Dünya

Emekli askerlerden "51. Bölge" itirafı: Tarihi skandal Kongre'de patladı! 490'dan fazla asker göz göre göre öldü...

Gizemli 51. Bölge efsanesinin arkasından büyük bir trajedi çıktı. Kongre'de ifade veren eski Hava Kuvvetleri Çavuşu David Crete, radyasyon nedeniyle hiçbir silah arkadaşının 80 yaşını göremediğini belirterek, 490'dan fazla asker arkadaşının yaşamını yitirdiğini ve ABD Gaziler Bakanlığı'nın kendilerini kaderine terk ettiğini açıkladı. İşte haberin detayları...

Abone Ol

Sözde insan hakları havarisi kesilen Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) kendi askerlerini bile nasıl acımasızca ölüme terk ettiği kan donduran itiraflarla gün yüzüne çıktı.

Dünyanın en gizemli noktası olarak bilinen 51. Bölge'de görev yapmış emekli ABD Hava Kuvvetleri askerleri, "ulusal çıkar" kılıfı altında radyasyonlu bölgelerde çalıştırılarak nasıl ölüme sürüklendiklerini anlattı.

İşte ABD hükümetinin kendi evlatlarına kurduğu ölümcül tuzağın ve hasıraltı edilmeye çalışılan tarihi skandalın detayları...

- KENDİ ASKERLERİNE BİLE BİLE "ÖLÜM CEZASI!"

ABD Hava Kuvvetleri’nden emekli bir grup asker, yıllarca bir sır perdesi arkasında tutulan Nevada’daki Test ve Eğitim Sahası (NTTR) ve 51. Bölge hakkındaki korkunç gerçeği kamuoyuyla paylaştı.

Görünmez bir düşman olan radyasyonun kendilerini adım adım ölümcül hastalıklara sürüklediğini belirten eski güvenlik görevlileri, ABD hükümetinin kendilerine büyük bir ihanet içinde olduğunu haykırdı.

Askerlerin ifadelerine göre, devlet onları hiçbir uyarı yapmadan adeta gizli bir ölüm cezasına çarptırmıştı.

- "ULUSAL ÇIKAR" KILIFIYLA GELEN NÜKLEER FELAKET!

Skandalın kökleri, tesisin 1970'li yıllarda inşa edildiği döneme kadar uzanıyor.

Arazi, yıllarca süren nükleer denemeler sebebiyle adeta bir zehir yuvasına dönmüş, yoğun radyasyonla kirlenmişti.

Ancak insan hayatını hiçe sayan ABD aklı, burada da devreye girdi.

Ortaya çıkan 1975 tarihli ABD Enerji Araştırma ve Geliştirme İdaresi raporu, bölgedeki nükleer tehlikenin bilinmesine rağmen askeri projelerin durdurulmasının 'ulusal çıkarlara aykırı' olacağını belirterek cinayete açıkça davetiye çıkarmıştı.

- 490 ASKER GÖZ GÖRE GÖRE ÖLÜME TERK EDİLDİ!

1983 ile 1987 yılları arasında söz konusu NTTR tesisinde görev yapan eski Hava Kuvvetleri Çavuşu David Crete, bu karanlık üsse gönderilen 490'dan fazla silah arkadaşının yakalandıkları ağır hastalıklar sonucunda feci şekilde can verdiğini açıkladı.

Utanç Verici "Gizlilik" Maskesi:

Bu insanlık dışı tablonun en acımasız tarafı ise ABD Gaziler Bakanlığı'nın tutumu oldu.

Bakanlık, hastalanan askerlerin tıbbi bakım masraflarını karşılamayı reddediyor.

Gerekçe ise tam bir kara mizah örneği: Askerlerin radyasyona maruz kaldıklarını kanıtlayacak belge bulunmaması!

Çünkü bölgedeki görevleri o denli gizliydi ki, tüm resmi kayıtlar devlet tarafından “maskelenmiş veri” (data masked) olarak sınıflandırılarak silinmiş veya erişime kapatılmıştı.

- "SAĞ KALANLARIN EN SAĞLIKLISIYIM AMA…"

ABD Temsilciler Meclisi Gaziler Komitesi’ne çıkarak tarihi bir ifade veren eski Çavuş Crete'nin sözleri, 51. Bölge'deki vahşetin boyutlarını gözler önüne serdi:

"Sol beyin lobum her geçen gün küçülüyor ve ölüyor. Ancak bu durum o kadar da kötü değil, çünkü ben hala ayaktayım; sağ kalanların en sağlıklısıyım."

Crete'nin paylaştığı kan donduran istatistiklere göre;

  • O birimde görev yapanlar için ortalama ölüm yaşı 65'e düştü.
  • Radyasyon kurbanı olan en genç asker henüz 33 yaşında hayata veda etti.
  • Bugüne kadar hiçbir NTTR çalışanının 80 yaşını göremediği kayıtlara geçti.

- ZULÜM AİLELERE DE SIÇRADI!

ABD hükümetinin "gizli proje" uğruna saçtığı ölüm, sadece askerleri hedef almadı.

Emekli çavuşun çarpıcı ifadelerine göre, meslektaşları emekliliklerinden sonra sayısız tümörle mücadele etmek zorunda kalırken, askerlerin kıyafetlerine ve eşyalarına sinen radyasyon yüzünden aileleri ve çocukları da bu amansız hastalıkların pençesine düştü.

Dünyaya demokrasi ve insan hakları dersi vermeye kalkan ABD'nin, kendi askerlerini ve ailelerini bile "gizlilik" kılıfı altında nasıl pervasızca radyasyona ve ölüme mahkûm ettiği, tarihin utanç sayfalarındaki yerini aldı.