Emre olayı!

Abone Ol

BAŞLIĞI son derece sade atmayı uygun gördüm. Fenerbahçe kaptanı Emre’nin sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin sportif direktör tarafından, hem de başka bir oyuncunun imza töreninde, açıklanarak sansasyon oluşturması ayrı tabii ki...

Efendim; bendeniz geçtiğimiz günlerde A Spor’daki programımda, Emre üzerinden değil de,  genel olarak bir konuya değindim. Hatta bir pano üzerinde çalışarak ne tesadüf ki Emre’yi içine alan bir liste yazdım.

Mesele şuydu; bir takımın yıllara dayanan temel taşları olanlar futbolu bırakmadıkça, yerlerinden pek sökülemezdi. Hele hele burası Türkiye ise... Ne mi olurdu böyle yapılırsa... Onlar banko oyunculuk yaptıktan sonra banko yedekliğe düşünce, dır dır etmekten, içeride teşkilat oluşturmaktan asla ve asla geri duramazlardı. Yani böyle bir operasyona giderseniz bünyenize patlamaya her an hazır dinamit lokumları yerleştirmiş olursunuz. Bu durumu futbol oynamışlar çok iyi bilirler... O programda da tahtaya Volkan- Ospina, Gökhan-Şener, Emre- işaretini yazmıştım. O soru işareti içinde bazı yabancıların, hatta Bursasporlu Ozan’ın adının geçtiğini de duyuyoruz.

Ve bu konu ile ilgili yorumumu şöyle noktalamıştım: Bu tip oyuncuları şayet ikinci plana atacaksanız, elden çıkartınız... Bu bir takım için en hayırlı hareket olur... Tekrarlayayım; hele hele burası Türkiye ise...

Şimdi yine ne tesadüf ki, o tahtaya yazdıklarımdan biri gerçekleşti. Emre ile ilişkisi kesildi Fenerbahçe’nin... Ancak ne var ki, bu ilişkinin kesiliş biçimi son derece çirkin, sportmenliğe aykırı biçimde yapıldı. Peki, ne mi yapılırdı Emre kulübü çağrılır. Başta Aziz Bey olmak üzere, sportif direktör, teknik direktör ve yönetimden bazı söylem ustaları otururlar, helalleşirler, basına görüntü verilir, sarılıp öpüşülür. Fenerbahçe forması ile belki de bazılarına şirin görünmek için de olabilir, sahadaki eylemleri ile dillere düşen ama özellikle de oyunun yönünü belirlemede usta olan bir kişiye böyle teşekkür edilmez. Ama yukarıda da değindiğim gibi bu konumdaki bir kaptanı ikinci plana atacaksanız göndermeniz daha doğru olur. Bu meselenin bir başka yönüdür.

Şimdi devamı olur mu Volkan’ın da, Gökhan’ın da sözleşmeleri devam ediyor. Onlar da ikinci ve üçüncü kaptandırlar. Ve giden Emre’nin de özellikle sahadaki paylaşımcısı, kankasıdırlar. Ve büyük bir olasılıkla onları da yedeklik beklemektedir. O halde mi Karar mercii ben değilim. Ama yılların tecrübesine de sahibimdir. Hayatımın tamamı futbolun içinde, soyunma odalarında, idman sahalarında, yönetim odalarında, kulüp binalarında geçti. Hatta hatta kadro dışı bırakılmış nice şöhretlerle sabahlara kadar evlerinde dert paylaşmışımdır.  Bunları yazmak kolay değildir. Ama yaşadıklarımdan örnekler alarak yazdım. Yarın Emre, bir maçtan sonra telefonu açıp da, “Sizin ve benim yerime oynayanların halini gördünüz mü” derse...    

Neyse... Emre’nin gönderiliş şekli çok yanlıştır. Hatta ayıp da edilmiştir. Ama yedeğe düşmesi hemen hemen kesinse karar da doğrudur. Bakalım Volkan ve Gökhan’ı neler beklemektedir. Ya gönderilen diğerleri... Onlar zaten genelde yedektiler...