Eğitim-Bir-Sen‘in düzenlediği ‘Uluslararası Eğitim Felsefesi Kongresi‘ sona erdi.
Memur-Sen‘e bağlı Eğitim-Bir-Sen‘in organize ettiği Uluslararası Eğitim Felsefesi Kongresi, dolu dolu geçen toplantıların ardından sona erdi. Alanında söz sahibi 98 yabancı ve yerli eğitimci, bilim adamı ve sendikacının katıldığı kongrede, geleceğe ışık tutacak önemli sunuşlar ve konuşmalar yapıldı.
Ebubekir Gülüm Ankara
Memursen‘e bağlı Eğitim-Bir-Sen‘in organize ettiği Uluslararası Eğitim Felsefesi Kongresi, dolu dolu geçen toplantıların ardından sona erdi. Alanında söz sahibi 98 yabancı ve yerli eğitimci, bilim adamı ve sendikacının katıldığı kongrede, geleceğe ışık tutacak önemli sunuşlar ve konuşmalar yapıldı.
Kongrenin kapanışına Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile Eğitim-Bir-Sen‘in de Genel Başkanı olan Memursen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu da katıldı. Burada konuşan Bakan Çelik, uluslar arası düzeyde bir toplantı yaptığı için Eğitim-Bir-Sen‘e teşekkür etti.
"Benim aklım bana yeter, bilinmesi gereken her şeyi biliyorum, başkasından görüş almama gerek yok" saplantısı içinde olanların kafasını kuma gömen insanlar olduğunu kaydeden Çelik, Kongrede Bakanlığa yönelik yapılan tenkitlere cevap vererek, şöyle konuştu:
"Bunu büyük bir anlayış ile karşılıyoruz. Dostlarımızın yüzümüze ayna tutmasından asla rahatsız olmayız. Ancak bu aynanın düz olması, çukur ayna olmaması lazım. Haklı eleştiriler bizim için yol göstericidir. Bizim hatalarımız, eksiklerimiz sırtımızdaki akreplerdir. Bunu gösteren insanlara müteşekkir oluruz. Burada bütün bildirilerin basılmasından sonra ben ve arkadaşlarım bunları satır satır okuyacaklardır, çıkartılması gereken dersleri çıkartacaklardır. Eminim ki, bu satır aralarından bize yol gösterecek olan birçok şey çıkacaktır."
Kongrede sunulan bildirilerde müfredatı değiştirmenin yetmeyeceği, öğretmeni yetiştirmenin gerekli olduğu, 50 yaşın üzerindeki öğretmenin gerçekleştirilen yeniliklere ayak uyduramadığı yönünde tespitlerde bulunulduğuna dikkat çeken Bakan Çelik, "Bu haklı bir tespittir. Nitekim, yeni müfredata uyum sağlamayan öğretmenlerin büyük çoğunluğu, güzel bir haber vereyim, emekli oldular ve olmaya da devam ediyorlar. Geriden gelen gençler, bu işin çok daha farkındadır ve çok daha donanımlı olarak gelir. Elbette tecrübeli hocalarımızın tecrübesine şapka çıkarırız, onlara saygı duyarız ama ben size katılıyorum, dünyanın en harika müfredatını getirin, dünyanın en harika binalarını yapın, en harika donanım ile donatın, mühim olan öğretmendir" diye konuştu.
Devletten bağımsız aydın sınıf yok
Kendilerini bu ülkenin gerçek sahibi gibi görenlerin modern dünyada benzerlerine asla rastlanamayacak olan uygulamaları karşısında, devletten bağımsız gerçek anlamda aydın bir sınıfın ortaya çıkmadığını vurgulayan Gündoğdu, "Bilgi, bilinç ve birikim olarak zayıflatılmış insanların daha baştan hak arama bilinci edinmelerine engel olunmuştur. Hakim ideolojiye itiraz edecek başka bir odağın yokluğunda peş peşe gelen darbeler, dikta rejimler eşi görülmemiş devrimler olarak alkışlanmıştır. Bu yüzden insanlar yarım asırdır iradelerine ipotek konulmasına, yok sayılmalarına, demokrasinin sağlayabileceği ekonomik, siyasal kazanımlara karşı kayıtsız kalabildiler" dedi. Gündoğdu, en kısa zamanda kongredeki bilgi ve tartışmaların kitap haline getirileceğini sözlerine ekledi.
Gündoğdu: Nereye gidiyoruz‘a cevap aradık
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise, üç gün boyunca devam eden kongrede ‘nereye gidiyoruz‘ sorusuna cevap arandığını ifade ederek, "Bundan sonra da aramaya devam edeceklerini" kaydetti. Gündoğdu, "Bilginiz yoksa küreselleşme arenasında başkalarının ürettiği her şeye teslim olmak, boyun eğmek zorundasınız. Sahip olduğunuz bilgi birikimi, sizi hem birey hem de millet olarak onurlu, kendine yetebilen, bununla da kalmayıp insanlık evreni için de iş görecek bir yapıda değilse, yeryüzünün lanetlileri olmaktan kurtulamazsınız" dedi. Doğruya sahip olmanın doğrunun doğruluğunu ispatlamaya yetmediğini vurgulayan Gündoğdu, "Bu nedenle benim doğruluğumun kendi dışına çıkıp, doğruluğunun ispatlanmaya ihtiyacı vardır. Sen az gelişmişsin hatta hiç gelişmemişsin. Bu yüzden doğruyu akıl ve eğitim yoluyla dile getirmen olanaksız. Tek yol işgal, işkence ve ikna odaları" diye konuştu.



