Ebedi ve ezeli nefret

Abone Ol

Savaşları sürdürenler, ısrar edenler, insan katliamlarını körükleyen büyük sermayedarlar, onlara bağlı devletlerin ruhu nefret üzerine kurguludur. Huzurlu, insanî bir dünya tercihinden yana değildirler. Kazanç ve sömürü üzerine kurgulanmış bir dünyanın kendilerinden, çevrelerinden başkalarına huzur vermeleri, sağlamaları beklenemez.

Zaman zaman insanlığın gözünde, iyi görünme rolüne bürünebilirler. Krallarını, yöneticilerini değiştirebilirler fakat bu tam anlamıyla yanıltıcıdır. Bir milletin, medeniyetin, devletin, yöneticilerinin geçmişleri onların içinde bulundukları anlarını tanımlamaya yetiyor. Hatta bu geleceklerinin ne olacağını da gösteriyor.

Emperyalizm çok boyutludur, çok yönlü ve çok renklidir. Her türlü hâl ve duruma bürünürler. Kimi zaman insanlarda iyimserlik duygusu gösterirler. Fakat bu onların asıl yüzleri değildir. En kritik zamanlarda, dönemlerde onlar asıl yüzlerini belli ederler ve bundan da kaçınmazlar. Şeytanlara eşlik ettiklerinden onların şeytani yüzleri değişik zamanlarda değişik hâllere bürünürler.

Filistin ve Gazze olayı ırkçı emperyalizmin gerçek yüzünü çok yönlü olarak ortaya koymuştur. Hemen hepsi nasıl bir tutum içinde olacaklarını göstermişlerdir ve bu asıl yüzlerini göstermekten kaçınmamışlardır. Irkçı emperyalizm tanımı bu durumun farklı bir tanımlamasını göstermesi bakımından önemlidir.

ABD Kongresindeki üyelerden beklentiler kimi çevreleri hayal kırıklığına uğratmıştır. Olabilir. Ne ki bu, onlara dönük olan beklentilerin ne denli saçma olduğunu gösterir. Emperyalizmi, ırkçılığı, sömürüyü hesaba katmayanlar bunu asla tanımlayamaz ve anlayamazlar.

Sömürü çarkının hemen bütün yönleriyle milletlerin ve devletlerin içine çöreklenmesiyle onları hareket edemez hâle getirmiştir. Hileleri çok yönlü ve çok türlüdür. Bir halkın ve milletin içinde nasıl davranmalarını çok iyi bilirler. Gerektiğinde o halkların renklerine ve hatta dinî kisvelerine bile bürünürler. Onlar için asla bir sınır yoktur.

Batı düşüncesine, ruhuna yüzlerini çevirenlerin beklentileri saflıktan öte bönlükten başka bir şey değildir. Geçmişte kimi ideolojiler kimi yönleriyle uyandırıcı yön ve tutumları vardı. Bu kesimleri de etkisiz hâle getirmek için kendilerine benzetmeleri gerekiyordu.

Manevi ruhları olmayanlar için benzeşme ve etkilenmeleri beklenemez.

Peygamberler medeniyetine ve ruhuna karşı olan her oluş şeytanidir ve nefret yüklü ve ruhludur. Onlar istedikleri kadar refah sunsunlar bunun da bir sınırı vardır. Refahın sonu da felakettir. Hiç bir zaman insanlığın geneli için hayır ve iyilik beklenemez.

Emperyalizmde çıkarları olan herkes birbirini güçleri kadar kollar ve destekler. Amerika Kongresinde bir tek kişinin direnişi, o karmaşa gürültü ve patırtı içinde onların yüzlerini kızartmamıştır. Çünkü onların tamamı aynı ruhun temsilcileridirler. Zulüm, katliam, sömürü onların bir gerçeğidir ve bundan da asla vazgeçmezler.

Emperyalizm; ırkçılığı, mezhepçiliği, kralları, aşiret liderlerini, parti başkanlarını, güçsüz gibi görünen devletçiklerin yöneticilerini desteklemeyi çıkarları uğruna hem desteklerler hem de güç katarlar. Gerektiğinde ortak iş yaparlar.  Devşirdikleri çıkarlarının kırıntılarına onları razı ederler. Onların kuklalarını severler, onları parlatır, özenerek sunarlar.

Nefret onların biricik besin kaynağıdır, onsuz yapamazlar.

İslâm insanlığa merhameti, sevgiyi, adaleti, özveriyi sunmuştur. Bundan beslenenler ve bu ruhu özümseyenler başka türlü olamazlar ve davranamazlar. Onlar şeytanlara eşlik etmemek için büyük bir çaba gösterirler. Bundan sakınmanın türlü yolları vardır. Sahih ve hakiki Müslüman olmaktan başka seçenekleri olmadığını iyi bilirler. Gözleri kendi geleceklerini karartmamak için daha duyarlı ve özenli olmaya dönüktür. Kimi zaman perdelenmeler olsa bile ondan uzak durur ve kurtulurlar.