Otobüsteyiz Elli yaşlarında gösteren bir kişi
karşısındaki adama dönmüş Bu kadar yer kaplamana gerek yoktu ne görgüsüz
adamsın sen diye çıkışıyor. Fakat adam beklenenin aksine tavrını hiç bozmuyor,
kusura bakma kardeşim diyor ve kendini geri çekiyor. Adamın bu tavrını sakin
bir üslupla karşılayan kişi yolcuların ilgisini çekiyor. Yolculardan biri bu
kişiye dönüyor ve ne kadar anlayışlı birisiniz, neredeyse sizin yerinize ben
paylayacaktım adamı diyor. Adam başını kaldırıyor ve tebessüm ediyor sonra
belki başka bir derdi vardır demekle yetiniyor.
Bu olaya şahit olduğumda ben de olayı anlayışla
karşılayan adam gibi karşımdaki kişiyi anlamaya çalıştım:
Adamın hiç tanımadığı bir kişiye karşı ne husumeti
olabilirdi ki Belki de bir başkasına olan öfkesini ilk fırsatta kusuvermişti.
Kim bilir! Ya da kimsenin ulaşamadığı acıları vardı. Düştüğü yerden kalkabilmek
için büyük enerji harcamış, yorgunluğunu atacak vakit dahi bulamamıştı.
Adamın iş ortamında ya da evinde başa çıkamadığı bir sorunu
olabilirdi ve sorununu dış dünyaya bu şekilde yansıtıyor olabilirdi.
Adam kendi içinde yaşadığı çelişkileri dışarıya bu
şekilde yansıtıyor da olabilirdi.
Adam dışarıda sevilmediğini, hak ettiği değeri elde
edemediğini düşünüyor ve insanlarla ilişkilerine mesafe koyuyor olabilirdi.
Adam yakın çevresinden birine olan kin ve nefretini gayri
ihtiyarı dışa vurmuş olabilirdi
Adamın bizim bilmediğimiz belki de tahayyül dahi
edemeyeceğimiz bir sorunu olabilirdi. Ama biz sadece buz parçasının görünen
kısmına odaklanıyor ve onu hiç sorgulamadan infaz ediyorduk. Hiç tanımadığımız
bir adamın zahirine bakıp onu yargılıyor ve hayatımızdan tecrit ediyorduk.
Her insan emaneti omuzlarında taşıyabilecek donanıma
sahiptir. Her insan kendine özgü bir değerdir. Bir insanı anlayabilmek ise ona
verilen kıymetin bir göstergesidir. O gün otobüste tatsız bir olay yaşanmış ve
suçlu ilan edilen insanı sadece bir kişi anlayabilmişti. Bu kişi buz dağının
görünen kısmına değil görünmeyen tarafına odaklanmış ve o kişiye bir insan olarak
hak ettiği değeri vermişti. Fakat sokak aralarında, caddelerde, iş ortamlarında
sık sık karşılaştığımız kavgalar, karşılıklı küfürleşme ve tehditler
insanlarımızın zihnine öylesine işlenmiş ki, olaya farklı açıdan bakmak
kimsenin aklından dahi geçmiyordu.
Bir insanı anlamak çok bilinmeyenli bir denklemi çözmek
gibidir. Bu denklemi çözebilmek için öncelikle insanın özüne hitap etmek ve
ondaki iyiliği ortaya çıkarmak gerekir. Bunun için öncelikle o kişiyi anlamanız
ve şefkatle yaklaşmanız şarttır.