Gündem

Eğitimin 100 yılına şahit olun

Eğitimin 100 yılına şahit olun

Abone Ol

İstanbul‘un fethinden sonraki ilk yapılardan olan ve kılıçhane olarak kullanılan binada, 14 yıldır ‘Cumhuriyet Eğitim Müzesi‘ adıyla okullarda kullanılan eski araç-gereçler sergileniyor.  Okullardaki masa, sandalyeden tutun da deney araç-gereçleri ile okul kayıt ve mezuniyet belgelerine kadar birçok eşya sergileniyor. Alanında ilk ve tek olan müze Osmanlı‘nın son dönemleri olan 1900‘lü yıllardaki eğitim-öğretim faaliyetlerine de ışık tutuyor.Osmanlı döneminde Kılıçhane olarak kullanılan bina günümüzde ‘Cumhuriyet Eğitim Müzesi‘ olarak hizmet veriyor. Sultanahmet Endüstri Meslek Lisesi içerisinde yer alan müze, her yıl yaklaşık 15 bin ziyaretçiyi ağırlıyor.  İstanbul‘un fethinden sonraki ilk yapılardan olan ve kılıçhane olarak kullanılan binada, 14 yıldır ‘Cumhuriyet Eğitim Müzesi‘ adıyla okullarda kullanılan eski araç-gereçler sergileniyor.

İstanbul‘un fethinden 1 yıl sonra yani 1454‘te Dımışkîhane (kılıçhane) olarak inşa edilen bina dönem dönem farklı işler için de kullanılırken son olarak 1998‘de Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde müze olarak faaliyet göstermeye başladı. Ülkenin dört bir köşesindeki okullardan gönderilen eşyalarla eşsiz bir eğitim müzesi görünümüne kavuştu. Okullardaki masa, sandalyeden tutun da deney araç-gereçleri ile okul kayıt ve mezuniyet belgelerine kadar birçok eşya sergileniyor. Alanında ilk ve tek olan müze Osmanlı‘nın son dönemleri olan 1900‘lü yıllardaki eğitim-öğretim faaliyetlerine de ışık tutuyor.

DİKİMHANE OLARAK DA KULLANILMIŞ

‘Cumhuriyet Eğitim Müzesi Müdürü Ümit Ateş, müzenin tarihçesiyle ilgili olarak, "Burası kılıç imalathanesi ve yapımının öğretildiği bir mektep olarak biliniyor. 550 yıllık binanın karşısında yeniçeri askeri elbisesi diken başka bir yer daha var. 17. yüzyılda buranın denizcilik müzesi olarak kullanıldığı biliniyor" şeklinde konuştu.

ALTINDAN SU SARNICI GEÇİYOR

Müzenin altından soğuk su sarnıcının geçtiğini belirten Ateş, "Sultanahmet Meydanı Hipodromu ile Roma ve Bizans dönemine ait hipodromların da dönüş noktasında bulunuyor. Yerebatan Sarayı ile Binbirdirek Sarayı‘nın üçüncüsü olan Soğuksu Sarnıcı da müzenin altından geçiyor" dedi. Eserleri en ince ayrıntısına kadar tanıyan Ateş, tarihe tanıklık yapan müzeyi baştan sona gezdirerek, eşyalarla ilgili bilgiler verdi. İşte eğitim tarihine yolculuk başlıyor...

Müzede sergilenen eserler, uzun yıllardan bu yana eğitim veren okullar tarafından gönderilen eski eşyalardan oluşuyor. İlkokuldan, ortaokula, liseye, meslek liseleri ve kız meslek liselerine kadar eğitimin her alanında kullanılan araç-gereçleri bir arada görmek mümkün. İlkokul 4 ve 5. sınıf öğrencilerinin kullandıkları deney araç-gereçleri arasındaki; telgraf makinesi, mikroskop, elektrik üretimini anlatan mini cihazlar ve tartı aletleri dikkat çekiyor. Kız meslek liselerinin uygulama derslerinde kullanılan yemek eşyaları, gümüşten çatal-bıçak, altın yaldızlı fincanlar ile daktilo, fotoğraf, slayt ve film oynatma makineleri göze çarpıyor. Yine elle çevirmeli dikiş makineleri, ilk elektrikli süpürge ve ütü de sergilenen eşyalar arasında.

TANIDIKLARINIZLA KARŞILAŞABİLİRSİNİZ

1900‘lü yıların başlarına ait öğrencilerin okul kayıt ve mezuniyet belgelerine rastlamak mümkün. Mesela, sinema sanatçısı Sadri Alışık ve edebiyatçı Ahmet Kabaklı‘nın okul yıllarına ait mezuniyet ve kayıt bilgileri... Sergilenen belgeler araştırmacılar için de kaynak niteliğinde. Dikkat çekenlerden biri de 1914 yılında devletten burs sağlanarak parasız yatılı okutulan ilk Ermeni çocuğu Vahan‘a ait belgeler.

DÖRT KUBBE TEK SÜTUN ÜZERİNDE

Uzun bacaları ve tek sütun üzerine oturtulmuş dört kubbesi olan binanın mimari yapısı dikkatlerden kaçmazken Müze Müdürü Ümit Ateş, mimarlık okuyan bir öğrencinin bunu tez konusu yaptığını söylüyor.  Müzenin bulunduğu bina 1454 Dımışkîhane (kılıçhane) yani kılıç yapılan yer olarak inşa edildi. Tarih içerisinde bina kimi dönem farklı işler içinde kullanılmış. Mesela, 1730-1754 yılları arasında Yeniçeri elbiselerinin yapıldığı dikimhane olarak kullanıldı. 1789-1807 arasında yeniden kılıçhaneye döndürüldü. 1868‘e gelindiğinde ise çevresine yapılan binalarla eğitim kampüsüne dönüştürülen alan, Sanayi Mektebi olup günümüzde Sultanahmet Endüstri ve Meslek Lisesi olarak devam ediyor.