"Eğer eğlence edinmek isteseydik?"

Abone Ol

Yasa koyucu Rabbimiz, insanoğluna temiz bir uygarlık bırakması için ne kadar yardımcı olmakta.

"Eğer Hakk, onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve içindekiler kargaşalığa düşerdi." (Müminun suresi, 72)

Allah ın şeriatına muhalefet edenler hep oldu. Yasa koyucunun emir ve yasaklarına karşı durabilmek için az mücadele vermedi insanoğlu. Arzularının elinde oyuncak olmak isteyenler hep direndiler bu temiz yasalara.

Aslında bilmekte idiler köklü ve soylu bir medeniyet kurmak için her seferinde Allah ın yasalarının rehber olduğunu. Bu yüzden kız çocuğu bile değil, erkek çocuğunun peşi sıra diyarı gurbete çıkan babayı dinliyorum hayretle. Gerçi güzel yetiştirmiştir evladını. Fakat bozuk düzen evladının yüreğini hırpalar mı, o yüreğe ektiği güzel çiçekleri kurutur mu düşüncesi ile geldiği yaban ülkede endişelidir.

Evladı üniversiteye giderken sonunda korktuğu başına gelmiştir. Çocuğu birine takılmıştır. Beklediği bu gelişme karşısında yine de bir çıkış yolu bulmuştur. Hiçbir yasanın özgürlüklerini engellemediği bu iki genç pek çoğunun yaptığı gibi bir evde yaşamaktadırlar. Evliliğin asıl maksadının salih nesiller yetiştirmek olduğunu bilen dindar baba, can evinden vurulmuştur, yoksa hayırsız mı çıkmıştır çocuğu. Hüzünlü baba, oğlu ile konuşmaya gittiğinde evladı yüreğine biraz su serpmiştir. Aralarında dini nikah olduğunu, yakında evleneceklerini, kız arkadaşının kendisini daha büyük haramlardan koruduğunu, genel yaşam tarzına direndiklerini, yasa koyucunun yasalarına uyduklarını aktardığında, üzüntüleri biraz dağılmıştır babanın. Elbet babanın idealleri vardır. Hiç böyle düşünmemiştir  çocuğunu. Tertemiz bir yuvanın sahibi olacak şekilde eğitmiştir onu. Kendisi otuz yıllık eşi ile çok mesut olmuştur. İstemiştir ki bu temiz çizgi nesiller boyunca sürüp gitsin. Ama şimdi. Eşinin bu duruma baygınlıklar geçirip itiraz ettiği yerde eğitimci baba, hayatı boyunca teslim olduğu Yaradanının yasalarını bir kez de eşine anlatır.

Beterin beteri vardır, evladları haram labirentlerde kaybolup gitmemiştir. Hayat arkadaşını bulup, Allah ı şahit tutarak nikahlarını kıyıp iki kişi birlikte yaşam mücadelesine girişmişlerdir.

Çelişki ve çatışmaya gerek yoktur. Allah ın şeriatı bütün insanların yararınadır. Bu gençlere de ilahi yasalar sadece iyilik getirecektir. Bu hak ilke uyarınca dünya ve ahiretin bütün problemleri çözülecektir. Bu ölçüye uyanlar iki cihanda aziz olurken uymayanların sorgusu Allah tarafından yapılıp cezalandırılacaktır:

"Size, içinde ikaz edici ayetler bulunan bir kitap indirdik, hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız Nice zalim beldeyi genel kırıma uğratmışız da orada başka bir kavim meydana getirmişiz. Onlar şiddetimizi tadınca ansızın oradan kaçmaya koyuldular.

Kaçmayın, içine daldığınız hayata ve evlerinize dönünüz ki sizden yaptıklarınızın hesabı sorulsun. Dediler ki, "vay başımıza gelenlere; hiç şüphesiz bizler zalim idik. "Biz onları biçilmiş bir ekin yığını halinde yere serinceye kadar, durmadan bu sözlerle feryad ettiler.

Göğü, yeri ve onların arasındakileri oyuncak olarak yaratmadık. Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızda edinirdik." (Enbiya suresi, 10-20)