Fatih Sultan Mehmet bir çağı kapatıp yeni bir çağı
açarken İstanbul un kıymetini elbette biliyordu. Fitnenin kalbi, entrikanın
merkezi Bizans ın tarih sahnesinden silinmesi gerekliydi ve gereken yapıldı.
Fatih öyle bir orduya sahipti ki, kopardığı bir salkım
üzümün parasını dala asan, Rum kızları çadırların önünden geçerken hicabından
çadırına saklanan, yüzlerce kilometre yol yürümesine rağmen bıkkınlık
göstermeyen İşte böyle bir orduya Fatih gibi bir kumandan komuta ediyor. Manevi
rehberi Akşemseddin ile el ele vererek fethi gerçekleştiriyor ve Hz.
Peygamber in müjdesine mazhar oluyorlardı.
Günümüzde ne İstanbul eski İstanbul ne de Fatih ve ordusu
eskisi gibi. Fakat yine de o ruha, o azme sahip olanlar İzmit İsmet Paşa
Stadı nda toplanarak yâd ettiler o günleri. Yorgunluğa, uykusuzluğa aldırmadan
kafile kafile vasıl oldular o kutlamaya. İslam dünyasından birçok konuğun da
katılımıyla coşku, heyecan hat safhadaydı. Anlaşılıyor ki ne kadar üzerimizde
oyunlar oynasalar da milli ve manevi bağlarından bu toplumu koparamayacaklar.
Ecdadın torunları atalarının izinde ilerlerken dosta güven düşmana korku
salıyorlar.
Gönül gerçi İstanbul un fethinin kutlamalarının
İstanbul da yapılmasını murat ediyor ama her nedense her sene birileri bir bahane
bulup buna izin vermiyor.
PTT Kargo, kargom nerede
Oturduğum ev merdivenli bir sokak üzerinde bulunuyor.
Yani araba kapımızın önüne kadar gelemiyor. Bunun yıllardır pek çok faydasını
ve zararını gördüm elbette!
Bir kere trafiğin o sinir bozucu gürültüsünden uzağım
kısmen de olsa. Çocukların sokakta oynarken her an bir arabanın çarpmasına
maruz kalması endişesi de yok. Özellikle ilerleyen yaşlarda gençlikten beri
merdiven inip çıkmanın ne kadar sağlıklı bir şey olduğunu daha iyi anlıyorum.
Bununla birlikte elbette zorlukları da var. Aldığınız büyük küçük her şeyi
beden gücü ile taşımalısınız. Bir şey sipariş verdiğinizde ya inip alacaksınız
ya da gelmesini uzun uzun boşa bekleyeceksiniz.
İşte bu olumsuzluklardan birini daha yaşadım Cuma günü.
Bana gelmesi gereken kargo getirilmedi. İnternetten araştırdığımda PTT
Kargo nun getirmesi gereken kargomun barkot numarası ile Haber kâğıdı
bırakıldı-Topkapı Kargo DTM/Topkapı Kargo yazılı olduğunu gördüm. Cuma namazı
sonrası sıcağa aldırmadan Alibeyköy den Topkapı daki Avrupa Yakası Posta İşleme
Merkezi ne gittim. Oradaki görevliler PTT Kargo nun özelleştiğini ve
Bahçelievler e taşındığını söylediler. Üşenmeden oradan anılan adrese gittim.
Sorup soruşturduktan sonra bir beyin yanına yolladılar beni. Kısım şefi imiş
kendileri. Kendisine haber kâğıdı bırakıldı deniyor ama benim evime gelen
giden olmadı, telefon da açılmadı dediğimde ilgili kuryeyi aradı. Anladığım
kadarıyla kurye, motor ile sokağa giremediğinden paketi ulaştırmamış. Şef
kendisine motoru emin bir yere bırakarak yaya paketi ulaştırması gerektiğini,
kendisi ile ilgili benden başka 2 tane daha şikâyet olduğunu uygun bir dille
ifade ettiler. Daha sonra bana motorun arıza yaptığını ve kargomun Alibeyköy
PTT ye bırakılacağını söyledi şef. Sıcağa, metrobüs çilesine aldırmadan tam
17.00 de Alibeyköy PTT ye vardım ve kargomu sorduğumda bırakılmadığını
öğrendim.
Şimdi PTT Kargo nun pek muhterem ilgili ve yetkilileri
KP01407217619 barkotlu kargom nerde bileniniz, göreniniz var mı
Minik bir tebessüm
Ağlamaya değmez
Cemal askere gidiyor diye annesi ağlıyormuş. Temel:
* Ne diye
ağlayisun. Ceri planda kalursa pi sorun yok. Cepheye ciderse içi ihtimal var ya
yaralanur ya yaralanmaz. Yaralanursa ya iyileşur ya iyileşmez. İyileşursa iyi
cepheye ceri cöndermezler. Ölürse ya cennete cider ya cehenneme. Cennete
ciderse iyi, cehenneme ciderse oyle pi evlat içun ağlamaya hiç değmez
zaten.
Kıssadan hisse: Bazen iyi sandığımız şeylerin sonucu kötü
olabilir. Buna üzülememeliyiz aslında. Zira şer sandığımız işte bir hayır, hayır
sandığımız işte de şer olabilir.
İlgilisine notlar:
* Bir toplum
gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa gerçekleri söyleyenlerden o kadar nefret
eder.
* Şimdi Fatih
kalksa mezarından / Ne ben O nu tanırım ne O beni tanır
Ama İstanbul u Bizanslılar almış / deyip tekrar savaşır.
(N. F. K.)