'Ecdadımız Adil Düzeni gerçekleştirmek için çalıştı'

Abone Ol

Erbakan konuşuyor, Erbakan ı dinliyorum; hep beraber dinliyoruz

Erbakan ı Türkiye dinliyor, İslâm âlemi dinliyor, dünya dinliyor, bütün insanlık dinliyor

Erbakan Hocam ı 1960 lı yıllarda ilk dinlememin üzerinden yıllar geçti. İzmir Atatürk Kapalı Spor Salonu ndaki "İlim ve İslâm Konferansı"nın üzerinden demek ki kırk yıldan fazla zaman geçmiş... Sonra 1970 li MSP yıllarında Ege nin bütün il ve ilçelerinde, Türkiye nin pek çok yerinde birlikte geçirilen, benim yine "ilmî siyaset" diyeceğim çok farklı birliktelikler. 1980 1990 Ve nihayet 2000 li yıllar

Yıl 2007 ve Erbakan Hoca yine konuşuyor Aradan yıllar geçmesine geçmiş, geçmiş ama Erbakan Hoca yı hâlâ aynı şevk, heyecan, doyum ve sonunda oluşan birikim ile dinlemeler Ve hepsinden de önemlisi, her seferinde olabildiğince ve tek kelimeyle "ilmî" diyeceğim istifade iştiyakı ve aşkı, her ne hikmetse geçmiyor, bitmiyor, tükenmiyor; aksine, giderek daha da artarak derinleşiyor

Kur an ın "Er -râsihûne fi l-ilmi/ ilimde derinleşenler" dediği şey yani ilimdeki en yüksek seviye bu olsa gerek. "İlim" deyip geçmeyin, çünkü ilim her şeyin başı. Son Peygamber e kadar da insanlığın her konudaki rehber ve önderleri hep peygamberler olmuş. Bundan sonra ise kıyamete kadar peygamberlerin vârisleri "âlimler" olacağına göre, "ilim" işte bundan dolayı çok çok önemli. Yine Kur an, "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu " diyor.

Nitekim, özellikle bugünlerde, Erbakan Hocamız ın ilmî ve siyasî bilgilendirmelerinden sonra, "bilenler" ile "bilmeyenler" arasındaki farkı sadece "şuur" seviyesinde değil, yine Kur an ın tabiriyle "va y" seviyesinde anlayıp idrak edebiliyoruz; elhamdülillah

*

Nerden nereye .. İzmir den İstanbul a Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, son olarak "Millî Kurtuluş Konferansları" serisinin ilkini İstanbul da gerçekleştirdi. Yeşilköy deki İstanbul Gösteri Merkezi nde "İşbirlikçiler ve AKP nin Ekonomik Yıkımı" adlı bir konferans verdi. Bir bilen, bilge bir başkan, ilmî siyaset yapan bir lider ve bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletine öncülük eden bir önder olarak çok önemli ve tarihî hatırlatmalarda bulundu. Sadece ikisini tekrar hatırlayalım:

"Biz siyaset yapmıyoruz, matematik yapıyoruz"

54. Hükümet in Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Lübnan a asker gönderilmesiyle ilgili ilginç tespitler yaptı ve dedi ki: "Bu AKP işbirlikçidir. 22 Temmuz da AKP tekrar iktidara gelirse Lübnan da Hizbullah ı silahsızlandıracaklar. İncirlik Üssü nü kullanarak Lübnan ve Suriye yi istila edecekler. Mevcut yönetimi kullanarak Türkiye yi İsrail e vilayet yapmak istiyorlar. 22 Temmuz seçimi var olmak mı, yok olmak mı seçimidir. Onun için Millî Görüş ün partisi Saadet Partisi ne destek verin. 22 Temmuz da AKP ye oy verdiğinde ertesi gün Suriye yi, Hizbullah ı vuracaklar. Bu oyunları Millî Görüş olarak kaç defa bozduk, yine bozacağız Allah ın izniyle. Biz siyaset yapmıyoruz, matematik yapıyoruz, beni iyi dinleyin, dediklerimi çok iyi anlayın. Narkozlanıyorsunuz, uyumayın, uyumayın!.."

"IMF ne yapıyor Devlet içinde devlet kuruyor."

Türkiye Ekonomisinin kötü yönetildiğini belirten Erbakan bu önemli konuda da şunları söyledi:

"IMF ne yapıyor Devlet içinde devlet kuruyor. IMF nin emirleri bellidir; istihdam olmayacak, tarıma destek verilmeyecek, üretim engellenecek, yeraltı ve yerüstü kaynakları ve en önemli kurumlar yabancılara satılacak, sanayi tasfiye edilecek, ihracat yerine ithalat sağlanacak, en yüksek faiz oranı Türkiye de olacak. Bunlar IMF nin emirleri. Bunlar IMF nin talimatları. Bunlar Haim Nahum doktrininin gereğidir. Biz bunu geçmişte değiştirdik, yine değiştireceğiz. Bak bu AKP, at yarışı spikeridir. Enflasyon düştü, şu şöyle oldu, bu böyle oldu diyorsun. Bunları sen yapmıyorsun ki. Sen sadece spikersin. Sen ne oluyorsa onu söylüyorsun."

*

Bugünlük sonuç kabilinden, Millî Gazete nin Erbakan ile yaptığı son röportajın başlangıç kısmından bir bölümü sunuyorum:

"Biz tarihimiz itibariyle 11 asır yeryüzünde Adil Düzeni gerçekleştirdik. Asr-ı Saadet ten itibaren. Asr-ı Saadet, Hulafai Raşidin, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar. Ne yazık ki son 3 asırdan beri zahiri güç ırkçı emperyalizmin eline geçmiştir. Allah nurunu tamamlayacaktır, yeniden yeryüzünde hak hâkim olacaktır. Bizim vazifemiz bunu gerçekleştirmek için elimizden geldiği kadar bütün gayretimizle çalışmaktır.

"Oy kullanırken sormanız gereken üç önemli soru:

 Bu partilerin içerisinde hangisi "Önce Ahlâk ve Maneviyat" diyor. Çünkü maneviyat olmadan hiçbir şey olmaz.

 Bu partilerin içinde hangisi "Ben bu soygun düzenini değiştireceğim" diyor. Çünkü soygun düzeni bu milleti aç bırakarak, işsiz bırakarak, borca esir ederek yumuşak lokma haline getirmek istiyor.

 Bu partilerin içinde hangisi "Biz bu zulüm dünyasını istemiyoruz. Onun yerine adalete dayalı Yeni Bir Dünya kuracağız" diyor. Çünkü zulüm dünyasında ırkçı emperyalistlerin dışında, hiç kimseye insanca yaşama hakkı yoktur."

22 Temmuz da gereğini yapmak üzere, Erbakan ı dinlemeye, okumaya ve anlamaya devam edeceğiz