Takıyye deyince ilk akla gelen kimdir veya kimlerdir
Genellikle Şii kardeşlerimiz ve İran ın politikası akla
gelir.
Şiiliğin nerdeyse şartları arasına giriş Takıyye
Muhaliflerine kendisinin Müslüman olduğunu çaktırmama
olayı.
Bin yıldır Takıyye yapan bu insanlar, körfezin dışına
çıkamamışlar.
Takıyye yapmayan Alpaslan, Timur, Babür şahtan Kanuniye
kadar Müslüman yöneticiler Yeni Delhi den Viyana ya, Yemenden Çeçenyaya kadar
İslam ı yaymayı başarmışlar.
Bir inancın adamıysan, inancını dilinle söyleyeceksin,
inancının gereğini halinle göstereceksin ki karşındaki hem teorini hem
pratiğini görsün ve seni değerlendirsin.
Kimseyi aldatmayacaksın.
Al-i İmran süresinin 28 inci ayetiyle Nahl süresinin
106 ıncı ayetlerini istismar etmeyeceksin
Bizler, İran ın Takıyye sini tenkit ederken kendimizin
de Takıyye ci olup çıktığımızın farkına varmayız.
Eskiden yaptığı ve yapacağı bütün iyilikleri İslam adına
yaptığını ve yapacağını söyleyen yazar, siyasi ve sanatçılarımıza ne oldu
bilmem aynı iyiliklerini anlatırken medeniyet veya demokrasi adına yaptıklarını
söyleme ihtiyacı hissediyorlar.
Hayallerinde büyüttükleri İslam düşmanı kafiri
kandıracaklarını zannediyorlar.
Kafir de kanmış gibi görünüyor ve avını avlamayı
hedefleyen yılan gibi uyur numarası yapıyor.
Aldatan da aldattığını zannettiğinin tuzağına düştüğünü
bir türlü kabul edemiyor.
Kabe yi yıkmaya giderken içki içmeyen Müslüman savaş
pilotunu seçmesinden dolayı kafire sevgi ve saygı bile duyuyor.
Savaş pilotunun eline altın varakla basılmış Mushaf
hediye ettikten sonra İslamcı direnişçileri bombalamayı hedefliyor.
Savaş pilotu takıyye yapıyor, onu kullanan da takıyye
yapıyor.
İki takıyyeci de kazandığını zannederken her ikisi de
kaybediyor.
Herkesin takıyyeci olduğu bu günlerde yiğit Müslümanların
ortaya çıkıp:
Biz Müslümanız.
Bütün insanları Allah ın kulu Hazreti Adem in çocuğu
kabul ederiz.
Nesep kardeşlerimizin Müslüman olmalarını ve din
kardeşliğine yükselmelerini arzu ederiz.
Müslüman olmaları için baskı yapmamız da dinen yasaktır.
Haksız yere hiç bir insanın malını, canını, kanını
alamayız.
Hiç bir insanın namusuyla oynamayız oynatmayız.
Sömürü yapmayız.
Hiç bir insanın, kurum veya kuruluşun sözlerini,
kanunlarını, değerlerini Allah ın ve Rasülünün sözlerinin önüne geçirtmeyiz.
Demeleri gerekir.
Dünyanın her yerinde aklı başında, doğruyu arayan
insanlar vardır.
Mücevherat dükkanları, çarşının en güzel yerinde açılır
ve vitrinleri en parlak bir şekilde düzenlenir.
Cebinde taşıdığın elmasa müşteri bulamadığın gibi yalnız
gönlünde taşıdığın imana da talip bulamazsın.
Onun için ezanlarımız İslam ın şeairindendir.
Yani ezanlar bizim parolamız, amblemimiz, marka
işaretimizdir ve en yüksek yerlerden okunması da sünnettir vesselam.