Çok büyük umutlarla başlayan ve eğitim tarihimizin en yüksek bütçeli projelerinden biriydi… Eğitimde çağı yakalama ve ileri eğitim teknikleri ile öne geçmeyi hedefliyordu. Büyük tanıtımlarla başlatıldı. Sonra sessiz sedasız ortadan kayboldu. Sahi, ne oldu FATİH Projesi…
Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH), 2010 yılında kamuoyuna sunulmuştu. Ülke tarihinin en yüksek bütçeli eğitim projesiydi. Hatta bu büyüklük, dünya çapında ses getirmişti. Dünyada, eğitime bu kadar ciddi bütçe ayıran sayılı ülkelerden birisi olmuştuk. Gerçekte de eğitimde bizi dünya çapında öne çıkaracak, ileri düzey eğitim sağlayacak, fırsat eşitliği oluşturacak ve her hali ile son derece kapsamlı bir proje FATİH Projesi.
Proje ile okullarda dijital dönüşüm sağlanacak, tüm okullar akıllı tahtalar ile donatılacak, öğrencilere, bu tahtalar ile uyumlu tabletler dağıtılacak, öğretmenlere ise tüm bu süreçlerle ilgili hizmet içi eğitimler verilecekti. Böylece eğitimde ileri seviyelere geçilecekti.
Ancak geldiğimiz noktada projenin başarılı olduğu görünmüyor. İlginç bir şekilde hem idareciler, hem öğretmenler ve hem de öğrenciler projenin eksiklerinden dert yanıyorlar. İlk olarak ortak bir şekilde tabletlerin yetersiz oluşu belirtiliyor. En basit ve öğrencinin verimli çalışmasına yönelik bazı programlar tabletlerde yok. Altyapıda sorunlar var. Arızalı tabletler var. Tamir için servise gittiğinde hemen gelmiyor. İçerikle de alakalı problemler yaşanıyor. Tahtalarda da benzer sorunlar var. Özellikle altyapı ve teknik servis problemi ön plana çıkmakta. Sorunlar, teknik meselelerle sınırlı değil.
Öğrenciler, tableti bir oyun ve eğlence aracına dönüştürmüş durumda. Zamanla derse de getirmemekteler. Tabletler, eğitim ve bilgi kaynağı dışında faaliyetler için kullanılmakta.
Öğretmenler ise en çok hizmet içi eğitim eksikliğini ön plana çıkarmakta. Problem yaşadıklarında kendilerine destek verecek teknik eleman sorunu yaşamaktalar. Bir de bunlara, bazı öğretmenlerin teknolojiyi etkin kullanmamak ve hatta buna karşı direnme problemi de eklenmekte. Öğretmenlerin dersi eski klasik usulde işlemek istemeleri, tabletle işlendiğinde etkin ve karşılıklı iletişimin sağlanamadığı düşüncesi de derslerde tabletlerin kullanımının önüne geçmekte.
FATİH Projesi ile ilgili eğitimci, idareci ve öğrenci görüşlerini aldığınızda daha birçok eksik ortaya çıkıyor maalesef. Ancak sonuçta olan yine ülke bütçesine oluyor. Milyarlarca liradan bahsettiğimiz dev bir projenin sonuç vermemiş olması, bu büyük bütçenin israf olmuş olması çok yazık. 1,5 milyon kadar tablet dağıtıldığı belirtiliyor. Peki ne oldu bu tabletlere. Çöp mü oldular hepsi? Gerçekten çok yazık. Zaten krizlerle boğuştuğumuz bu yıllarda boşa giden bu kadar paraya ve emeğe çok yazık.
Gerçekten güzel ve anlamlı hedeflerle başlayan birçok projenin sonu maalesef hüsranla bitiyor. FATİH de bunlardan biri anlaşılan. Oysaki ne kadar umut verici bir projeydi. Tam bu noktada, ilgili herkes kendi payına düşen sorumluluğu hissetmelidir. Nerede yanlış yapılıyor, bu kadar kamu kaynağı niçin yok oluyor, sorumluluğu olan herkes vicdanına hesap sormalıdır.