Egemen Azınlıklar

Abone Ol

EGEMEN azınlıklar Müslüman bir ülkeyi, halkı nasıl idare ederler, ezerler, sömürürler

Birinci kuralları: Çoğunluktaki Müslümanları parçala, böl, birbirine düşür ve hükm et…

Dinî bakımdan bölerler… Rumların, Ermenilerin, Süryanilerin patrikleri, Yahudilerin hahambaşısı, Masonların Üstad-ı Âzamları vardır ama on milyonlarca Sünnî Müslüman çoğunluğun dinî reisi yoktur. Müslümanların tek bir Ümmet olmasını asla istemez ve kabul etmezler. Halkı yüzlerce binlerce birbirinden kopuk cemaate ayırırlar. Ajanları, casusları, provokatörleri ile bunların bazısını bazısına düşürürler.

Sünnîlerle Alevîleri birbirine düşman ederler. Alisiz Alevilik bile çıkartmışlardır.

Etnik köken bakımından bölerler, kutuplaştırırlar: Türklerle Kürtleri birbirine düşman etmek için şeytanın hatırına gelmeyecek entrikalar sahneye koyarlar.

Çoğunluğu lisan ve edebiyat bakımından dilsiz bırakırlar. Öylesine câhil ederler ki, yeni nesiller, atalarının Türkçe mezar taşlarını okumaktan âciz olur.

Toplumsal barışı ve mutabakatı berhava ederler.

Dindar çoğunluğu ve bilhassa gençleri müstehcen ve ahlaksız yayınlarla bozmaya çalışırlar.

Egemenler faşisttir. Onların resmî ideoloji dinleri vardır. Bu din yakın zamanlara kadar tenkit edilemiyordu. Edenleri fena halde çarpıyorlardı.

Egemen azınlıkların büyük kısmı iki kimliklidir: Sabataycılar… Kripto Haçlılar… Pakraduniler…

Egemen azınlıkların hiç acıması ve insafı yoktur. Yakın tarihimizde binlerce din adamını, aydını, muhalifi idam etmişlerdir.

Fikirleri, görüşleri ve inançları yüzünden mâsum vatandaşlara büyük zulümler etmişler, mahkemelerde süründürüp zindanlarda çürütmüşlerdir.

Bir yandan zulm etmişler, bir yandan sömürmüşler, soymuşlar, talan etmişlerdir.

Bir ara yüksek ve müzmin enflasyonla yüz milyarlarca dolar vurmuşlardır.

En ağır zulümleri alkışlayan bu adamlar demokrasi ve insan hakları havarisi kesilir gereğinde.

Bir yandan zulm ederler, zulmü alkışlarlar, bir yandan da adalet eşitlik diye bağırırlar.

Halkın seçtiği Menderes iktidarının devrilmesine bunlar sebep olmuştur.

Bütün askerî darbelerde egemen azınlıkların büyük rolü ve parmağı vardır. Adnan Menderes’i onlar astırmıştır.

PKK senaryosunu yazıp sahneye koyan ve terörü bitirtmeyen onlardır.

Her renge boyanırlar.

Müslüman çoğunluk bu egemen azınlık Kriptolarıyla niçin başa çıkamıyor

Çünkü parçalanmıştır… Çünkü cahiliyet eğitimi ile terbiye edilmiştir…

Egemen azınlıkların sömürüsünden ve yerli halk statüsünde bulunmaktan kurtulmanın birinci şartı birleşmek ve İslamın nurları ile aydınlanmaktır.

Tek bir İmam’ın riyasetinde tek bir Ümmet olmak… Birlik budur.

* (İkinci yazı) 

Galatasaray Lisesinde Namaz

 

Zaman zaman, Osmanlı devleti zamanında Galatasaray Lisesinde beş vakit namaz kılındığını yazarım. Bugün bu konuda iki belge sunuyorum. Biri adı geçen okulun 1911 yılına ait nizamnamesinin bir maddesi, diğeri 1924 yılına ait bir talimatnamedeki iki madde. Demek ki, Galatasaray lisesindeki namaz, Sultan Abdülhamid Han’dan sonra da devam etmiş. 1924 tarihli talimatnamede, okul imamının namaz vakitlerinde mektepte hazır bulunarak vazifesinin yapacağı belirtilmektedir. Bir kere daha hatırlatmam gerekiyor: 1923’te kurulan birinci Cumhuriyet bir İslam Cumluriyeti idi.

Bendenize bu bilgileri ulaştırmak lütfunda bulunan Prof. Vahdettin Engin beyefendiye teşekkür ediyorum.

*Birinci belge:

Mekteb-i Sultanînin (Galatasaray Lisesi) 1911 yılına ait nizamnamesinde aşağıda okuyacağınız madde yer almaktadır:

"Cami, yatakhane, yemekhane, dershane, okuma salonu, revir ve spor salonuna giriş ve çıkışlarda öğrenciler sessiz hareket etmelidirler. Gündüz saatlerinde hiçbir öğrenci baş mubassır tarafından verilen izin kağıdı olmadıkça ve beraberinde yatakhane hademesi bulunmadıkça yatakhaneye çıkamaz. Sabahları tambur çaldıktan beş dakika sonra mubassır tarafından verilecek işaret üzerine öğrenciler uyanacaklar ve bilahare sabah temizliği ile meşgul olacaklardır. Tamburun çalmasından yarım saat sonra yine mubassır tarafından verilecek işaret üzerine öğrenciler ikişer kişilik sıralar halinde okuma salonlarına ineceklerdir. Bu arada Müslüman öğrenciler sabah namazlarını da kılacaklardır. Öğrenciler toplu olarak gidecekleri her yerde sıralanmış bir vaziyette hareket edeceklerdir. Safların düzenini bozmak yasaktır. Saflarda yüksek sesle konuşmak, bağırmak, kahkaha ile gülmek velhasıl her ne suretle olursa olsun safların düzenini bozmamak gerekmektedir. Müslüman öğrenciler günün beş vakti camiye gideceklerdir.”

*İkinci belge:

1924 yılına ait Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekâleti (Millî Eğitim Bakanlığı) Galatasaray Lisesi Talimatnamesinde şu iki madde mevcuttur:

Madde 94: İmam, namaz vakitlerinde mektepte hazır bulunarak imamlık vazifesini yerine getirmekle mükelleftir.

Madde 145: Galatasaray Lisesi diğer mektepler gibi cuma günleri ile millî ve dinî günlerde resmî tatil yapar. Kandil tatilleri, mübarek geceden önceki günün yarısı, Mevlid Kandili tatili ise bir buçuk gündür. Yazılı imtihanları takip eden üç gün, tedrisata ara verilir ve faydalı geziler yapılır.

Bir açıklama: Dinden uzak, alnı secde görmez bir yazar, Osmanlı saltanatı zamanında Galatasaray’da namaz kılınırdı ama öğrencilerin bir kısmı abdestsiz kılarlardı mealinde bir laf etmiş. Bu iddiaya bir açıklama getirmek gerekiyor. Tek kimlikli imanlı gerçek Müslüman gençler abdestsiz namaz kılmazlardı. Abdestsiz namaz işi Dönme çocuklarının marifetidir. Bir İslam devleti dışa bakarak hüküm verir. Müslümanlar abdest alır ihlasla namaz kılar, Dönmeler kerhen namaz kılar. Devlet-i Aliyye Dönmelerin kalbini yaracak değildi… Zaten onlar zahiren abdest alsalar ne kıymeti olur. Kalplerindeki iman İslam imanı değil, Sabatay Sevi imanıdır.