Durgunluğun etki alanı genişliyor...

Abone Ol

Finansal piyasalardaki eğilimlere veya son haftalarda

ülkemizdeki bol sıfırlı elektrik dağıtım ihalelerine bakarak bazı kesim-ler

genel ekonomik durumun düzelmeye başladığını iddia edebilir. Yüzeysel görünüme

bağımlı bu ve benzeri kanaatler ne yazık ki gerçeği yansıtmıyor. Gelişmiş

ekonomilerde durgunluğun derinleşmesini önlemek adına parasal genişlemeye devam

etmesi, gelişmekte olanlardaki durgunlaşma eğiliminin güçlenmesi gibi unsurlar

belirsizlik ve kırılganlığı arttırmaya devam ediyor.

Gelişmiş ekonomi kaynaklı parasal genişleme yalnızca söz

konusu ekonomiler-de durgunluğun derinleşmesini önlemiyor; küresel ölçekte arz

talep dengesizliğinin büyümesi ve rekabet koşullarının bozulması yolu ile

gelişmekte olanların dengesini de iyice bozuyor, sorunlarını ağırlaştırıyor.

Faaliyet geliri azalan fakat harcamalarını kısamayan sektörler birbirinden

habersiz olarak yatırıma yöneliyor, fakat üretim kapasitesinde cid-di artışlar

yaşanır iken talep de benzer bir hareketin söz konusu olmaması eski sorunun

katlanarak büyümesine sebep oluyor. Bu kısır döngü içinde sorunlu işletme,

sorunlu banka ve sorunlu ekonomi sayısınının artması kaçınılmaz hale geliyor.

Durum ciddileştikçe günü kurtarmak adına krediler yeniden yapılandırılıyor.

Finansal durumun kısa vadede kötüye gitmesi belki önleniyor fakat ekonomi

cephesindeki sorunlar giderek ağırlaşıyor. Bu süreç gelişmekte olan ekonomileri

de önce şuursuzlaştırdı, devamında ise aşırı sorunlu hale getirerek durgunluğa

mahkum etti.

Türkiye benzeri gelişmekte olan ekonomiler-de önce sınai

üretim ve tarım sorunlu hale geldi; hizmetler sektörünün ucuz kredi sayesinde

çok sağlıksız bir şekilde büyümesi durumun ciddiyetinin algılanmasını

engelledi. Fakat hizmet sektöründeki genişlemenin talep yetersizliği nedeniyle durmak

zorunda kalması evdeki hesapların çarşıya uymasını engelledi. Bu saatten sonra

iç talebi arttırarak belki günü kurtarabilirsiniz fakat sorunların

ağırlaşmasını ve çaresizlikle birlikte istikrarsızlığın artmasını

önleyemezsiniz. Gaza veya frene basılması orta vadede sonucu etkilemez,

çözümsüzlüğü gidermez.

Son on yılda gelişmekte olan ekonomilerde yaşanan

gelişmelerin temel sebebi gelişmiş olanlardaki parasal genişlemedir. Önceleri

hızlı koşan fakat bugün için tıkanma noktasına gelen ve durgunlaşan gelişmekte

olan ekonomiler küresel ekonominin kabusu olacak. Küresel ticaret hacmi daha

fazla artamaz ve daralır iken parasal genişlemenin yan tesirleri faydasını

belirgin bir şekilde aşacak; durgunluk, işsizlik ve enflasyonda artış baskıları

daha yoğun bir şekilde hissedilecek. Risk alma isteğinin azalması

önlenemeyecek, güçlenen güven bunalımı istikrarsızlığın kontrolsüz bir şekilde

artmasına katkı yapacak. Günü kurtarmak ve sorunların ağırlaşmasına yol vermek

yönündeki tercihin yıkıcı maliyetleri önümüze gelmeye başlayacak.

2012 yılının genelinde gelişmekte olan ekonomilerde yaşanan

durgunlaşma iyice belirginleşti. Bugünün koşullarında dünya ekonomisi

lokomotifsiz kaldı. Küresel kredi krizi sonrasındaki yatırımların devreye

girmeye başlaması ile eşanlı olarak durgunlaşmanın devreye girmesi sürpriz

değildir; rekabet koşulları ve gelir dağılımı 2008’deki kredi krizi öncesinden

çok daha vahim durumdadır. Ekonomideki ağırlaşmış sorunları ihmal ederek

parasal genişleme ile günü kurtarmanın pek mümkün olamayacağı bir aşamaya

gelinmiştir.

Yatırım bankalarının 2013 yılına ilişkin iyim-ser tahminleri

gelişmekte olan ekonomilerde-ki durumu görmezden geliyor, böyle olduğu için de

gerçekçi olamıyor. Ülkemizde tarım ve sanayi sektörleri büyük sorunlar ile

boğuşur iken hizmet sektörünüde son on yıl içinde yaşananları ve bugünkü durumu

dikkate alırsanız, hangi koşulların bizi beklediğini daha iyi anlayabilirsiniz.

Büyük şuursuzluğun ödeteceği maliyet de büyük olacak, yaşların yanında kurular

da yanacak!..