Ecdat fethetti peki ya şimdi!..

Abone Ol

Fatih Sultan Mehmet bir çağı kapatıp yeni bir çağı

açarken İstanbul un kıymetini elbette biliyordu. Fitnenin kalbi, entrikanın

merkezi Bizans ın tarih sahnesinden silinmesi gerekliydi ve gereken yapıldı.

Fatih öyle bir orduya sahipti ki, kopardığı bir salkım

üzümün parasını dala asan, Rum kızları çadırların önünden geçerken hicabından

çadırına saklanan, yüzlerce kilometre yol yürümesine rağmen bıkkınlık

göstermeyen İşte böyle bir orduya Fatih gibi bir kumandan komuta ediyor. Manevi

rehberi Akşemseddin ile el ele vererek fethi gerçekleştiriyor ve Hz.

Peygamber in müjdesine mazhar oluyorlardı.

Günümüzde ne İstanbul eski İstanbul ne de Fatih ve ordusu

eskisi gibi. Fakat yine de o ruha, o azme sahip olanlar İzmit İsmet Paşa

Stadı nda toplanarak yâd ettiler o günleri. Yorgunluğa, uykusuzluğa aldırmadan

kafile kafile vasıl oldular o kutlamaya. İslam dünyasından birçok konuğun da

katılımıyla coşku, heyecan hat safhadaydı. Anlaşılıyor ki ne kadar üzerimizde

oyunlar oynasalar da milli ve manevi bağlarından bu toplumu koparamayacaklar.

Ecdadın torunları atalarının izinde ilerlerken dosta güven düşmana korku

salıyorlar.

Gönül gerçi İstanbul un fethinin kutlamalarının

İstanbul da yapılmasını murat ediyor ama her nedense her sene birileri bir bahane

bulup buna izin vermiyor.

PTT Kargo, kargom nerede

Oturduğum ev merdivenli bir sokak üzerinde bulunuyor.

Yani araba kapımızın önüne kadar gelemiyor. Bunun yıllardır pek çok faydasını

ve zararını gördüm elbette!

Bir kere trafiğin o sinir bozucu gürültüsünden uzağım

kısmen de olsa. Çocukların sokakta oynarken her an bir arabanın çarpmasına

maruz kalması endişesi de yok. Özellikle ilerleyen yaşlarda gençlikten beri

merdiven inip çıkmanın ne kadar sağlıklı bir şey olduğunu daha iyi anlıyorum.

Bununla birlikte elbette zorlukları da var. Aldığınız büyük küçük her şeyi

beden gücü ile taşımalısınız. Bir şey sipariş verdiğinizde ya inip alacaksınız

ya da gelmesini uzun uzun boşa bekleyeceksiniz.

İşte bu olumsuzluklardan birini daha yaşadım Cuma günü.

Bana gelmesi gereken kargo getirilmedi. İnternetten araştırdığımda PTT

Kargo nun getirmesi gereken kargomun barkot numarası ile Haber kâğıdı

bırakıldı-Topkapı Kargo DTM/Topkapı Kargo yazılı olduğunu gördüm. Cuma namazı

sonrası sıcağa aldırmadan Alibeyköy den Topkapı daki Avrupa Yakası Posta İşleme

Merkezi ne gittim. Oradaki görevliler PTT Kargo nun özelleştiğini ve

Bahçelievler e taşındığını söylediler. Üşenmeden oradan anılan adrese gittim.

Sorup soruşturduktan sonra bir beyin yanına yolladılar beni. Kısım şefi imiş

kendileri. Kendisine haber kâğıdı bırakıldı deniyor ama benim evime gelen

giden olmadı, telefon da açılmadı dediğimde ilgili kuryeyi aradı. Anladığım

kadarıyla kurye, motor ile sokağa giremediğinden paketi ulaştırmamış. Şef

kendisine motoru emin bir yere bırakarak yaya paketi ulaştırması gerektiğini,

kendisi ile ilgili benden başka 2 tane daha şikâyet olduğunu uygun bir dille

ifade ettiler. Daha sonra bana motorun arıza yaptığını ve kargomun Alibeyköy

PTT ye bırakılacağını söyledi şef. Sıcağa, metrobüs çilesine aldırmadan tam

17.00 de Alibeyköy PTT ye vardım ve kargomu sorduğumda bırakılmadığını

öğrendim.

Şimdi PTT Kargo nun pek muhterem ilgili ve yetkilileri

KP01407217619 barkotlu kargom nerde bileniniz, göreniniz var mı

Minik bir tebessüm

Ağlamaya değmez

Cemal askere gidiyor diye annesi ağlıyormuş. Temel:

*  Ne diye

ağlayisun. Ceri planda kalursa pi sorun yok. Cepheye ciderse içi ihtimal var ya

yaralanur ya yaralanmaz. Yaralanursa ya iyileşur ya iyileşmez. İyileşursa iyi

cepheye ceri cöndermezler. Ölürse ya cennete cider ya cehenneme. Cennete

ciderse iyi, cehenneme ciderse oyle pi evlat içun ağlamaya hiç değmez

zaten. 

Kıssadan hisse: Bazen iyi sandığımız şeylerin sonucu kötü

olabilir. Buna üzülememeliyiz aslında. Zira şer sandığımız işte bir hayır, hayır

sandığımız işte de şer olabilir.

İlgilisine notlar:

*  Bir toplum

gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa gerçekleri söyleyenlerden o kadar nefret

eder.

*  Şimdi Fatih

kalksa mezarından / Ne ben O nu tanırım ne O beni tanır

Ama İstanbul u Bizanslılar almış / deyip tekrar savaşır.

(N. F. K.)