Başörtülü ve Meslek liseli olduğu için resmen "ikinci sınıf" vatandaş muamelesi gören milyonlarca genç de "sınıf" atlamak istiyor!
Kamuoyu, başörtüsü ve Katsayı adaletsizliği söz konusu olduğunda sürekli geri adım atan hükümetten, eğitim özgürlüğü konusunda da bir açılım bekliyor.
Önceki sene başörtüsü sorunun çözmek için harekete geçen Meclis‘in aldığı kararın, yüksek yargı tarafından iptal edilmesi ve son iki yıldır Yüksek Öğretim Kurulu‘nun (YÖK) katsayı adaletsizliğine çözüm için getirdiği tüm önerilerin Danıştay tarafından reddedilmesi, hasretle netice bekleyen milyonlarca öğrenciyi ve ebeveynlerini perişan etti. Başörtüsü konusunda olduğu gibi katsayı konusunda da geri adım atan hükümetin, yüz binlerce meslek liseli ve İmam Hatip Liseliyi mağdur eden son katsayı kararını da rafa kaldıracağı belirtiliyor.
Katsayı Çilesi
İstanbul Barosu‘nun açtığı davalar üzerine Danıştay önce YÖK‘ün ‘eşit katsayı‘sını, daha sonra 2-10 puanlık fark getiren 0,13-0,15‘lik katsayıları durdurmuştu. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, YÖK‘ün itirazını 14‘e karşı 15 oyla reddetmişti. 10 puanlık katsayı farkını ‘sembolik‘ bulan Kurul, bu farkın yeterli olmadığını belirterek farkın daha da açılmasını istemişti. Danıştay‘ın iki defa reddettiği YÖK‘ün ise 3. defa yeniden düzenlediği ve geçen hafta kamuoyuna açıkladığı katsayı oranları, öğrenci ve velileri hayal kırıklığına uğrattı. Meslek liseleri ve İmam Hatip Liselerinin 11 yıldır mağdur olduğu katsayı oranlarını 0.15-0.12 olarak belirleyen YÖK, alan içi ve alın dışı tercihler arasındaki makası da 0,01 oranında açarak, eşitsizliğin derinleşmesini isteyen Danıştay‘ın dediğini yaptı. Böylece, genel liseli ile meslek liselinin puanları arasındaki katsayı çarpanı arasındaki fark, 0,03‘e yükseldi.
Fark 15 puana çıktı
YÖK, kararın gerekçesinde yeni düzenlemenin, "yargı kararları doğrultusunda oldukça zorlaştırıcı etki yaratan bir oran‘‘ olduğu açıklamasını yaptı. Son düzenleme ile alan dışı tercihlerde aynı soruları cevaplayan adayların puanlarında 15 puanlık bir fark ortaya çıkacak. Bir puanlık farkın bile üniversiteye girişte on binlerce öğrencinin sıralamasını değiştirdiği göz önüne alındığında eşitsizliğin aynen devam edeceği ortaya çıkıyor. Yeni düzenlemeye göre, meslek liseli ve imam hatipli bir öğrenci alan dışında tercih yapmak isterse, sayısalda 6 ve sözelde 10 soru daha fazla çözmek zorunda kalacak. Danıştay‘ın son olarak iptal ettiği düzenlemede katsayı oranları 0.15-0.13 idi. Yeni düzenlemede ‘alan içi‘ 0,15 oranı aynen kalırken, alan dışı tercihler için 0,13 oranı bir puan düşürülerek 0,12‘a indirildi. Alan içi ve alan dışına uygulanacak bu 0,03‘lük fark AOBP‘si düşük öğrenciyi 3 puan, yüksek olan öğrenciyi ise 15 puan etkileyecek.
ÖNDER Genel Başkanı Hüseyin Korkut:
Açılımlar, eğitimi de kuşatmalı
Ünİversite sınavlarında uygulanan katsayı problemi ve başörtülü öğrencilerin yasal zeminde sorunu hala çözülemedi. Hükümetin uyguladığı bütün bu açılım süreçleri çerçevesine bir eğitim açılımı da eklenmeli. Açılım ve anayasa çalışmalarının eğitimi de kuşatması lazım. Hükümetin bu meselede hassasiyet göstermesini aksi durumda da seçmenin tepki vereceğini bilmesini istiyoruz. Ayrıca din eğitiminin anaokulundan üniversiteye kadar formasyon eğitimi görmüş kişiler tarafından en azından seçmeli olarak verilmesini talep ediyoruz. İHL‘lerde okuyan gençlerimiz mevcut öğrencilerin yüzde 2‘sini teşkil ediyor. Yani Yüzde 98 oranındaki gençler temel dini eğitimden yoksun.
Sosyal Güvenlİk Kurumu Başmüfettişi Resul Kurt:
Meslek liseliye SGK darbesi
Ülkemİzde işletmelerin en büyük sıkıntısının meslek eğitimi almış ara eleman olduğu bilinmektedir. Bugüne kadar çıraklar iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası kapsamında (SGK) sağlık ve sigorta yardımlarından faydalanmaktaydı. Hiç bir sorun da yaşanmamaktaydı. Ancak SGK, 27 Nisan 2009 tarihli ve 5620196 yazısında çıraklık eğitim merkezlerine devam eden çıraklar için gereğince bu kapsamdaki sigortalılar için genel sağlık sigortası primine tabi olmadıkları için sağlık yardımı yapılmaması gerektiği yönünde SGK müdürlüklerine talimat vermiştir. Peki, bu yavrular sağlık yardımlarını nerden alacaklar? Hani herkes sağlık güvencesine girecekti. Bırakın herkesin sağlık güvencesine girmesini, sağlık güvencesi olanları da kapsam dışına çıkarıyoruz.
Gençlerin yüzde 98‘i din eğitiminden yoksun
28 Şubat sürecinden bu yana toplumun karşısında birçok problem var ve bu problemlerin çözümü için adım atılmadı. Gerekçesi her ne olursa olsun bu sorunların çözülememesi milyonlarca insanı hak gaspına uğratıyor. Özellikle 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulaması ve üniversite sınavlarında uygulanan katsayı bu problemlerin başında bulunuyor. Bu konuda görüşlerine başvurduğumuz ÖNDER Genel Başkanı Hüseyin Korkut, çoğumuzun gündeme getirmediği ancak bugün toplumsal boyutta yaşadığımız sorunlara da kaynaklık ettiğini düşüneceğimiz aynı eksende düşünülebilecek bir probleme dikkat çekti. Din eğitiminin anaokulundan üniversiteye kadar formasyon eğitimi görmüş kişiler tarafından en azından seçmeli olarak verilmesini talep ettiklerini ifade eden Korkut, İmam Hatiplerde okuyan gençlerin mevcut öğrencilerin yüzde 2‘sini teşkil etiğini belirterek; "Yani yüzde 98 oranındaki gençler temel dini eğitimden yoksun. Çok önemli sorunların da temeli aslında bu" diye konuşuyor.
Yurtdışında okuyanlarda da geri adım
YÖK‘ün geri adımları katsayı konusu ile sınırlı değil. Önceki hafta, liseyi yurtdışında okuyan Türk öğrencilerin üniversiteye daha kolay bir prosedürle giriş hakkı konusunda aldığı kararı da YÖK "tepkiler" üzerine geri çekti. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), lisenin tamamını yurtdışında okuyan öğrencilerin, yabancılar gibi Türkiye‘deki üniversitelere girebilmesine yönelik kararından da geri adım atarak, ‘kamuoyunda konunun ‘sınavsız üniversite‘ şeklinde yanlış anlaşılmalara neden olduğu ve yapılan bazı açıklamaların Türkiye‘de ortaöğretimini tamamlayan adaylar üzerinde olumsuz etki yaparak motivasyonlarını bozabileceği‘ gerekçesiyle uygulamadan vazgeçtiklerini duyurdu. Kaldırılan sistemde liseyi yurtdışında okuyan Türk öğrenciler yabancı öğrenciler gibi; uluslararası sınavlar, kendi ülkelerinin sınavları, Türk üniversitelerinin yapacağı sınavlar veya Türk üniversitelerinin belirleyip YÖK‘ün uygun bulacağı kurallara göre ve üniversitelerin belirleyeceği kontenjanlar dâhilinde Türk üniversitelerine alınacaktı. "Sınavsız üniversite" ise tamamen bir medya yalanından ibaretti.





