Dünyanın Sonu Değil

Abone Ol

Yeğenim üniversite sınavına girerken yakınlarını yanında

görmek istediğini söyledi. Kırmadım, annesi ile birlikte ona eşlik ettim. Ancak

karşılaştığım manzara zihnimi allak bullak etti

Okul bahçesinde bekleşen anne babaların gözlerinde büyük

bir korku vardı. Mahşer yerinde bekler gibiydiler. Anlamakta zorlandım.

Öğrenciler ise anne babanın bu tavrından fazlasıyla

etkileniyor ve birbirlerinden güç alarak heyecanlarını atmaya çalışıyorlardı.

Böyle durumlarda duygularımız mantığımızın önüne geçer istemesek de

heyecanlanırız. Ancak bunun bir dozu olmalıdır, bu dozu aştığımız anda kontrolü

sağlamalı ve yeniden toparlanmalıyız. Öğrenciler heyecanlarını yenecek güce

sahiptiler fakat anne babanın omuzlarına yüklediği ağır yük taşımakta

zorlanıyor ve çaresiz kalıyorlardı.

O gün annelerin gözlerindeki o korkuyu anlamakta hayli

zorlandım. Sanki çocuklarını elem bir yolculuğa uğurlar gibiydiler. Kimileri

Yasin okuyor, kimileri okunmuş pirinç tanelerini avuçlarında tutuyor, kimileri

hüzünlü bir şekilde dua ediyordu Gözlerini ufuklarda dikmiş uzaklardan gelen

bir yolcuyu gözler gibi bakıyorlardı. Ağlayanlar vardı, birbirlerine sarılan ve

dert yananlar... Kapıya yaklaşıp biraz soluklanmak istedim. O sırada

çocuklardan bir kaçı ağlayarak dışarı çıkıyor ve annelerine sarılıyorlardı.

Ortam adeta bir cenaze eviydi Ağlayanlar, heyecandan rahatsızlananlar,

birbirlerini teselli etmeye çalışanlar Allah ım neredeyim! İnsanlar adeta

sırat köprüsünden geçmenin korku ve endişesini yaşıyorlardı!

Çocuklarımız okuyup meslek sahibi olsunlar, ayaklarının

üzerinde dursun hayırlı birer evlat olsunlar. Ama bu görüntüleri bununla

açıklayamayız ki!.. Fani dünyayı bu kadar kutsayan anneler, istenilen puanı

tutturamadığın taktirde yaşamın hiçbir anlamı yok vurgusu yapıyorlar. Buna

yakinen şahit oldum ve o görüntüler uzun süre zihnimden gitmedi.

Anneler çocukları üzerindeki baskıyı arttırıyor, çocuklar

ise hayatta kalmanın yegâne şartı olan başarıyı yakalamaya çalışıyorlardı.

Çünkü başaramadıkları takdirde anne babanın ve toplumun sevgisinden mahrum

kalacaklarına inanıyor ve dibe çöküyorlardı.

Sevgili anneler, öncelikle çocuğunuzun üzerindeki baskıyı

kaldırmalı ve hayattaki yegâne seçeneğin bu olmadığını ifade etmelisiniz.

Çocuğunuza farklı seçenekler sunmalı ve yanındayım

duygusu vermelisiniz.

Sen yaparsın ben güveniyorum gibi baskı oluşturacak

ifadelerden kaçınmalısınız

Olumlu cümleler kurmalı ve güven vermelisiniz.

Unutmayın üniversite sınavı çocuklarınız için ne ebedi

bir kayıp ne de telafisi olmayan bir şey.