Erbakan, Gençlik ve Heyecan

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Erbakan Hocamız 27 Şubat 2011 tarihinde, dünya imtihanını tamamlayarak, ebedi olan ahiret yurduna hicret etti. Aradan 14 yıl geçti. Onun için duran zaman bizim için işlemeye devam ediyor. Erbakan Hocamız, hayatını İslam için adamış, bu konuda bu asrın insanına örneklik, önderlik ve rehberlik etmiş; bir muvahhit, ilim, fikir, siyaset ve devlet adamı olarak, üzerine düşen tebliğ ve irşat görevini yapmış, şuurlu bir Müslüman idi. Bu sıfatıyla Hocamız, gönül dünyamızda silinmez izler bırakarak aramızdan ayrıldı. Allah mekânını cennet, derecesini âli eylesin. Şahsen benim ömrümün 22 yıllık kısmı, onun yakınında, dizinin dibinde geçti. Ben din ve düzen olarak İslam’ın nasıl bir din olduğunu, insanlığı, edebi, ahlakı, kardeşliği, ümmet olma şuurunu, nezaketi, şefkat ve merhameti, kadrosunu gözetme keremini ve daha birçok faziletli işleri kâmil manada ondan öğrenmişimdir. Yakınında bulunan kimselerin kendisine ilettiği hiçbir konuya ilgisi kalmaz, dertlerine çare olurdu. Bu günlerde onu, bu özellikleriyle de arar olduk. Sanki yetimler gibi ortalıkta dolaşan, sahipsiz, kimsesiz, kendi haline terk edilmiş kimseler gibiyiz. “İslamsız saadet olmaz” sözünün haklılığı her geçen gün daha da iyi anlaşılıyor. “İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır” sözü, hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır. “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya” idealiyle yolan çıkan Erbakan Hocamız; “İslam Birliği, İslam Dinarı, Adil Düzen, Yeni Bir Saadet Dünyası” kurmak için Millî Görüş hareketini başlatmış ve takatinin sonuna kadar, malıyla canıyla Allah yolunda cihattan geri durmamıştır. Ayrıca Hocamız bir dava adamı olarak şuurlu bir gençliğin yetişmesi için ter dökmüştür. Bunun için, Millî Gençlik Vakfı’nın, Anadolu Gençlik Derneği’nin kurulmasına hamilik yapmıştır. Millî Görüş davasının motor gücü olarak tanımladığı gençleri her seferinde bağrına basmış, onlardan istediği tek şey “heyecan” olmuştur.

GENÇLİĞE HİTABI

Ankara’da yapılan coşkulu bir toplantıda Millî Gençliğe, Anadolu Gençliğe şöyle seslenmiştir: “Türkiye’nin ve bütün insanlığın büyük kurtarıcıları olarak, hepinizi alnınızdan öpüyorum, sevgiyle kucaklıyorum. Bu muhteşem manzarayı ve heyecanı görünce; “Rahmetli Necip Fazıl’ın: ‘Ne zaman ki bu statlar ve salonlar, futbol sevdası için değil, Hakk’ın davası için dolup taşarsa kurtuluş yakın demektir’ sözünü hatırlıyorum. Önce Millî Görüş’ü tanıtarak ve anlamını hatırlatarak başlayalım. Millî Görüş; Malazgirt, Kosova, Niğbolu, İstanbul, Çanakkale, Galiçya, Sakarya, Kıbrıs demektir. Millî Görüş; Sultan Fatih, Ulubatlı Hasan, Seyit Çavuş, Hasan Basri Çantay, Rıdvan Hoca ve Sütçü İmam demektir. Şu söyleyeceğim söze kulak veriniz. Millî Görüş’ü bilmek için, bugünkü olayları doğru değerlendirmek için, mutlaka tarihimizi yakinen tanımak mecburiyetindeyiz. İşte Millî Görüş’ün temsil ettiği büyük manadan dolayıdır ki, şimdi söyleyeceklerime dikkat ediniz. Herhangi bir kimse, Malazgirt’te inanışının şahlanışını ruhen yaşama sırrına ermeden, Kosova’da, Niğbolu’da bir kılıç olup parlayıp kükremeden, Ulubatlı Hasan olup İstanbul’u fethetmeden, Sultan Fatih olup atını denize sürmeden, Kanuni olup şanlı ordularıyla Avrupa’nın içine yürümeden, Seyit Çavuş olup 250 kiloluk mermiyi “Ya Allah” deyip namluya sürmeden, bir insan Sakarya’nın siperlerine girmeden ve Kıbrıs’ta düşman tahkimatının arasından geçmeden, Millî Görüş’ün ne olduğunu anlayamaz. Millî Görüş; milletimizin inancı, tarihi, kimliği ve kendisidir. Millî Görüş; İstiklal Savaşı’nı yapan, tek başına bütün emperyalist dünyaya meydan okuyup kazanan görüş demektir. Millî Görüş; Sultan Alparslan'ın, Sultan Fatih'in görüşüdür… Millî Görüşçüler; milli şuur, milli onur ve milli sorumluluk sahipleridir. Millî Görüş harekâtı, bu milletin aslına dönmesidir. Taklitçilikten ve Batı’ya teslimiyetçilikten vazgeçilmesidir. Batı taklitçisi batıl partileri bırakıp, Hakk’a ve doğruya yönelmektir. Yani ‘Durun ey kalabalıklar, bu yol çıkmaz sokak, gittiğiniz yol yanlıştır’ demektir… Millî Görüş, Yeni Bir Dünya’yı kurma hareketidir… Millî Görüş'ün ilk astığı afiş “Hak geldi batıl zail oldu”, ilk sloganı ise: “Ne sağdayız ne solda, Hak yoldayız Hak yolda” cümlesidir…”

HEYECAN İSTİYORUM

Erbakan Hocamızın gençlerden isteği şudur: “…Şimdi sizden heyecan istiyorum. Niçin istiyorum biliyor musunuz? Hasta annesine bir ekmek alabilmek için arabanın peşinde koşan, çöplerden yemek toplayan çocukları kurtarmak için sizden heyecan istiyorum. Filistin’de üzerine kurşun sıkılan masum yavruları korumak için heyecan istiyorum. Afrika'da en basit bir ilacı dahi bulamadığı için açlıktan ve hastalıktan can veren milyonların imdadına koşmak için sizden heyecan istiyorum. Peki, bu heyecanı kazanmak üzere ne yapacağız? Önce çelikleşip bileneceğiz. Sonra lafı bırakıp üretime geçeceğiz. Çelikleşmek için gereken 5 şey: Var olacağız: Üniversitelerimizin her fakültesinde ve her sınıfında temsilcilerimizi bulacağız. Eğitilmiş olacağız: Bütün temsilcilerimizi eğitip olgunlaştıracağız. Plan programlarımızı noksansız uygulayacağız: Haftalık toplantılarımızı noksansız bir şekilde yapacağız. Takip ve değerlendirme yapacağız: Çalışmalarımızı takip edip noksanlarımızı tamamlayacağız. İntaç, sonuca bakacağız: Hedefleri gerçekleştireceğiz. En kısa zamanda 200-250 bin üyeye çıkacağız. Üretimden kastımız da şudur: 1- Bütün üniversitelerin her sınıfında bir temsilcimiz bulunacak. Bunların 4 tane de yardımcısı olacak. 2- Toplantılar, yeni üye kayıtları ve Millî Gazete aboneliği ve aidat çalışmaları hakkıyla yapılacak. Biz hakkıyla çalıştığımızda Allah bize yardım edecek ve başarıya ulaştıracaktır. Temel sloganımız; “İnanıyoruz, yapıyoruz” olacaktır…”

VEFA

Müslümanlıkta vefa, çok kıymetli bir edeptir. Erbakan Hocamıza gösterilecek en büyük vefa, fikirlerine sahip çıkmak, yetiştirdiği kadrolara itibar edip tecrübelerinden yararlanmak, onun gibi cihat ederek, onun için cari sadaka olabilmektir. Selam hidayete tabi olanlara…