Emeklilikte Yaş Sorunu Çözülmelidir!

Abone Ol

Türkiye’deki sosyal ve ekonomik koşullar, Avrupa Birliği ülkeleriyle mukayese edilemeyecek kadar farklıdır. Ülkemizdeki çalışma koşullarındaki adaletsizlik ve keyfi uygulamalarla insanımızın genç yaşta işsiz kalması, bu durumun özellikle özel sektörde patronun iki dudağına bağlı olması Avrupa Birliği ülkeleriyle aramızda farkı göstermektedir.

Yaş sınırını yükseltirken Avrupa Birliği ülkelerdeki yasaları örnek almak; çalışma koşulları, kademeli emeklilik ve ileriki yaşlarda işsiz kalınması durumunda emekli maaşı gibi işsizlik parası alınmasını örnek almamak en büyük yanılgı olmalı.

Ülkemizde bugün çalışan kesimin en büyük sorunu emeklilik yaşının Türkiye’deki çalışma şartları dikkate alınmadan düzenlenmiş olmasıdır. Hali hazırdaki mer’i kanunlara göre 8 Eylül 1999 ile 1 Mayıs 2008 yılları arasında sigorta başlangıcı olanlar için kadınlarda 58, erkeklerde 60, bu tarihten sonra sigorta başlangıcı olanlar ise kadın erkek ayrımı yapılmaksızın 65 yaşında emekli olabilmektedir.

Emeklilikte yaş sınırındaki bu fahiş rakam yıllar içinde değişikliğe uğrayarak bu hale geldi. Turgut Özal’dan önce yaş sınırlaması düşüktü. Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde yani 10 Ocak 1986’da emeklilik yaşı artırılarak erkeklerde 60, kadınlarda 55’e çıkartılmıştır.

Süleyman Demirel’in başbakan olduğu DYP-SHP koalisyon hükümetinde yaş sınırlaması indirilmedi, tamamen kaldırıldı. Düzenlemeyle erkekler 25 yıl, kadınlar 20 yıl çalıştıkları takdirde yaş sınırı olmaksınız emekli olabilecekti. Başbakanlığı döneminde yaş sınırını yükselten Turgut Özal, o günlerde Cumhurbaşkanı idi. Yasayı veto etti ancak DYP-SHP hükümeti düzenlemeyi değiştirmeden kabul etti ve böylece kanun 27 Şubat 1992 tarihinde yürürlüğe girdi. Süleyman Demirel’in emeklilikte yaş sınırı iktidar olduğu dönemlerde üç defa düşürdüğünü hatırlatalım. Buna mukabil Özal’ın yükseltmek için çabaladığını da.

Emeklilikte yaş sınırı Bülent Ecevit’in başbakan, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz’ın başbakan yardımcısı olduğu DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti döneminde tekrar yükseltildi. 8 Eylül 1999 tarihinde yasalaşan kanun ile yaş sınırı erkeklerde 60, kadınlarda 58’e yükseltildi ve EYT mağduriyeti oluştu.

Milli Görüş hareketi lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Fazilet Partisi o günlerde ana muhalefet görevini deruhte etmekteydi. Fazilet Partisi Meclis’te 111 sandalyeyle temsil edildiğinden kanunun çıkmasına engel olamadı ancak yaş sınırının iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Mahkemenin önünde Fazilet Partisi’nin kapatılması için açılan dava dosyası vardı. Anayasa Mahkemesi, Fazilet Partisi’nin başvurusundaki erkeklerde 60, kadınlarda 58 yaş şartını iptal etmedi. Sadece kademeli geçişi iptal ederek 23 Şubat 2001’de yürütmeyi durdurdu. Birkaç ay sonra Fazilet Partisi kapatıldı. Mayıs 2002’de yeniden düzenleme yapılarak 8 Eylül 1999’dan önce sigortalı olanlar için kademeli emeklilik devreye girdi.

Emeklilikte yaş sınırının en son yükseltilmesi Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakan olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında gerçekleşti. Yeni düzenlemeyle 1 Mayıs 2008 yılından sonra sigortalı olanlar erkekler için emeklilik yaşı 2036’ya kadar 60, 2044 yılında ise 65’e çıktı. Kadınlar için emeklilik yaşı ise 2036’ya kadar 58, 2048’de 65’e ulaşıyor. Yani 2008 yılında yapılan düzenlemeyle erkek ve kadın ayrımı yapılmaksızın yaş sınırı kademeli olarak 65’e yükseltilmiş oldu.

Hali hazırda EYT’de yani emeklilikte yaşa takılanlarda iki büyük engel bulunmakta. Bunlardan birincisi DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti döneminde 8 Eylül 1999 yılında çıkartılan kanundaki yaş sınırı. Bu sınır, erkeklerde 60, kadınlarda 58 yaş. İkincisi ise AK Parti hükümeti döneminde 01 Mayıs 2008 yılında çıkartılan kanundaki yaş sınırı. Bu sınır, ise kademeli olarak erkek ve kadın ayrımı yapılmaksızın 65 yaş.

Türkiye’de emeklilikte yaş sınırı hali hazırda 2008 yılına kadar erkeklerde 60, kadınlarda 58, 2008’den sonra işe başlayanlar için ise kadın ve erkeklerde 65’e yükseltilmiştir. Bu sınırlar Türkiye’deki çalışma şartları, insan ömrü, sağlık koşulları, ileriki yaşlarda işsiz kalınması halinde tekrar iş bulma zorluğu ve en önemlisi de emeklilikte yaşı beklerken Avrupa ülkelerindeki gibi işsizlik maaşı bağlanarak mağduriyetin giderilmemesi ile isteğe bağlı olarak 5 yıl önce emeklilik hakkı olmaması yönleri dikkate alındığında çok yüksektir. Bu sebeple yaş sınırı 1999 yılı baz alınarak 2008 yılına kademeli olarak düzenlenmeli, bu tarihten sonrası içinse yaş erkeklerde 55’e, kadınlarda 50’ye sabitlenmelidir.

“EYT’deki adaletsizlik giderildi” sloganıyla 3 Mart 2023 tarihinde çıkartılan EYT düzenlemesi, mevcut adaletsizliğe ve yaş sınırındaki yüksekliğe çare olmamıştır. Mezkûr düzenleme sadece 8 Eylül 1999 tarihinden önce işe girenlerin veyahut bu tarihten önce bir şekilde sigorta başlangıcı yapabilenlerin sorununu çözmüştür. Bu, adaletli ve sürdürülebilir bir çözüm değildir.

9 Eylül 1999 sonrası sigorta başlangıcı olanlar erkeklerde 60, kadınlarda 58 yaş sınırına takılmakta, 1 Mayıs 2008 sonrası sigorta başlangıcı olanlarda erkek ve kadın ayrımı yapılmaksızın 65 yaş sınırı hali hazırda ortadadır ve en büyük sorundur.

Bu sorunun bir tek çözümü vardır: 9 Eylül 1999 ile 1 Mayıs 2008 yılları arasında sigorta girişi olanların yaş sınırı kademeli olarak düzenlenmeli ve 1 Mayıs 2008 yılında bu sınır, erkeklerde 55, kadınlarda 50 yaşa sabitlenmelidir. Böylece mevcut hükümet, hem geçmişteki adaletsizliği, hem de kendi dönemlerinde (1Mayıs 2008) yükselttikleri yaş sınırını düzeltmelidir ki adalet tecelli etsin.

Sonuç olarak, emeklilikte yaş sınırlaması tekrar düzenlenmeden adalet tecelli etmez. 8 Eylül 1999 öncesi bir şekilde sigorta başlangıcı olanlar hemen emekli olurken, bir gün sonra sigorta başlangıcı olanlar 60 hatta 65 yaşına kadar beklemekte. Aynı iş yerinde çalışan iki kişi düşünün. İkisi de primlerini 2004 yılından sonra aktif olarak primlerini doldurmuş. Her ikisinin de emekli olabilmesi için 12 yılı var. Ancak yeni bunlardan birisinin 8 Eylül 1999 öncesinde birkaç günlük sigorta başlangıcı var. Bu kişi emekli olabiliyor, arkadaşı olamıyor. Yahut da 8 Eylül 1999’da sigortalı olan emekli olabiliyor 9 Eylül 1999’da sigortalı olan yıllarca prim ödemeye, yaşı beklemeye devam ediyor. İşte bu adaletsizliktir.

Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) bu konuda teklif getirmiş. Buna göre, prim gün sayısı değişik olmak koşuluyla 9 Eylül 1999 ile 2002 arası için kadın 43, erkek 45; 2003 yılı için kadın 44 erkek 46, 2004 yılı için kadın 45 erkek 47, 2005 yılı için kadın 46 erkek 48, 2006 yılı için kadın 47 erkek 49, 2007 yılı için kadın 48 erkek 50, 2008 yılı için kadın 49 erkek 51 yaşında emekli olabilmelidir.

Emeklilikte yaş sınırının erkeklerde 51, kadınlarda 49 olması mantıklı bir tekliftir. Ancak bu sınır çok düşük deniliyorsa yine kademeli olarak düzenleme yapılmalı ve yaş sınırının üst sınırı erkeklerde 55, kadınlarda 50 olmalıdır. Bundan fazlası Türkiye şartlarında büyük mağduriyetler oluşturmaya devam edecektir.