Emperyalist Darbe Ve Şuur Uyanıklığı

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim;

15 TEMMUZ hain darbe girişimini yalnız darbe günü ve Hükümet’in harekete geçtiği 17-25 Aralık olaylarıyla açıklamak sığlık olur. Olayın uluslararası bağlantıları var. Osmanlı’yı savaş meydanlarında yenemeyen emperyalist Batı, farklı yöntemler denemeye girişti. Darbenin rejisörlüğünü ABD yaptı. Emperyalist Batı ülkeleri destek verdi. Çanakkale’de Osmanlı’nın karşısında hangi güçler varsa, 15 Temmuz’da Türkiye’nin karşısına da aynı emperyalist odaklar dikildi.

ABD’nin Türkiye’nin 40 yerinde askeri üsleri var. Özellikle Adana - İncirlik askeri üssü Irak, Suriye gibi pek çok İslam ülkesine bomba yağdırılan ihanet merkezi durumunda. 15 Temmuz’da İncirlik, darbe girişiminin merkez üssü olarak kullanıldı. CIA’nın önde gelen yöneticileri darbe girişiminde etkili görevler aldılar.

Eğer karşımızda CIA ve Pentagon varsa, Türkiye ABD tarafından tehdit ediliyor demektir. Ülkemizin iç savaşa sürüklenip parçalanmak istendiği açıktır. Darbe girişimi sonrasında CIA Başkanı John Brennan, “Türkiye’de gerilmeler yaşanacak” sözünü etmişti.

ABD kontrolündeki PKK, PYD gibi terör örgütleri darbeyi destekledi. Terör örgütlerine İncirlik üssünden silah ve lojistik destek sağlandığı basına yansıdı.

Pentagon’a Türkiye, İran, Irak konularında danışmanlık yapan analist Michael, Newswek’e dayandırdığı makalesinde, “ABD’nin Türkiye’ye Graham Fuller aracılığıyla darbe planladığını” yazdı. New York Times gazetesiyse, “Türkiye halkı darbeyi ABD’nin yaptığında hemfikir” başlığını kullandı. Dünya kamuoyunda da “ABD’siz darbe olmaz” görüşü yaygınlaştı. 

DARBENİN DIŞ AYAĞI

1965’TE Kiliseler Birliği 3. bin yılda tüm “Asya”yı Hıristiyanlaştırma” kararı aldı. Hıristiyanlaştırma zorluğundan dolayı, Asya’daki Müslüman ülkelerde Dinlerarası Diyalog, ılımlı İslam projelerini uygulayacaklardı. Maksatları İslam’ın içeriğini boşaltarak etkisiz hale getirmek, mensuplarının direncini kırmaktı. Onlar, “Müslümanım” desinler ama, gereğini yapmasınlar isteniyordu.

Projenin önemli hedefi Türkiye’ydi. Projeyi uygulamak üzere 1966’da 25 yaşındaki cami görevlisi Gülen’i görevlendirdiler. İzmir’i pilot bölge seçtiler. Sinsi projeyi yürürlüğe koydular. Bazı mason kuruluşları Gülen’e 1969’da “üstün hizmet ödülü” verdi. İhanet uygulaması çevre şehirlere de yayıldı. 1970’lerden itibaren, Milli Görüş dışındaki siyasiler Gülen’e destek verdiler. Planın genişlemesini sağladılar.

Gülen, 28 Şubat’ın baş aktörü haline getirildi. Darbecilerin yanında yer aldı; seçilmiş hükümete “çek, git” diyebildi. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Ankara’da 28 Şubat davası görülürken şu sözü etti: “28 Şubat FETÖ’nün önünü açtı.” (12.2.2018)

FETÖ asıl palazlanmasını AKP hükümetleri döneminde gerçekleştirdi. Hatta, parti kurulurken FETÖ’nün görüşünün alındığı kayıtlara geçti. Türkçe Olimpiyatları ve Abant Platformları’na devlet yetkilileri katılıyor; FETÖ itibarlılaştırılıyordu. “Ne istemişlerse verilen” bir dönemi yaşadılar.

TBMM eski Başkanı Mehmet Ali Şahin itiraf etti: “Yıllarca FETÖ’yü Türkçe Olimpiyatları’nda saf saf alkışladık.” (Sözcü, 6.8.2016) Eski Bakan Mehmet Özhaseki de kabullendi: “40 yıl boyunca, gizli bir takiyye içinde FETÖ hepimizi kandırdı.” (Millî Gazete, 16.7.2017)

DARBEDEN DERS ALMALIYIZ

DARBEYİ ABD’nin planladığından şüphe yok. Üsküdar Üniversitesi Rektörü Nevzat Tarhan açıkladı: “Darbeyi küresel güçler organize etti. Üst akıl Amerika’dır.” (16.7.2017)

15 Temmuz, emperyalist güçlerin Türkiye’yi işgal girişimidir. ABD, FETÖ’yü taşeron ve kukla olarak kullandı. Defalarca iadesi istenmesine rağmen, entrikaları deşifre olmasın, diye Türkiye’ye göndermiyorlar. Gülen Haçlıları övüp itirafçıları kâfir ilan ederek (19.1.2018) kimlik ve karakterini ortaya koydu.

ABD, Ortadoğu’daki emellerine ulaşmak için planlarına hız verdi. Türkiye’yi taşeron olarak kullanmak istiyor. ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne (BOP) taşeronluk Türkiye’ye ihanet olur. Trump’ın sırtımızı sıvazlamasına, yüzümüze gülmesine aldanamayız. Trump’ın Türkiye ilgisi BOP’u hedefine ulaştırmak, Ortadoğu’yu kontrolüne almak içindir.

Aziz milletimiz 15 Temmuz’da hızla organize oldu; kendilerini tankların altına atarak darbecilere göz açtırmadı. Kalkışmada, Ankara Özel Harekât’tan 47 polisimizin şehadetinden sonra, Gölbaşı’ndaki binalarına asılan beyit milletimizin kararlılığının delilidir: “Kim demiş her şeyin bitişi ölüm, / Destanlar yazılır mezarımızdan.”

15 Temmuz’da Anadolu’nun yiğit evladı Astsubay Başçavuş Ömer Halisdemir’in, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı ele geçirmeye çalışan cuntacı Tuğgeneral Semih Terzi’yi gözünü kırpmadan alnından vurması milletimizin ihanet çetelerine karşı kararlılığının sembolü oldu.

Anadolu Gençlik Derneği, 2 senedir “ihanetin merkez üssü”nün “İncirlik” olduğunu vurguluyor. İncirlik’in girişine kadar yürüyerek, ABD’ye karşı her an şuur uyanıklığı içinde ve tedbirli olmak gerektiğini hatırlatıyor.