okullarda okutulmadığını ifade ederek, “Ben sizin bu söylediklerinizi yapsam, hakkımda hemen soruşturma açarlar. Biz mecburi din dersi koyduk ama başpiskoposlar, Bahailer gelip “Niye böyle yapıyorsunuz?” diye bize baskı yaptılar.” dedi.
Son derece ilginç cümlelerdi…
ERBAKAN HOCA’NIN TAVSİYELERİNİ DİNLESELERDİ…
Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısından mütevelli, son iki yazımda, Erbakan Hocamızın 1992 yılında başta Azerbaycan olmak üzere Türk cumhuriyetlerine gerçekleştirdiği ziyaretle alakalı izlenimler kaleme aldım.
Türk cumhuriyetlerinin liderleri ve idarecileri, Erbakan Hoca’nın bundan 30 yıl önceki tavsiyelerini, önerilerini, tekliflerini, plan ve projelerini dikkate alsalardı;
1) Daha bağımsız olurlardı.
2) Daha gelişmiş olurlardı.
3) Daha refah içinde olurlardı.
4) Daha başarılı olurlardı.
5) Daha özüne bağlı olurlardı.
6) Daha maneviyatçı olurlardı.
7) Daha özgür olurlardı.
8) Daha birlik içinde olurlardı.
ABD, MÜSLÜMANLARIN PARASIYLA MÜSLÜMANLARI SÖMÜRÜYOR!
Erbakan Hoca, ziyaretleri kapsamında dönemin Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in yardımcısı M. Hasanbaev’le de bir araya geldi.
Hasanbaev’in masasında, El Andallus El İslam En Espana, Belgium, Newzeland vb. gibi kitaplar vardı. Erbakan’ın Hasanbaev’le görüşmesi de, öteki görüşmelerle benzer çizgiler içeriyordu;
- Erbakan: “Kazakistan bizim kardeş ülkemizdir. Kazakistan şu anda çok önemli bir dönüm noktasındadır. Komünizm insanlığa saadet getirmemiştir. Ancak ikiz kardeş kapitalizm de insanlığa saadet getirmeyecektir.”
- Hasanbaev: “Biz bunların hepsini biliyoruz. Köle düzeni terimini biz de çok kullanıyoruz. Kazakistan zengin tabiat kaynaklarına sahiptir. Burada yatırımlarla ilgili çok şeyler konuşuldu, konuşuluyor. Ancak bunların çoğunun lafta kaldığını görüyoruz.”
- Erbakan: “Evet, çok iyi biliyorsunuz. Ancak IMF gelip size sistem teklif ediyor.”
- Hasanbaev: “Biz IMF ile de Dünya Bankası ile de görüşüyoruz. Kazakistan’ın menfaati için çalışıyoruz. Onları da dinliyoruz, sizi de dinliyoruz. Herkesi dinleriz, faydalı kısmını alırız, faydasız kısmını ise atarız. Zaten dünyada hiçbir devletin başka bir ülkenin sistemini aynen alması görülmemiştir. Kazakistan koyun değildir.”
- Erbakan: “Sistem fevkalade önemlidir. Ekonomi sömürü sistemi mi, yoksa herkese hakkını veren bir sistem mi olacak? Tecrübelerden istifade etmelisiniz. Biz Dünya Bankası’ndan, IMF’den borç para aldık da ne olduk? Müslümanların Amerikan bankalarında 700 milyar dolar parası var. ABD bu paralarla Müslüman ülkelere borç para veriyor ve bunun faizini alıyor. Yani Müslümanların parasıyla Müslümanları sömürüyor. Bizim de zengin madenlerimiz var. Biz 50 seneden beri uğraştık. 9 milyon işsizimiz var. Hep bu faizden. Şimdi biz Asya Kalkınma Fonu ile Asya Sosyal Kalkınma Fonu’nu yürürlüğe koymamız için muhataba ihtiyacımız var. İnşallah en kısa zamanda İslam Birliği teşekkül edecektir.”
- Hasanbaev: “Bugün dünyada şu gruba veya bu gruba girmeden önce iyice araştırmak gerekir. İslam Birliği de üzerinde düşünülen bir konudur. Ancak Kazakistan şu anda bir geçiş dönemindedir. Siz İslam Ortak Pazarı ve gümrük duvarlarını kaldıralım derken galiba Avrupa Ortak Pazarı’ndan hareket ettiniz. Ancak Avrupa ülkeleri yan yana. Fakat Müslüman ülkeler çok farklı coğrafyalarda bulunuyorlar.”
*
(Erbakan Hoca iki fona neden vurgu yaptı? Gelecek yazıda…)