Bugünkü sayfamızda Fatih Sultan Mehmed Han‘ın yadigarı Ayasofya Camii‘ni anlatmaya çalıştık. Cumhuriyet dönemiyle birlikte ortaya çıkan ve her geçen gün biraz daha fazla hissedilen baskılar sebebiyle müzeye çevrilen Ayasofya 75 yıldır ezana hasret ayakta duruyor. Geçtiğimiz günlerde tadilat için (!) kurulan iskelelerinin söküldüğü Ayasofya günden güne elimizden kayıp gittiğini haykırıyor bizlere.
Emanete sahip çıkamadık
Ayasofya‘ya çan takılmasın diye ne zorluklara göğüs gerdi ecdat. Allahu Ekber dağlarında, Çanakkale‘de ve Afrika çöllerinde verilen milyonlarca şehide harbe gitmeden önce "Birgün hürriyetimize kavuşunca Ayasofya müze olacak" denilebilir miydi? Türlü oyunların oynandığı bu topraklarda Batılılar kılıçla, topla, tüfekle yapamadıklarını masum(!) bahaneler öne sürerek yapmışlardır. Tamir ve temizlik yapma bahanesiyle "geçici" bir süre ibadete kapatılan Ayasofya Camii‘nin türlü senaryolarlar müzeye dönüştürülmesi yakın tarihimiz için büyük bir utanç vesikasıdır.
O bir remzdir. Türk‘ün ruhî ve millî remzi... O, kendisini (Yunan Roma Hıristiyanlık) bilen Garbın, maddede ve mânâda Şarkî Roma İmparatorluğu‘na alem... Alem, yani sancak... Bu alem ve sancağı, maddesi ve mânâsı, ruhu ve kılıcıyla deviren Türk, tepesindeki salibi söküp yerine hilâli diktiği gün, o, bizim için de mekân olmaktan çıkmış, ruh olmuştur. Dünyanın kilit noktası İstanbul‘da pırıldayıcı bu ruh, kendisini dünya çapında bir aksiyona yönelten ezeli ve ebedi imanın senedidir.
Necip Fazıl Kısakürek
Kubbesinin bir bölümü çökmüş Ayasofya 27 Mayıs 1453‘teki fetihle birlikte onarılmış ve cami olarak ibadete açılmıştır. 19. yüzyıla kadar caminin binasına, diğer bölümlerine, avlusuna ve bahçesine birbirinden nefis Türk mimari sanatının eserleri eklendi. Bu müddet zarfında Bizans‘tan kalan mozaikler ve tablolar itina ile saklandı. Dökülen veya bozulan mozaikler çeşitli zamanlarda yenilendi veya tamir edildi.
Cumhuriyetin ilanından sonra 1931 yılında ABD‘de bulunan Bizans Enstitüsü namına, Thomas Wittemore caminin mozaiklerini temizlemek ve tamir etmek için izin istemiş ve bu izni almıştır. Bu izinle birlikte mozaik ve panolar tekrar tamir edilmiştir. 1934 ortalarında Maarif Vekaleti‘ne, Abidin Özmen, İstanbula gelmiş, teftişleri sırasında Ayasofya‘yı da gezmiş, çalışmaları ve mozaikleri incelemiş, caminin mabed dışında kalan yerlerinin ihya edilip, müze haline getirilmesini istemişti. Bu istek üzerine bir komisyon oluşturulmuş, Aziz Ogan başkanlığındaki bu komisyonda Tahsin Öz, Efdalettin Bey, Prof. Osman Ferid ve Alman Prof. Erkhard Ungar gibi uzmanlar bulunmuştu. Alman profesör Erkhard Ungar‘ın muhalif kaldığı tavsiyelerde caminin müzeye çevrilmesi istenmişti.
481 sene boyunca Kur‘an-ı Kerim tilaveti ve ezan sesleriyle yaşayan Ayasofya, tadilat bahanesiyle "geçici" bir süre ibadete kapatıldı. (1934) 1 Şubat 1935‘te müze olarak resmen açılışı yapılan Ayasofya, halen tartışmaların odağında. Bugün Ayasofya Camii‘nin müzeye çevrilmesi hakkında çıkarılmış 5 Bakanlar Kurulu Kararı bulunuyor. Ancak bu kararların sahte olduğu çeşitli kaynaklar tarafından iddia ediliyor.
1 Şubat 1935
İlk bina 4. yüzyılda yapıldı
Dünyanın 8.harikalarından birisi sayılan Ayasofya, Sanat Tarihi ve mimarlık dünyasının 1 numaralı yapısı hüviyetindedir. Bu yaşta ve bu ebatta zamanımıza gelebilmiş ender eserlerdendir. Orijinal adı Hagia Sofia olan, Türklerin Ayasofya dedikleri yapı yanlış bir şekilde, Saint Sofia olarak bilinir. Küçük ölçülerdeki ahşap çatılı ilk yapı 4. yüzyılın ikinci yarısında Büyük Konstantin‘in oğlu Konstantinus zamanında yapılmıştı. 404 yılında, bir isyan sırasında yanan ilk yapının yerine, daha büyük ölçülerde inşa edilen 2. kilise 415 yılında törenle açılmıştı. 532 yılında hipodromda yapılan bir araba yarışı sonucu çıkan kanlı isyan on binlerce şehirlinin ölümüne ve pek çok binanın yakılmasına sebep olmuştu.
Türkler, harabeyi tekrar ayağa kaldırdı
Ayasofya her devirde hazineler dolusu sarflar yapılarak ayakta tutulabilmiştir. Türk‘lerin şehri 1453 yılında fethetmeleri, harap durumdaki Ayasofya‘nın camiye çevrilerek kurtarılmasına sebep olmuştur. Mimar Sinan‘ın 16. yüzyılda eklediği payanda duvarları, 19. yüzyıl ortasında Mimar Fossati kardeşlerin ve 1930‘dan itibaren yapılan diğer restorasyonlar ve kubbenin demir kuşak ile çevrilmesi önemli tamirlerdi.
Ayasofya‘nın son 100 yılı
- 1918 ve 1919 yıllarında kiliseye dönüştürülmesi için Patrikhane ve kiliseler ortak karar aldı.
- 3 Şubat 1928 tarihinde hutbeler Türkçe olarak ilk defa Ayasofya‘da okunmaya başlandı.
- Thomas Whittemore Ayasofya‘nın mozaiklerini onarmak ve incelemek için 1931 tarihinde resmi izin aldı.
- 18 Temmuz 1932‘de ezan ilk defa Türkçe olarak Ayasofya‘da okunmaya başladı.
- 24 Kasım 1934‘te Bakanlar Kurulu Kararı ile müzeye dönüştürülmesine karar verildi.
- 1 Şubat 1935 tarihinde müzenin açılışı yapıldı.
- 24 Mart 1935‘te Fatih Medresesi ortada bir sebep yokken yıktırıldı.
- İkinci Dünya Savaşı‘nda askerlerin durak, dinlenme ve mesken ihtiyacını gidermek için kullanıldı.
- 1 Şubat 2002‘de AB Meclisi‘nin bazı üyeleri kiliseye dönüştürülmesi için Konsey‘e önerge sundu.
- 31 Ocak 2006, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde Ayasofya‘nın kilise olarak ibadete açılması için bir kampanya başlatıldı.
Ayasofya efsaneleri
- Ayasofya‘nın güney tarafındaki delhizlerde bulunan oyuk bir taş Hz. İsa‘nın beşiği olarak gösterilmekte idi. Kadınlar yeni doğmuş rahatsız çocuklarını bu beşiğe koysalar sıhhat bulacaklarına inanılmıştı.
- Binada bulunan kapıların tılsımlı olduğu söylenirdi.
- Orta cümle kapısı üzerinde sarı pirinç tabuta benzer bir uzun sanduka vardı. İçinde Kraliçe Sofya‘nın cesedinin bulunduğuna ve sandukaya dokunmaya cür‘et eden biri olursa binanın içinde büyük bir depremin meydana geleceğine inanılırdı.
- Evliya Çelebi unutkanlık hastalığına tutunanların Ayasofya kubbesi ortasındaki altın top altında yedi kere sabah namazı kılıp dua etmeleri ve her vakitte yedişer siyah üzüm yemeleriyle dertlerinin iyileşeceğini yazmaktadır.
Kronoloji
1 Şubat 1935 Ayasofya Camii‘nin müze oluşu
2 Şubat 1833 İbrahim Paşa komutasındaki Mısır Ordusu‘nun Kütahya‘ya kadar ilerlemesi
3 Şubat 1975 Kıbrıs Türk Havayolları‘nın Türkiye-Kıbrıs seferine başlaması
3 Şubat 1966 İlk uzay gemisinin Ay‘a inişi
3 Şubat 1969 Yaser Arafat‘ın Filistin Kurtuluş Örgütü liderliğine getirilişi
4 Şubat 1934 Balkan Paktı‘nın imzalanması
7 Şubat 1695 Sultan II. Ahmet‘in ölümü ve yeğeni (IV. Mehmet‘in Oğlu) Şehzade Mustafa‘nın Osmanlı Hükümdarı olarak tahta çıkması.
8 Şubat 1640 Sultan 4. Murat‘ın Ölümü
9 Şubat 1788 Avusturya‘nın Osmanlı Devleti‘ne Savaş İlan Etmesi
10 Şubat 1918 Sultan 2. Abdülhamit‘in vefatı
13 Şubat 1975 Kıbrıs Türk Federe Devleti‘nin Kuruluşu
14 Şubat 1876 Telefonun İcadı
14 Şubat 1953 Yeni Balkan Paktı Ankara‘da İmzalandı
16 Şubat 1999 Teröristbaşı Abdullah Öcalan, Kenya‘nın Başkenti Nairobi‘de yakalanarak Türkiye‘ye getirildi
17 Şubat 1923 "Türk Medeni Kanunu"nun TBMM‘de kabulü
18 Şubat 1451 Fatih Sultan Mehmet‘in tahta geçmesi
18 Şubat 1952 Türkiye‘nin NATO‘ya girişi
18 Şubat 1952 Yunanistan‘ın NATO‘ya girişi
20 Şubat 1622 Genç Osman‘ın katli
20 Şubat 1970 Boğaziçi Köprüsü‘nün temeli atıldı
21 Şubat 1920 Ankara Hükümeti‘nin Londra Konferansı‘na Katılışı
22 Şubat 1962 Harp Okulu Komutanı Albay Talat Aydemir ve arkadaşları hükümet darbesine kalkıştılar.
24 Şubat 1848 Fransa‘da geçici bir hükümet kurularak II. Cumhuriyetin ilan edilmesi
24 Şubat 1798 Napolyon Bonapart‘ın Gazze‘yi işgali ve Akka‘yı kuşatması
24 Şubat 1955 Türkiye-Irak arasında "Bağdat Paktı"nın İmzalanması (CENTO), ABD‘de gözlemci olarak katıldı
25 Şubat 1711 Rusların Osmanlılara karşı savaş ilan etmesi
25 Şubat 1991 Varşova Paktı‘nın feshi (1991).
28 Şubat 1856 Islahat Fermanı‘nın ilan edilmesi