İktidar sözcüleri ağız birliği etmiş gibi her türlü
eleştiriye karşı çıkıyorlar!
Eleştirelim ama eleştirilmeyelim gibi bir durum söz
konusu!
Kendileri ağızlarını açtılar mı demediklerini
bırakmıyor ama başkaları ağızlarını açıp bunlara iki çift laf edince kafaları
allak bullak oluyor!
Hemen üsluptan lafa giriyorlar! Mesela Haşim Kılıç
meselesinde olduğu gibi bu üslubun bir yargı mensubuna hiç yakışmadığını
ifade ediyorlar! Hiç kimsenin oraya azarlanmak, haşlanmak ve tokat yemek için
gitmediği söylenmeye başlanıyor!
Tamam, Anayasa Mahkemesi Başkanının üslubu lüzumdan
fazla sert olabilir! Peki, bunu söyleyenler kendi üsluplarına ya da Başbakan
ve Bakan seviyesindeki üst düzey iktidar sözcülerinin üslubuna bugüne kadar
hiç kulak vermemiş olabilirler mi
O üsluplar çok mu uygun üsluplar! Bugün Anayasa
Mahkemesi Başkanının konuşması karşısında isyan edenler dün Başbakan ve kimi
bakanların üslupları karşısında da aynı hassasiyeti gösterselerdi şimdi
yerden göğe haklı olmazlar mıydı
Dün susup en azından yutkunup bugün konuşmaları
onların elinden bu haklılık payını tamamen almış bulunuyor!
Eleştirmeye evet ama eleştirilmeye hayır diyenler ne
kadar haklı olurlarsa olsunlar kamuoyu nezdinde peşinen kaybetmeye mahkûm
olmuşlar demektir!
Keşke böylesine bir eleştiri bombardımanı karşısında
hemen veryansın etmeye başlayacaklarına bu eleştirilerden paylarına düşen
ibret derslerini almaya çalışsalar!
Bu insan düne kadar bizim en yakın arkadaşlarımızdan
biriydi, bugün onu böyle konuşmaya zorlayan sebepler ne ola ki diye
düşünseler fena mı olur
Her eleştiri karşısında böyle feveran edecek olurlarsa
korkarız ki kendilerini destekleyenlerin sayısı hızla azalacak!
Kaldı ki Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ın
iktidara yönelik eleştirilerinde yalnız olmadığı da açıkça görülmüyor mu
Bırakın dışarıdakileri bizzat iktidar partisi
milletvekilleri ve bakanları içinde de yaşanan gelişmelerden duydukları
rahatsızlıkları dile getirenler yok mu Ali Babacan niye iki de bir tüm
yolsuzlukların üzerine gidilmesi gerektiğini tekrar edip duruyor dersiniz
İktidar-cemaat kapışması sırasında iktidar sözcülerine
hak vermek durumunda kaldığımız günlerde oldu ama bu demek değildir ki yandaş
medya gibi iktidara yönelik her eleştirinin karşısına geçeceğiz!
İktidar sözcüleri artık icraatlarına yönelik olarak
yapılan her eleştiriyi Vatan hainliği ile suçlamayı bırakmalı ve bu
eleştirilerde haklılık payı olup olmadığını araştırmalı!
Özellikle de yurt dışından gelen eleştiriler karşısında
daha hoşgörülü olmak gerektiğine inanıyoruz. Her eleştiriye laf yetiştirmeye
çalışmanın doğru bir davranış biçimi olduğunu sanmıyoruz!