Dünyadan vaz mı geçelim?

Abone Ol

Dinin zemini için hep kaygan, belirsiz yer yer de sır dolu bir anlatımın yapılmasının sebeplerini izah etmek gerekiyor.

İslamiyet’te farklı yorumlara sebebiyet verecek konular yok denecek kadar azdır. Muhkem ve müteşabih olarak adlandırılan bu hususları ilerleyen yazılarımız da işleyip mevzu hakkında edindiğimiz irfanı yazacağız.

Dinin temel özellikleri belirli prensipler halinde yazılmış ve bugüne gelmiştir.

İman, İslam şeklinde belirlenen bu alanın temel doneleri bilinir ve yüzyıllardır öğretilerek nesillere aktarılır. Hal böyle iken gizem dolu sırlı anlatımların olduğunu da biliyoruz. Tarihi sebepler, kurulan hegemonyalar, iktidar anlayışları genel durumdan çıkartılan baskıcı yorumlar İslam’ın anlatılmasında değişik ekollerin ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Mezhep şeklinde tezahür eden bu yapının genel özellikleri bilinmedikten sonra din hakkında konuşmak abesle iştigalden başka bir şey de olmuyor.

Çok ötelere gitmeden bir kavram hakkında genel kabul gören bazı anlayışları anlatmakla başlayalım isterseniz.”Bu dünya hayatı bir oyun eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise gerçek hayatın ta kendisidir. Tabi ki bilseler.” (ANKEBUT SURESİ 64)Ayette dile getirilen dünya hayatı hakkında belirtilen özellikleri anlatmak gerekiyor.

Dünya ahiret ayırımı nereden çıkıyor.

Tevhit anlayışı bir bütün olarak karşımızda dururken ikili bölen kendince sınırlar çizen bu yorumun nereden kaynaklandığını bilmemiz şart. Kur’an-ı Kerim’in geneli incelendiğinde mülk ve melekut alemi şeklinde ayrım yapılırken dünyanın mekan ismi olarak kullanılmadığını görmekteyiz, bunun yerine arz kelimesi tercih edilmiş dünya ise sıfat olarak kullanılarak basit, adi, iğreti gibi manalarla birlikte zikredilmiştir.

Peki, bu anlam kayması neden ortaya çıkmıştır.

Dünya insanın kötü huyları manasına gelirken bu nasıl olup da hayata yapıp ettiğimiz işlere şamil kılınmıştır.

İslamiyet’in geniş çerçevesini istemeyen şer odakları sinsice bir tuzak kurarak dinimizi sadece ahirete ait bir düşünce sistemi olarak empoze etmiş bunda da yer yer başarılı olmuşlardır.

Dinimiz dünyamız içindir.!

Bu ifade çok önemli hakikatleri içerirken dünya ahiret ayırımı yapılarak insanımız bir sevap günah ikilemi içine sokularak belirsizliklerle dolu bir alan meydana getirilmiştir.

İslamiyet arzı yerküreyi kötülemez coğrafi ve astronomik alanını kötülenmesi diye bir şey olamaz bilakis yeryüzü Allahın en büyük emanetlerinden biri olup esmanın tecelli mekanı olarak var olmaktadır.

İslamiyet aklı başında insanlar istiyor ey erenler!