Elim bir olay: Kerbelâ-2

Abone Ol

Hz. Hüseyin (R.A.)

Hz. Hüseyin (R.A.), Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin torunu, Hz. Fâtıma (R. Anha) ile Hz. Ali’nin (R.A.) küçük oğlu, Kerbelâ şehidi.

5 Şaban Hicri 4, miladi 10 Ocak 626 yılında Medine-i Münevvere’de doğdu. Göğsünden aşağısının dedesine çok benzediği rivayet edilir.

Doğduğu zaman Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, ağabeyi Hz. Hasan’a (R.A.) yaptığı gibi, kulağına bizzat ezan okuyarak adını koydu ve doğumunun yedinci gününde akîka kurbanı kestirip Hz. Fâtıma’dan (R. Anha) saçının ağırlığınca fakirlere gümüş dağıtmasını istedi.

Hz. Hüseyin (R.A.), ağabeyi Hz. Hasan (R.A.) ile birlikte tabiînden Ebû Abdurrahman es-Sülemî’den kıraat öğrendi, dedesiyle annesinden ve babasından, ayrıca Hz. Ömer’den (R.A.) ve diğer bazı sahabelerden sekiz hadis-i şerif rivayet etti.

Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, iki torununa son derece düşkün olup onları çok sever, isteklerini tereddütsüz yerine getirir, onlarla oyun oynar, sırtına bindirip gezdirir, hatta secdede iken üstüne çıktıklarında inmelerine kadar beklerdi.

Ebû Seîdil-Hudrî’den (R.A.) rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu: “Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendileridir.”

Bera b. Azib’den (R.A.) rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz Hz. Hasan (R.A.) ile Hz. Hüseyin’i (R.A.) görmüş ve: “Allah’ım! Ben, bunları seviyorum.

Sen de bunları sev!” buyurmuş. 

Ebu Hureyre’den (R.A.) rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:

“Hasan ve Hüseyin’i seven, beni sevmiş; onlara buğzeden de bana buğzetmiş olur.”

Hz. Ali’den (R.A.) rivayete göre: Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, bir gün, cenazelerin konulduğu yerde oturuyordu.

Hz. Hasan (R.A.) ile Hz. Hüseyin (R.A.) oraya geldiler de güreşmeye başladılar.

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz gülerek: “Ha gayret Hasan! Göreyim seni, yakala Hüseyin’i!” diyerek Hz. Hasan’ı (R.A.) kayırınca, Hz. Ali (R.A.):

-Ya Resûlullah! Sen Hüseyin’i kayırmalı değil miydin Hasan daha büyüktür, dedi.

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: “Baksana! Cebrail’de, Hüseyin’e (R.A.): Ha gayret Hüseyin göreyim seni! diyor” buyurdu. 

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin, Hz. Hüseyin’in (R.A.) şehadeti ile ilgili ihbar ve müşahadeleri: Hz. Ümmü Seleme (R.Anha) validemiz der ki: Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz bir gün, yanı üzerine yattı.

Kaygılı ve üzüntülü olarak uyandı.

Sonra, uyudu.

Yine kaygılı ve üzüntülü olarak uyandı. Yine uyudu.

Sonra, uyandı. Avucunda, kızıl bir toprak bulunuyor ve onu öpüyordu!

-Ya Resûlullah! Bu toprak, nedir diye sordum.

Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu: “Cebrâil (A.S.), bana haber verdi ki, Bu yani Hüseyin Irak topraklarında öldürülecek.’ Ben de Cebrail’e (A.S.) dedim ki:

“Irak’ta öldürüleceği yerin toprağını bana göster.” Cebrail (A.S.) de:

-İşte bu, oranın toprağıdır! buyurdu.