Duygulara değil, fikirlere tercüman

Abone Ol

Elli birinci kuruluş yıldönümünü kutlayan Milli Gazete’miz, bütün zorluklara rağmen ilk günkü heyecanıyla, çizgisinden milim sapmadan, eğilip bükülmeden yoluna devam ediyor.

Yayın hayatı boyunca adının başındaki milli unvanına sahip çıkmış, milli ve manevi değerleri ön planda tutmuştur. Milli Gazete’nin farkı, kendisine ihtiyaç duyulduğu gün ortaya çıkar. Müslüman coğrafyasındaki zulümleri/olayları sadece ülkemize değil; dünya kamuoyuna yansıtır. Bundan dolayı çoktan hak ettiği ümmetin yeryüzündeki sesi tanımı, malumun ilanıdır.

Millî Gazete, samimiyet ve fedakârlık üzerine kuruludur. Milli ve manevi değerlerine bağlı olarak yayın hayatına “Hak Geldi Batıl Zail Oldu” şiarıyla başladığı çizgisini 51 yıldır koruyor.

Her devirde, darbelerde, olağanüstü hallerde egemenlere rağmen çizgisini koruyan; yangına körükle gitmek yerine, meselelere soğukkanlılıkla yol gösteren, bir gazete.

Arkasındaki holdinglerin ve baronların desteğiyle çıkan gazetelere inat duyguları okşayan değil; fikirlere tercüman olan, gündemin gizli noktalarını ortaya koyan ve sükûneti elden bırakmadan çözüm üreten muhtevası dolu bir gazete.

ŞUUR VE UFUK VERİCİ

Hemen her alanda doyurucu yazılarla insana bilgi ve şuur verir, ufuk açar, bir okul vazifesi görür.

Eğitim, fıkıh, kadın, tarih, edebiyat, özlü kulis, İslam dünyası ve strateji gibi her alanda düşünce yazıları ve değişik bakış açılarıyla okuyucularına yön verir.

Geyik muhabbeti tarzında gönül eğlendirme yazıları bulunmaz.

Önemli hizmetlerinden birisi de sürekli olarak aşırılıktan uzak, mutedil çizgiyi koruması ve öğütlemesidir.

Birçok gazetede yönetim, bakış açısı, yayın politikaları değişmiş, reel politik kalıplara girilmiş ancak o reel politik kalıplara girmemiştir. Tiraj kaygısı gütmeden mücadelesini sürdürür.

Okuyucusuyla bir bütün olduğundandır ki, okuyucuları aynı bakış açısı ve şuura sahiptir.

Bu nedenledir ki evine Millî Gazete giren insanın şuuru sarsılmaz.

KARDEŞLİK RUHU

Birçok insanımıza istikamet vermiş bir gazetedir. Olaylara nasıl bakmamız gerektiğini görebileceğimiz Millî Gazete’nin Türkiye’miz, İslam dünyası ve insanlık için yeri çok farklıdır.

Mazlum coğrafyaların sesi olarak yayınlarında şahsı/cemaati değil; yanlışı hedef alır. “Müslümanlar kardeştir” ilahi düsturuna yaşayarak sahip çıkar. Cemaat, meşrep ve mezhep ayrımı gözetmeden herkesi kucaklar.

Bugün de sağlam bir kale olarak üstlendiği en önemli misyonu olan, Saadet Partimizi iktidara taşıma gayretini başarıyla yerine getirmektedir.

Merhum Erbakan Hoca’nın medya ve Millî Gazete üzerine söylediği bir ifadeyi nakletmiş olalım: “Bir ülkede, eğer bugünkü gördüğümüz gibi ülkenin aleyhine olan hususlar medya vasıtasıyla destekleniyorsa o takdirde o ülkede zulüm devam eder. Bu zulümlerden kurtulmak için, o menfi medyadan daha güçlü bir medyayı ortaya koymak gerekir. İşte bugünkü Millî Gazete onun için büyük bir önem taşımaktadır.”

Dört üniversite bitirmeye bedel gazeteyle nice yıllara…