"Âlimin abide üstünlüğü, benim en sıradan olan kişinize olan üstünlüğüm gibidir. Şüphe yok ki Allah, melekler, gökler ve yer ehli, hatta yuvasındaki karınca ve denizdeki balıklar bile insanlara hayrı öğretenlere dua ederler."
Resulullah, Perşembeleri insanlara öğüt vermek için ayırırdı
Kişi bildiklerini uygulamalıdır. Allah‘a karşı gelmekten sakınmalıdır.
Âlimler, bilginler, öğretmenler, haftanın bir gününü özellikle insanları irşad etmek, sohbet etmek için ayırmalıdır. Allah Resulü Perşembe günlerini insanlara öğüt vermek için ayırırdı. Sık sık sohbet vererek, insanları bıkıp usandırmamak gerekir.
İlmin şu temel hakları verilmelidir:
* Hikmet sahiplerine lüzumsuz şeyler anlatmamak.
* Ahmaklara hikmet sunmamak...
* Ehil olanı ilimden mahrum etmemek...
* Ehil olmayana ilim öğretmek...
* İnsanlara akıllarının alacağı şeyleri öğretmek... Söylendiği takdirde kavrayamayacakları, din hakkında yanlış yorumlara sebep olacakları bilgiler toplumda fitne ve kargaşaya yol açar.
Yanlış bir istekte bulunanlara hemen kızmayıp, yakınlarından örneklerle düşüncesinin yanlışlığını dile getirmek. Allah Resulü zina yapmak için izin isteyen bir gence, birisinin, kendi annesi, kız kardeşi, teyzesi, halası... İle zina etmesini kabul edip etmeyeceğini sormuş, olumsuz cevap alınca da; "İşte senin gibi diğer insanlar da bunu kendi yakınları için istemezler" buyurmuştur.
İlim bir sorumluluktur. Kişi bildiği konuları değişik amaçlar için kullanıp hainlik yapmamalıdır.
"İlim talep etmek her Müslüman‘a farzdır"
Âlimlerin peygamberlerin varisleridir. Peygamberler mal mülk olarak bir şey bırakmazlar. Ancak ilim ve hikmet bırakırlar, gerçek nasip sahibi olanlar bu mirasa sahip olanlardır.
Âlimleri ancak münafıklar hor görür
Bir insana Kur‘an‘dan bir ayet bile öğreten, onun efendisidir. Hocasına asla hile yapmamalı, onu kendisine tercih etmemelidir. Bir insana ilim öğreten kişi, o bilgiyle amel edenin alacağı sevabın aynısını alır ve diğerinden de bir eksilme olmaz. Mescide veya evinden dışarı her hangi bir yere, hayırlı bilgi öğrenmek için giden Allah yolundaki mücahid gibidir.
Allah rızası için ilim tahsil edenin geçmiş günahları bağışlanır
Bildiği bir konu, kendisine sorulduğu zaman muhakkak gereken açıklama yapılmalıdır. Aksi takdirde cehennemde bir gemle gemlenir. İslam hukuku öğrenilmelidir. Her bölgede bu konuda yetişmiş insanın olması bir zorunluluktur. Değişik bölgelerden gelen insanlara iyi davranılarak, bilmedikleri öğretilmeli. Cahil bilmediğini sorup öğrenecek, âlim de bildiğini aktaracaktır.
Çocuklara eğitim, küçük yaşlarından itibaren verilmelidir
Bilgi kısım kısım verilmelidir. Bir konu hazmedilmeden diğerine geçilmemelidir. Allah Resulü Kur‘an-ı Kerim‘i on‘ar ayet halinde sahabeye ezberletir, sonra diğerine geçerdi.
Çocuklara küçük yaşta bazı temel bilgiler vermek gerekir.
"Küçük yaşta öğrenilenler taşa nakış etmek, büyük yaşta öğrenilenler suya yazmak gibidir."
Dünya malı için ilim öğrenilmez!
İlmi Allah için öğrenmek. Âlimlerle tartışmak, seviyesiz insanlarla münakaşa etmek, bilmeyenleri yenerek, onlara üstünlük sağlayarak teveccüh kazanmak ve dünyalık elde etmek için ilim öğrenilmez.
İnsanlara gerektiğinde göstererek öğretmek gerekir. Çünkü sadece duymak, görmek gibi olmaz. İlimde fayda sağlamayacak ayrıntılardan, tehlikeli derin konulardan uzak durulmalıdır. Öğretmene yersiz bazı konular hatırlatılarak, şu yapılacak mı gibi lüzumsuz sorular sorarak, diğer öğrencileri yükümlülük altında bırakmamak gerekmektedir. Soru soran iyi niyetli olmalıdır. Yanıltmak, küçük düşürmek için soru sorulmamalıdır.
Komşularımıza uygun ortamı hazırlayarak, onlara dini konularda bilgi vermek ve nasihatte bulunmak güzellik ve ilmin sorumluluğudur.
"Ahir zamanda din vasıtasıyla dünyalık elde etmek için bir takım insanlar ortaya çıkacaktır. İnsanlara yumuşak görünmek için koyun postuna bürünecekler. Dilleri baldan tatlı ama kalpleri kurt kalbi olacaktır."
"Cennet bahçelerine uğradığınız zaman faydalanın.
-Ya Resûlullah! Cennet bahçeleri nedir?
-Âlimlerin meclisleridir."
"Hikmetli söz müminin yitiğidir. Onu almaya o, herkesten daha çok hak sahibi ve layıktır."