Enerji Tasarrufu: Şapkayı Önümüze Koymanın Zamanı!

Abone Ol

Öteden bu yana konuşulan ancak şu konjonktürde daha sıkça gündeme gelen ‘enerji tasarrufu’ ne anlama geliyor?

Bu kış gerçekten de ‘zor’ mu geçecek?
Bu kış sahiden de donacak mıyız?

Bu kış elektrik, doğalgaz ücretleri astronomik rakamlarla mı gelecek? Faturaları ödemekte zaten zorlanıyoruz da, daha da mı zorlanacağız?

Peki ama ne yapmak lazım? Bize düşen bir şeyler var mı? Dünyada enerji tasarrufu alanında uygulamalar ne? Türkiye’de hangi önlemler alınmalı?

Çok sayıda enerji uzmanıyla konuştum. Çok sayıda enerji uzmanına kulak kabarttım. İzlenimlerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Buyursunlar;

* Türkiye’de elektrik ve doğalgaza gelen çok yüksek miktardaki zamlardan dolayı, Enerji Bakanlığı doğalgaz faturalarının %80’inin, elektrikte %50’sinin sübvanse edildiğini belirtmekte. İktidar sözcüleri, bunu ballandıra ballandıra TV ekranlarında anlatıyor. İyi de bu kadar kabarık elektrik ve doğalgaz faturaları da ne oluyor?

* Peki, bu krizde Türkiye’de enerji tasarrufu alanında önlem alınmasıyla ilgili gündem oluşturuluyor mu? Maalesef ki hayır!

* Mesela, cadde ve sokak aydınlatmaları trafiğin durumuna göre belli bir saatten sonra söndürülemez mi?

* Belediyelerin caddelerde yapmış oldukları süs aydınlatmaları geçici süreliğine kapatılamaz mı?

* Şehirlerarası yol ortası aydınlatmaları trafiğin olmadığı saatlerde kapatılamaz mı veya azaltma yönüne gidilemez mi?

* Binalardaki süs ve ışıklandırmalar kapatılamaz mı?

* Kamu binalarındaki gündüz dahi yakılan lambaların kapatılması mümkün değil midir?

* Tüm şehirlerdeki umuma açık parklardaki aydınlatmalar saat 23.00 - 06.00 saatleri arası kapatılamaz mı?

* Tüm sportif yarışmaların, maçların, gece oyunlarının iptal edilerek gündüz vakti oynanması mümkün olamaz mı?

* Elektrik şebekelerimizdeki kayıp-kaçakların önlenmesi için seferberlik ilan edilemez mi?

* Bunun yanında, okullarımızda enerji verimliliği ve tasarrufu ile ilgili güçlü bir bilinçlendirme yapılamaz mı?

* Sivil Toplum Kuruluşları enerji tasarrufu yapmak için harekete geçirilemez mi? 2023 yılında Enerji Verimliliği Haftası/Yılı ilan edilemez mi?

* Ve devlette o müthiş israflar… 3-5 maaş alan bürokratlar… Lüks araç israfı… Bakanlıklar ve bağlı kuruluşların müthiş lüks binaları… İhalelerde dönen dolaplar… Bunlar da ayrı konular…
***
(Enerji tasarrufu için neler yapmak lazım? Gelecek yazıda…)

KARAMOLLAOĞLU: “GÜCÜN HUKUKU DEĞİL, HUKUKUN GÜCÜ!”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 27 Mayıs darbesinden sonra Yassıada yargılamaları sonunda idam cezasına çarptırılıp 17 Eylül 1961’de İmralı adasında idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes ve yol arkadaşları Fatin Rüştü Zorlu ile Hasan Polatkan’ı andı.

Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu, sosyal medya platformu Twitter hesabından paylaştığı mesajında, “Gücün hukukunun değil, her daim bu topraklar üzerinde hukukun gücünün egemen olması temennisiyle; 61 yıl önce darbeciler tarafından idama mahkûm edilen Başbakan Adnan Menderes ve yol arkadaşları Fatin Rüştü Zorlu ile Hasan Polatkan’ı saygı ve rahmetle yâd ediyorum” ifadelerine yer verdi.

“ERBAKAN HOCA GELDİ, 'BAŞBAKAN DA CAMİYE GİDER'İ ÖĞRETTİ!”

Prof. Dr. Cevat Akşit…

Yıllardan bu yana takip ve takdir ettiğim isimlerden biri, Prof. Dr. Cevat Akşit Hocaefendi…
Değerlendirmeleri, konuşmaları, tespitleri toplumda mâkes bulan, yankı yapan, etkili olan, hemen her kesim tarafından ilgiyle izlenen ve kabullenen bir âlim şahsiyet Cevat Akşit Hocaefendi…
Her Cuma günü yazılarını ve farklı değerlendirmelerini Millî Gazete’de okuyorsunuz…
Cevat Akşit Hocaefendi, 1960 askeri darbesinden sonra uyduruk gerekçelerle 17 Eylül 1961’de idam sehpasına yollanan eski Başbakan Adnan Menderes’le ilgili bir anısını anlattı, haber7.com’a. Dinleyelim;

* “Zamanında rahmetli Menderes'e gittik biz. İmam hatip liselerinin üst kısmı yoktu, üniversite hakkı yoktu. Benim amcam, grup başkan vekili olduğu için Türkiye imam hatip okulları yardım dernekleri üyeleri, " Ankara'ya gidelim, başbakandan üniversite hakkı isteyelim" diye toplandılar.”

* “Ben de imam hatipten yeni çıkmış talebeyim, beni de aldı aralarına. Amcam bana, 'Mustafa, Menderes kimseyle konuşmuyor. Ama sizi çok seviyor' dedi. Çünkü ihtilalin ayak sesleri duyuluyor! Yalnız bizi söyleyince, "Onlara hayır diyemem" demiş. Yalnız, ‘Saat 10'da gelsinler’ demiş. ‘Aynı kapıdan girmesinler, değişik kapılardan girsinler’ demiş. Kalabalık görülmesin diye. Bizi köşkte ağırladılar. Refik Koraltan'a geldik, kucağında köpek. Köpek onu öpüyor, o köpeği öpüyor. Ben, ‘Bu adam mı bize şey yapacak?’ dedim.”

* “Menderes'e gittik, saat 10'da. Ben tam karşısında oturuyorum. Çok kibar konuştu, polisi falan çıkardı. Bir anlattı 2,5 saat. ‘Biz Türklerin mayası imandır, İslam’dır, iman İslam olmadan biz ayakta duramayız, kalamayız’ dedi. ‘Ama ben ne zaman Müslümanlığa önem vermek istesem, arkadaşlarım laikliğe aykırı diye beni desteklemiyorlar’ dedi. ‘Benim müsteşarım Masonların başı’ dedi. ‘Yalnızım’ deyip, hüngür hüngür ağladı. ‘Hayatım pahasına da olsa imam hatiplerin üst kısmını açacağım’ dedi. Millî Eğitim Bakanı Celal Yardımcı açmadı. Tevfik İleri'yi getirdi. Tevfik İleri Müslüman adam. Onun zamanında Yüksek İslam Enstitüsü açıldı.”

* “Laikliğe karşı olduğu suçlamasıyla hâkim karşısına çıkan Prof. Dr. Necmettin Erbakan, öğle arasında duruşma salonunda namazını kılıyor. Erbakan Hoca’dan Allah razı olsun. Eskiden hiç camiye giden devlet adamı gördünüz mü? Erbakan geldi, 'Başbakan da camiye gider'i öğretti. Bakanlar da camiye gitti. O açtı bu çığırı…”

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

* Millet Partisi Genel Merkezi yeni binasının Çankaya/Balgat'ta açıldığını, Millet Partisi genel başkanlığını Aykut Edibali'nin vefatından sonra Avukat Cuma Nacar'ın üstlendiğini, Aykut Edibali'nin Islahatçı Demokrasi Partisi (IDP) genel başkanı olarak 1991 seçimlerinde Alparslan Türkeş'le birlikte (MÇP), Erbakan Hocamızla (Refah Partisi) seçim ittifakı yaptıklarını, Edibali ve Türkeş ile arkadaşlarının RP listelerinden seçime girdiklerini, seçimde çok başarılı bir sonuç alındığını, bu sayede Aykut Edibali ve Alparslan Türkeş'in de Parlamento’ya milletvekili olarak girdiklerini, biliyor musunuz?