Geçmişte imam hatip düşmanlığının bir sonucu zorunlu eğitimin 8 yıla çıkartılması ile eğitim sisteminde düzgün yürüyen bir uygulama iptal edilmiş oldu. Bu da yetmedi ardından zorunlu eğitim 12 yıla çıkartıldı. Buna bir de meslek liselerinden mezun olan öğrencilerin üniversite giriş sınavlarında normal liselerle aynı tutulmaları, ister istemez bir meslek lisesini bitiren gencin aynı alanda bir üniversiteye girmesini tam olarak engellemese bile zorlaştırdı. Yani, üniversitede okuma şartları normal liselere göre meslek lisesi mezunları açısından zorlaşmış oldu. Böyle olunca imam hatiplerin önünü kesmek isteyenler meslek liselerinin de önünü tam olarak kesmeseler bile zorlaştırmış oldu. Bir yandan zorunlu eğitim önce 8, sonra da 12 yıla çıkartıldı ama öğrencilerin bir de liselere geçiş sınavına girmeleri adeta zorunlu hale getirildi. Hâlbuki eğer 12 yıl eğitim zorunlu hale getirilmiş ise o zaman öğrencilerin öncelikli olarak evlerine en yakın liselere kayıtlarını yaptırabilmeleri gerekir. Eğer, öğrenci ve velisi bir başka liseye gitmek istiyor ve liseye de kontenjanın üzerinde talep varsa o zaman söz konusu okul sınav açabilmeli. Aslında eğitimin normal şartlarda işleyişine müdahale edilmeden, yani zorunlu eğitim 5 yıl iken öğrenciler evlerine en yakın ortaokul ve liseye kayıtlarını yaptırıyorlar, farklı bir hedefleri var ise o zaman hedefledikleri okula müracaat eder, gerekirse o okulun sınavına giriyorlardı.
Esas üzerinde durmak istediğim husus tüm organize sanayi sitelerinde meslek lisesi açılması kararı. Hemen belirteyim ki, geç kalmış bir karar olmakla birlikte ülke ihtiyacına cevap verecek bir uygulamadır. Çünkü eğitimdeki uygulama gençleri ya üniversite bitirmeye mecbur bırakıyor, bu da üniversite mezunu işsizlerin sayısını artırıyor. Çünkü zorunlu eğitimi bitirmiş üniversiteye girememiş olanlar için hemen hemen iş imkânı kalmıyor. Özellikle sanayi sektöründe zorunlu eğitim sebebiyle vasıflı ara eleman yetişmiyordu. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılması ile ustalar yanlarında yetiştirmek için çırak da bulamıyorlar, böylece ara eleman ihtiyacı giderek artmaya başlamış oldu. Bu bakımdan özellikle organize sanayi bölgelerinde meslek liselerinin açılması kararı bir soruna çözüm getirecektir.
Bu bakımdan meslek liselerinin önünün açılması, özelliklede organize sanayi bölgelerinde açılacak meslek liselerinde öğrencilerin uygulamalı eğitim yapacak olmaları kararının uygulamasından herhangi bir sebeple vazgeçilmemeli, alınan karar rafa kaldırılmamalıdır. Böylece gençlerimiz hem liseyi bitirdiklerinde bir meslek sahibi olacaklar hem de eğitimlerini üniversite sonuna kadar sürdürme imkânı bulacaklardır. Hatta meslek yüksek okullarına gitmek isteyen meslek lisesi mezunları okudukları branş ile ilgili meslek yüksek okuluna sınavsız girebilmeli. Bu takdirde hem vasıflı ara eleman ihtiyacı karşılanacak hem de gençlerimizin tahsil hayatında bir noktadan sonra kesilmemiş olacaktır. Bu demek değildir ki her meslek lisesi mezunu üniversiteye gidecektir. Üniversitelere giriş şartları bellidir. O şartlara uygun olarak kedilerini yetiştiren öğrenciler meslek lisesinden sonra yollarına devam edecekler ya da sahip oldukları bilgi ve beceriye göre hayata atılacaklardır. Böylece hem üniversite kapılarında yığılma nispeten azalacak, hem de işsiz üniversite mezunlarının sayısı azalacaktır.
Bu arada son bir hususa daha dikkat çekmek istiyorum. O da üniversite kontenjanlarının gelişigüzel değil ülkenin ihtiyacına göre ayarlanmasıdır. Aksi halde birçok gencimizin aldığı üniversite diploması hiçbir işe yaramamaktadır.