Düşüncenin arınması

Abone Ol

İçi ince kumla dolu bir kabın içerisine temiz ve berrak suyu eklediğimizde suyun bulandığını görürüz. Bu kabı sürekli karıştırdığımızda su hiç berraklaşmaz ve sürekli bulanık kalır. Bu suyu berraklaştırmak için suyun kumdan arındırılması gerekmektedir. Suyu suyla temizleyemeyiz, o yüzden kirli suya başka bir metotla müdahale etmemiz gerekiyor.

Kumları arındırmak için öncelikli yapılması gereken suyun karıştırılmayarak durulmasını sağlamaktır. Su durulduktan sonra kum dibine çökecek ve suyun yüzeyi berraklaşacaktır. Sonrasında berraklaşan su kirlenmiş kaptan alınarak temiz bir kaba geçirilir. Böylece su ile kum birbirinden arındırılmış olur. Nihayet kirlerinden arındırılan suyu kullanabilmek için kaynatılması ve böylece mikroplardan tamamen arındırılarak kullanılabilecek kıvama gelmesi sağlanır.  

Günümüzde insanlığın karşısındaki en büyük sorun insanların berrak bir zihinle düşünememesidir. Zihinler çeşitli modern hurafelerle kuşatılmış durumdadır. Yani berrak zihinler su gibi kirletilerek bulandırılmıştır. Bu bulanıklık içerisinde iyiyle kötü, güzelle çirkin, doğruyla yanlış birbirine karıştırılmaktadır. İnsanlar kalben iyiye, güzele ve doğruya talip oldukları halde, karşılarında kötü, çirkin ve yanlış olan eylemleri bulurlar. Bunun temel sebebi insanların bulanık bir zihinle düşünmesi ve bu düşüncelerini eyleme dönüştürmesidir.

İnsanların bu kirlerden kurtulması ve düşüncesinin berraklaşması için tıpkı sudaki örnek gibi içindeki kumlardan arındırılması gerekmektedir. Bunun için birinci adımda düşüncenin durulması gerekmektedir. O yüzden insanın modern dünyanın hızından kurtularak durup nefes almaya ihtiyacı vardır. Günümüz dünyası insanın düşünmesine fırsat vermemek daha doğru ifade ile berrak bir zihinle düşünmesini engellemek için sürekli bir meşguliyet sunar. O yüzden insanın hareketi bırakıp durulması ve kirlerin dibe çökmesi beklenmelidir.

İkinci adım düşünceyi temiz bir kaba yani temiz bir anlam dünyasına aktararak arınmayı sağlamaktır. Bunun için düşüncemizi kendi kavramlarımız içerisinde yeniden değerlendirmeye almalıyız. Fakat bu düşünmemizi tam anlamıyla sağlıklı kılmayacaktır. Çünkü henüz düşüncemizin içindeki tortulardan kurtulmuş olmayız. O yüzden son adımda yapmamız gereken suyu kaynattığımız gibi düşüncemizi de kaynatarak tüm mikroplardan arındırmalıyız. Bu süreç zihnin yeniden kuşanması ile mümkündür. 

Kuşanma dediğimiz durum düşüncenin ilim ve irfanla beslenmesidir. İlim ve irfanla düşünceyi harekete geçirdiğimizde aklımızı ve kalbimizi selim kılmış oluruz. Asli kaynaklara müracaat önemlidir. Bu şekilde kuşandığımız hakikat bizi geleceğe taşıyacaktır. Geleceği inşa etmek için geçmişle bağımızı kurarken geçmişin ağlarından da kurtulmamız gerekir.

Dünyaya yeniden söz söylemeye talip olmanın şartı bu yoldan geçiyor. Durulma, arınma ve yeniden kuşanma ideali. Bu yüzden biraz sükûnete, durup düşünmeye, sorgulamaya ve tartmaya ihtiyacımız var.