Hayat denen şey bir merdivenin basamakları gibidir.
Kimi zaman aşağı iner kimi zaman yukarı çıkarsın. Eğer
ilk basamağa adım atmışsan bunun geri dönüşü yoktur. Çıkmaya devam edersin. Hz.
Adem den bu yana sürüp giden bir yolculuktur bu. Her basamak binlerce sürprizle
doludur. Kâh ağlarsın kâh gülersin kâh hüzünlenirsin kâh düşersin kâh
kalkarsın Ama geri dönemezsin.
Çocuklukta çok hızlı çıkarsın merdivenleri. Yorulmak
nedir bilmezsin, gözlerinde umut, ayaklarında kuvvet vardır. Fakat çok uzun sürmez bu. Bir bakarsın ki,
başka bir noktadasın.
Erişkinler ülkesi. Ergen kavramı hiç hoşuna gitmez ama bu
kavramı sık sık işitirsin. İnsanların talepleri arttıkça merdivenin basamakları
çıkılmaz olur, yorulursun, bitkin düşer ve olduğun yerde duraksarsın. Ama yine
de dönemezsin geriye. Yolun ucu hep ileriye dönüktür ve gittikçe gidersin.
Büyük işler yapmak istersin, büyük hayaller kurar büyük
basamakları tırmanırsın. Hayat hiç bitmeyecekmiş gibi gelir ve zamanı
acımasızca harcarsın. Fakat bir yaz yağmuru gibi geçip gider zaman. Merdiveni
epey tırmanmış neredeyse ortasına gelmişsindir. Vaktin nasıl tükendiğini
anlayamazsın, kırk yıl kırk saat gibi gelir. Artık şikâyet etmeye başlamışsındır. Yapabildiklerinle yapamadıkların
arasında gider gelirsin. Hayatı sorgulamaya ve yeniden okumaya başlarsın.
Sorumlulukların arttıkça, yükün daha da ağırlaşır ve bu yükü yakınlarınla
birlikte taşımaya karar verirsin. Şunu bilirsin, nefes alıp verdiğin sürece bu
merdivenler olacak ve sen bu merdivenlerden tek tek çıkacaksın.
Fakat eskiye göre daha zayıfsındır, ayaklarında derman
kalmaz, gözlerinin feri söner ve artık yaşlılığa adım atmışsındır.
Bir dönem rahatlıkla yapageldiğin işleri artık yapamaz
hale gelirsin. Daha evvel hızla çıktığın bu yokuşu artık adım adım çıkmaya
başlarsın. Ama son basamakta olduğunu bilsen dahi bir lahza geri kalmaz ve
yolculuğuna devam edersin.
Çünkü hayat denen şeyin, bir yolculuktan ibaret olduğunu baştan beri bilmektesindir.