AKP’lilerin birbirleri hakkında yaptıkları açıklamalar iktidar partisinin kelimenin tam anlamıyla “düşman kardeşler” partisi halini aldığını gösteriyor.
Herkes birbirini suçluyor!
Ve herkes Reis’in yani Erdoğan’ın gerçek dostunun kendisi olduğunu iddia ediyor.
Reis’i yani Erdoğan’ı sahipleniyor görünmeleri elbette boşu boşuna yapılmış hesapsız kitapsız bir iş değil!
Rakiplerini tasfiye edebilmenin en kestirme yolu olarak böyle sahiplenme tercih ediliyor.
Mesela AKP içindeki çekişmeyi biraz daha somutlaştırmak gerekirse Mehmet Metiner’in yakınmaları örnek olarak verilebilir.
Mehmet Metiner sürekli olarak birilerini hedef olarak gösteriyor ve partinin hedef gösterdiği kişiler yüzünden taraftar kaybettiğini öne sürüyor.
Takdir-i ilahiye bakın ki Mehmet Metiner tarafından suçlanan isimler de AKP’nin Metiner gibi isimler yüzünden vatandaşın gözünde itibar kaybettiğini iddia ediyorlar.
Evet, aralarından iki parti çıkmasına rağmen hâlâ birlik ve beraberlikten eser görülmeyen AKP’den bu gidişle daha çok parti çıkar!
Çünkü birbirlerinin düşmanı haline gelmiş bu kadrolar ile iktidar partisini ayakta tutmak kolay değildir.
İktidar partisi AKP’de dava, ideal gibi kavramlar yerini çıkar kavgasına terk ettiği için bu kavganın önünü kesmek ne kolay olacaktır ne de mümkün olacaktır.
İktidar partisi yöneticilerinin sürekli bir arayış içinde oldukları görülüyor.
Kabinede değişiklik, parti yönetiminde değişiklik gibi laflar dillerinden düşmüyor.
Ama yapacakları hiçbir değişiklik bu kavgayı sonlandırmak yeterli olmayacak gibi görünüyor.
Çünkü parti sözcülerinin yaptıkları açıklamalar amaçlarının parti içinde huzur ve sükûneti sağlamak olmadığını gösteriyor.
Amaçlarının rakipleri tasfiye ederek çıkar kavgasında başa güreşmekten başka bir şey olmadığı ortaya çıkıyor.
Genel başkan verdiği mesajlarda ısrarla dava kardeşliği ve ideal ortaklığı gibi kavramlardan söz etsin dursun.
AKP’de göze batan, “Düşman kardeşler” görüntüsü olmaktan ileri geçemiyor.
Sanırız yapmaları gereken ilk iş neden bu hale düştüklerini araştırmak olmalıdır. “Hangi hatayı yaptık da bu hallerle düştük” sorusunun cevabını bulabilirse ne âlâ!