Ele alıp bitirmek için ne lazım?

Abone Ol

ABD Büyükelçisi Wilson katıldığı "Türk-Amerikan İşadamları Derneği"nin yemeğinde çeşitli konulara ilişkin görüşlerini açıklamış.

Mesela "PKK terörü sorununu ele alıp bitirmek lazım" demiş.

Bu lafı ilk duyanların "Aman ne iyi, büyük dostumuz(!) ve çok önemli müttefikimiz(!) Amerika nihayet sorunu gördü ve ele alıp bitirmeyi düşünmeye başladı" diye sevinmeleri mümkün.

Ama kazın ayağı hiç de öyle değil!

ABD Büyükelçisinin bu lafları aslında Türkiye yi istediği çizgiye getirebilmek için sarf edilmiş laflar.

"Ele alıp bitirmek lazım" dediklerinde esas anlaşılması gereken şudur:

ABD nin sorunu ele alıp bitirmesi için ne yapmamız gerekir

Malum, şimdilerde Amerika nın pek çok talebi var. Karadeniz e açılmak istiyor. İskenderun limanını istiyor.

Bu isteklerinin yerine getirilmesi için de PKK terörü sorununu koz olarak kullanıyor.

"Biz size yardımcı olacağız ama siz de bazı kolaylıklar sağlamalısınız"a getiriyorlar lafı!

"Kaynakların kesmeye çalışıyoruz" gibi bir laf dolaştırıyorlar ağızlarında.

"Lider kadrosunun yakalanmasına yardımcı oluyoruz" gibi hatırlatmalarda bulunuyorlar.

Bunları söyledikten sonra "Ele alıp bitirmek lazım" diyorlar!

Eee "Ele alıp bitirmenin" de bir bedelinin olacağı aşikar değil mi

PKK terörünün durup durup da şimdilerde azması bir tesadüf olabilir mi Amerika nın istekleri yerine getirilirse, İskenderun limanı verilirse, Karadeniz e açılmalarına göz yumulursa onlar da "PKK terörü sorununu ele alıp bitirmeyi" belki ele alabilirler! Belki de yeni istekleri için yeniden pazarlık konusu yapabilmek için bir süre rafa kaldırabilirler.

"Kaynaklarını kesmeye çalışıyoruz" yollu açıklamalarını elbette ciddiye almak mümkün değil!

Bugüne kadar kaç kez ABD nin örgütle ilgili yardımları gündeme geldi! Dağdaki teröriste yardım gönderenler kimlerdi

ABD Büyükelçisi bir yandan sorunu "ele alıp bitirme" vaadini damağımıza bir parmak bal gibi sürerken öte yandan da sorunu yine çıkmaz sokağa itiyor.

Sorunun hallini Bağdat ta kurulacak güçlü hükümete bırakıyor ve geçmişte yaşadıklarımızı bir çırpıda Saddam Hüseyin e fatura ediveriyor.

Evet, Amerikan Büyükelçisinin bu açıklamasından anlamamız gereken ABD nin bu iyiliği(!), bu lütfu(!) karşısında bizim ne ya da neler vermemiz gerektiğidir.