Elektrik konusunda biz ne diyoruz ve ne gibi tedbir,
tedavi ve çözümler öneriyoruz
Her şeyden önce, bu köşede son zamanlarda hep
hatırlattığım önerimizi bu vesileyle bir kere daha hatırlatıyorum; Yüz
Lojmanlı (İşyeri) Apartmanları inşa edelim...
Her apartman kendi elektriğini orada kendi imkânları ile
üretecektir. Güneş enerjisinden yararlanır... Rüzgâr enerjisinden yararlanır...
Varsa, su enerjisinden yararlanır... Yakıtlardan yararlanır... Bu pahalıdır ama
her semt 6 ay dayanacak kadar hazırlıklı olur. Ondan sonra kendisi üretmez,
dışarıdan alır ama bu tür kesintilerde kendi santralini çalıştırır.
Sadece elektrik değil su da önemlidir, her semtte bir
su kuyusu da bulunur.
Şimdiki uygulamada kuyusu olandan devlet haraç istiyor,
haraç kesiyor!
Oysa devlet siz kuyuyu açın, sondaj makinesini ben
vereceğim diyecek.
Alınacak ikinci tedbir de şudur: Bucaklarda bucak
santralleri ve bucak şebekeleri bulunur. Şebeke ağ şebekedir. Oradaki
elektrikçiler bakımını yaparlar. Bağlantıları elle yaparlar. Bucaklar kendi
elektriklerini kendileri üretirler. Semtleri desteklerler. Semt santrallerini
birleştirirler. Bu uygulama pahalı olacaktır, bundan dolayı bunlar
çalıştırılmaz ama gerektiğinde kullanılmak üzere çalışır durumda olurlar.
Sonra iller ayrı bir ünite olarak çalışırlar. Kendi
bucaklarına kendileri elektrik verirler. Dağıtımı her il kendisi yapar.
Trafolar ağ şebeke ile bağlıdır. Yani bir trafo birkaç hatla beslenmektedir.
Tüm şebeke hiçbir zaman devre dışı olmaz. Her ilin kendi ürettiği elektrik
pahalı olabilir ama ülke şebekesine değişik yerlerden bağlıdır. Dolayısıyla
normal zamanlarda ulusal şebekeden cereyanlarını tüketirler.
Ülkelerin de ayrı şebekeleri vardır. Dışarıdan alır ve
satarlar ama dışarıdan alınmadığı zaman da kendi imkânları ile ülkesinin enerji
ihtiyacını karşılar. Ülkede üretim serbest olacak ama tek şebeke herkesten aynı
fiyatla elektriği alacaktır. Değişik saatlere göre fiyatlar farklı olacaktır.
Dağıtımı ise illere, iller de bucaklara, bucaklar semtlere ve ocaklara yapacaklardır.
İnsanlık şebekesi de ülkelerarası enerji alış ve
satışları yapacaktır. 1 milyon voltluk şebeke uluslar arası , 380 000 voltluk
şebeke ulusal , 60 000 voltluk şebeke il , 15 000 voltluk şebeke bucak
şebekelerini oluşturacaktır.
Her trafonun bakımı birine ihale ile verilmekte, o
trafodan çekilen elektrikle orantılı olarak pay almakta, bakımını kendisi
yapmakta, enerjiyi o alıp satmaktadır. Fiyatlar tarifelidir. Böylece sömürü
merkezi olan TEDAŞ devre dışı olmuş olur. Herkes elektrik üretir. Aracı kârı
sabit tutulur. Tüm üreticiler ile tüm tüketiciler karşı karşıya gelmiş olurlar.
Arz ve talebin karşılanması için iki yol takip edilir. Fiyatlar gerilim ve volt
arası faz farkı ile ayarlanır. Talep fazla ise bu açı büyür, talep az ise bu
açı küçülür. Fiyat ona göre ayarlanırsa arz-talep dengelenmiş olur. Bu
husustaki yazımızı detaylı olarak ESAM ın (Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar
Merkezi) Enerji Özel Sayısı nda yazdık.
YERİNDEN YÖNETİM dediğimiz sistemin yani, ADİL
DÜZEN in manası budur. Arızalar birden çökertmez, sorunlar yerel olarak
giderilir. Ama diğer taraftan ortaklıklar sayesinde de tek şebeke imiş gibi
faaliyet gösterilir.
Şöyle diyelim. Küçük şebekeler pahalıdır ama güvenlidir.
Büyük şebekeler ucuzdur ama tehlikelidir. Bir yerde meydana gelen bir arıza tüm
şebekeyi sarar.
Bizim yaptığımız çözüm çalışmasında hem küçük şebekelerin
avantajları hem büyük şebekenin avantajları bir elde toplanmaktadır.
Biz bu çalışmaları 30 sene önce yaptık ve Odalar
Birliği ne gönderdik ama maalesef onlar ne dediğimizi bile anlayamadılar, çünkü
okudukları üniversitelerde bunlar yoktur!
Bu musibet vesilesiylebu alanda da yapılması gerekenler yapılır, inşallah