Maddi olarak hangi imkanlara sahip olursa olsun bir toplumun manevi olarak çökmesi maddi çöküşe de zemin hazırlar. Zira geçmiş medeniyetlere baktığımızda, hemen hepsinde ahlakî yozlaşmanın hat safhaya ulaştığını, haksızlık ve dayatmanın toplumun bütün katmanlarına yayıldığını görürüz. Yani toplumlar maddi olarak çöküntüye uğramadan önce manevi olarak çözülme ve yozlaşmanın eşiğine geliyorlar. Özellikle, gençlerin maneviyattan uzaklaşması ve insanların nefsi istek ve arzularının peşinde sürüklenir hale gelmeleri toplumun bel kemiğini kırıyor ve çöküşü beraberinde getiriyor.
Çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz?
Çocukları korumanın iki yolu vardır. Biri onları İslam ahlakı üzere yetiştirmek, diğeri de onlara değer verdiğimizi hissettirmektir. Allah‘tan korkan ve ailesi tarafından değer verildiğini bilen genç hiçbir zaman uçurumlara sürüklenmez. Anne babalar çocuklarını korumanın bilgi ve donanımla mümkün olduğunu bilmelidirler. Bunun yanında bazı önlemler alabilirler.
Anne baba çocukların kimlerle arkadaş olduğunu bilmeli, çocuğun arkadaşlarıyla tanışmalı ve gerekirse uyarıda bulunmalıdır.
Çocuklara Hazreti Peygamberin hayatı öğretilmelidir.
Anne baba çocuk hata yaptığında ona yol göstermeli ve affetmelidir.
Anne baba çocukla yeterince vakit geçirmeli ve fırsat buldukça sohbet etmelidir.
Anne baba çocuğun başa çıkamadığı durumlarda onun yanında olduğunu hissettirmeli ve desteklemelidir.
Ben de bal yemiştim
İmam‘a Azam‘a atfedilen şu hikaye çocuğa örnek olmanın ne kadar tesirli olduğunu açıklar mahiyettedir: "O dönem bir çocuğa bal dokunuyormuş. Aile çocuğa bal yeme, sana dokunuyor deseler de, tesir etmemiş. Bunun üzerine aile çocuğu İmam‘ı Azam‘a getirmişler. Aile, "Çocuk bizim ısrarlarımıza rağmen bal yiyor, ne yapacağımızı bilemiyoruz" demişler. İmam‘ı Azam çocuğu götürün ve kırk gün sonra getirin" diye karşılık vermiş. Kırk gün sonra çocuk geldiğinde imam çocuğa nasihat etmiş. Çocuk imam‘ın yanından kalkmış ve babasının elini öpmüş sonra "babacığım bir daha bal yemeyeceğim" demiş. Oradakiler "Ya İmam çocuk ilk geldiğinde neden nasihat etmedin" diye sormuşlar. İmam "Siz çocuğu bana getirdiğinizde, ben de bal yemiştim. Eğer kendi yaptığım bir şeyden onu vazgeçirmeye çalışsaydım nasihatım geçerli olmayabilirdi. Ama kırk gün içinde onu vücudumdan attım ve yemedim" demiş.
Adaleti gözetmeliyiz
Numan Bin Beşir‘in babası "Ya Resulullah başka çocuklarım da var, ama Numan başka. Müsaade ederseniz servetimizin şu kadarını Numan‘a vermek istiyorum‘ dedi. Hazreti Peygamber Diğer çocuklarına da o kadar verdiniz mi diye sordu Beşir hayır deyince Efendimiz, Allah‘tan korkun ve evlatlarınıza karşı adilane muamelede bulunun buyurur. Sonra da Beşir‘e dönerek "Sen çocuklarının hepsinin sana aynı derecede hürmet etmelerini ister misin? Beşir‘de "Evet isterim" deyince O halde böyle yapma buyurdu.