Ekrem İmamoğlu kalıcı mı?

Abone Ol

Şimdilerde, cevap bulunması en elzem sorunun bu olduğu kanaatindeyiz.

Birkaç kez, Sayın İmamoğlu’nun önü kesilmeye çalışıldıysa da buna muvaffak olunamadı. 31 Mart seçimlerinin İstanbul ayağının iptal edilmesi, Ordu’da yaşananlar ve Pontus rezaleti bu istikamette atılmış yanlış adımlardı. Hepsi geri tepti. Seçmen, 31 Mart’ta verdiği oyu artırarak kendince böyle cevaplandırdı yaşananları.

Hangi akıl bunları planladıysa, iyi niyetli oldukları düşüncesiyle, işe yaramadığı söylenebilir. Tabi, bir sürü örneği var bunun. Hepsinin de ters teptiğini görmekteyiz. 1950 seçimleri ve DP’nin tek başına iktidara gelişi, 1960 darbesi ve Demirel’in birkaç kez iktidar oluşu, 1983’te Özal’lı yılların başlaması, 2007 seçimlerinde AK Parti’nin oylarını ciddi oranda artırarak yeniden iktidar oluşu ve AK Partili bir ismin Cumhurbaşkanı seçilmesi vs... Bu ve benzer örneklerle dolu bir mazi varken nasıl ders çıkarılmaz, diye düşünmüyor değil insan.

Bu arada, AK Partililere kötü bir haberimiz var: Sayın İmamoğlu ve CHP kalıcı. Sayın Erdoğan ve AK Parti gidici. Sebep çok. Say say bitmez.

Biz, burada bir tanesini zikretmekle yetinelim: AK Parti, artık miadını doldurdu.

Şimdiye kadar alternatif gözükmüyordu. Artık, seçmen nezdinde o da var. Önümüzdeki yıllarda CHP de dizayn edildi mi, iş tamam. Tabii, bu İmamoğlu’nun işinin kolay olduğunu göstermez. Sayın İmamoğlu, geleneksel hale gelmiş ve CHP’de tortulaşmış olan anlayışla da bu dönem mücadele edeceğe benziyor. AK Partililerin, İBB’de yaptıkları hoyratça, tasfiye kalkışmalarının tersi yapılacağına, beklenenin aksine, başörtülü ile çalışmak mümkün olacağı ve tesislerde içki sunulmasının da gerçekleşmeyeceği gözükmektedir.

İki büyük il olan İstanbul ve Ankara... Her iki ilin de Belediye Başkanlığı’na seçilenler CHP kökenli değil. Biri eski MHP’li, ötekisi ise, eski ANAP’lı. Hem Sayın Kılıçdaroğlu hem de Sayın Kaftancıoğlu geri durdular. Halkın huzuruna bu seçimlerde çıkmadılar. Hatta adayın tanıtım pankartlarında bile CHP ibaresinin olmayışı calibi dikkatti.

CHP yöneticilerinin ve İmamoğlu’nun yaşananlardan ders çıkardığı ve vatandaşa karşı durmanın bir getirisi olmadığını gördükleri var sayımı ile bu düşünceye sahip olduğumuzu ifade etmeye çalıştık.

 Aksi, sadece bir seçimlik olduklarının bilinmesi gerekir. Şu saatten sonra, CHP’nin, özellikle dinle barışması gerekmekte.

Bu doğrultuda, şu adımların atılacağı beklenebilir:

1-Partinin, AK Parti’nin bazı cümleler kurarak darmadağın edemeyeceği bir mukavemete taşınması.

2-CHP’nin kolaylıkla alt edilemeyeceği anlayışına getirilmesi.

Şayet, CHP kendi içinde bazı tedbirler alır ve kendisini yeniden yapılandırır ise; hem parti, hem de Sayın İmamoğlu kalıcı olur. Aksi ise, seçmeni yormaktan başka bir işe yaramaz.