Enflasyonun Tek Sorumlusu Market Zincirleri Mi?

Abone Ol

Fiyat artışları akla gelince ilk suçlanan market zincirleri oluyor. Bunda elbette gerçek payı var ama tek sorumlu olarak zincir marketleri ilan etmek eksik bir değerlendirme olarak ortaya çıkıyor. Ancak, zincir marketleri suçlu ilan edip, enflasyonun bu noktaya gelişinde başka sorumluluğu olanların bu sorumluluktan kurtulmaları mümkün olabilir mi? Çünkü eğer fiyat artışlarının tek sorumlusu zincir marketler ise bu ülkenin piyasası daha baştan söz konusu marketlere teslim edilmiş demektir. Bir başka ifadeyle piyasa büyük oranda marketlere bırakılmış anlamına gelir. Zaten yapılan açıklamalarda zincir marketlerden ilk 5’inin yaklaşık yüzde 85 pazar payına sahip olduğu belirtiliyor. Bunun anlamı ciddi bir tekelleşme söz konusudur. Böyle olunca sadece tüketiciler değil, üreticiler de onların insafına terk edilmiş demektir. Zaten bu durumda zincir marketlerin üretici yani çiftçilerin zincir marketlerce bitirildiği şeklinde değerlendiriliyor. Kısacası, üreticinin de tüketiciden perişan oluşunun sebebi olarak zincir marketler kabul edilip ilan edildikten sonra, bu durumdan kurtuluşun bir çaresi yok mu sorusu akla geliyor.

Böyle olunca suçlu olarak marketler ilan edilmekle sorun çözülmüş olmayacağına göre hiç olmazsa bundan sonra nelerin yapılabileceğinin doğru tespit edilmesi gerekiyor. Çünkü her suçu zincir marketlere yıkmak ülkeyi yönetenlerin hiç olmazsa hukuksuzluğun ve soygunun bundan sonra devamını engellemek için nelerin yapılabileceğinin araştırılması, ona göre tedbirlerin alınması gerekiyor. Çünkü yapılan kontrollerle marketlerdeki fiyat artışlarının son bulmayacağı görülüyor. Çünkü günlerden beri söz konusu market zincirlerinde yürütülen denetimlere rağmen şikâyetler sona ermiş değil. Çünkü asgari ücret zammı vatandaşın cebine girmeden marketlerde etiket mesaisi başladığı haberleri medyada yer alıyor.

Bu noktada bir başka hususa dikkat çekmek istiyorum. Yapılan incelemelerin ardından yetkililerin, “Karteli gördük” açıklamaları medyaya yansımış durumda. Hâlbuki karteli yani zincir marketlerin piyasadaki hâkimiyetini görmek için uzun uzun teftişler yapmak gerekmiyordu. Çünkü olay apaçık ortadaydı. Hem de bu günlerin geleceği yıllar öncesinden görülebiliyordu. Ne var ki hiçbir tedbir alınmadı. Ne zamanki mızrak çuvala girmez hale geldi o zaman marketlere fiyatları düşürmeleri konusunda talimatlar verilmeye başlandı. Ancak, fiyat artışları bir türlü önlenemedi. Bu işin talimatla olmayacağı da artık ortada.

Böyle olunca aylar öncesinden, üretimin artırılması, özellikle de üretim maliyetlerinin düşürülmesi, bunun için nelerin yapılabileceğinin tespiti gerekiyordu. Bu olmadı. Sık sık tarımsal ürünlerde maliyetin yüzde yüzün üzerinde arttığı haberleri sadece izlemekle yetinildi.

Son günlerde yapılan zamların yüzde 15’i bulduğu da yine medyaya yansıyan haberler arasında. Böyle olunca yeni asgari ücretin çalışanın cebine girmesine daha bir aydan fazla zaman olduğu düşünüldüğünde görünen o ki, asgari ücretteki artış çalışanın cebine girmeden büyük ölçüde erimiş olacak. Bu ise birkaç ay sonra asgari ücretin yeniden belirlenmesini gündeme getirecektir. Bu ise atılan adımların bu şartlar altında işe yaramadığını gösterecektir. Böyle olunca yine dar ve sabit gelirliler ezilecek, bir avuç tuzu kurular köşeyi dönmeye devam edecek. Bu fasit dairenin kırılmasından başka da yol görünmüyor.