Dünya gerçeği altında gerilim ekonomisi ve kavga siyaseti

Abone Ol

BAZI davranışlar bazı anlarda anlayışla karşılanır.

Çocuğun üzerini kirletmesi, ev hanımının cam tabaklarını kırması gibi

Bir de kavga diye bir nesne var ki bu, her kategoride,

her yaş ve meslek grubunda ayrı değerlendirilir.

Çocuk kavgası Evin ya da mahallenin çocukları kavga

ettiğinde güler geçersiniz. Kavga edenlerin yaş ve zekâ seviyesine göre kavga

çok sürmez, bir süre sonra bitiverir. Biraz önce birbirilerinin saçını başını

yolarak kavga eden çocuklar bir de bakmışsınız ki can ciğer olmuş oyun

oynuyorlar.

***

Ancak kavga her zaman böyle sonuçlanmaz. Mesela aile

reisleri ve ebeveynlerin kavgası. Bazen tatlıya bağlanır, bazen de -sözüm ona

çokbilmiş aile uzmanı psikolog akıl hocalarının- devreye girmesiyle boşanmaya

kadar gider.

Ortaklar arası kavga da böyledir. Bir problem olduğunda

araya önce kısa soğukluklar girer, taraflar birbirine karşı yutkunur bir şey

söyle(ye)mezler. Bir süre sonra da ya unutulur, ya da yara derinleşir,

ilişikler gerginleşir, sonra da ayrılık kaçınılmaz olur.

Kültür geleneğimizde de gelin kaynana kavgaları

meşhurdur, dilden dile anlatılır. Hikâyelere konu edilir, hele de eltiler arası

kavga... Basit bir çekişmeden küserler, bazen birkaç ay ya da birkaç yıl

konuşmazlar, sonra ya barışılır ya da bu küslük sürer gider.

Kardeşler arası da buna benzer olaylar yaşanır. Örnekleri

ve varyantları çoktur. Mahalle kavgalarını da buna ekleyebilirsiniz.

Tabi bu iş her zaman böyle tatlı bitmez.

***

Bir de devlet adamlarının kavgası vardır ki, öyle özür

dilemeyle, birilerinin araya girmesiyle falan düzelmez, geçiştirilemez.

Kavganın sonuçları ve faturası ağır olur, ülkeye yansır.

Nitekim son bir aydır yaşadıklarımız gibi. 20 Ocak

tarihinde 2,33 olan dolar kuru, devletin tepesinden Merkez Bankası Başkanı na

bağırıldıkça yükseldi, dün 2.63 oldu.

Bir aydaki bu yükselişten iyimser rakamla söylüyorum,

30-50 milyar doların üzerinde hazinenin borç yükü arttı. Maaşlar eridi, üretim

maliyetleri yükseldi. Zaten pamuk ipliğine bağlı sanal güzellikler bir anda yok

oluverdi.

Sonradan yapılan müdahalelerle gün kurtarılmaya

çalışıyor. Hazine piyasaya döviz sunuyor, ateşi söndürmeye çabalıyor, ama bu da

milletin kesesinden çıkıyor. Sonuçta kaybeden ülkemiz oluyor.

Hamaset yüklü her bağırma biraz daha fazla borçlanmaya

ve ekonomik kayba neden oluyor. Gerçek çözümler bırakılıp, dünya gerçeği

fikrini önceleyen sanal çözümler peşinde koşulursa olacağı budur. Zaten hedefin

suçun faturasını başkasına kesmek ve gerilim ekonomisinden rant elde etme

kavgası olduğu aşikârdır.

Ülkemizde bağımsız gibi görünen kuruluşlar nihayetinde

hükümetin politikalarına uygun icraatlar yapıyor. Her şey çok güzel giderken

mızıkçı bir bürokrat çıkıp da kendi kafasına göre iş yapıp, ekonomiyi bozuyor

değil.  

Şu çok iyi bilinmeli ki, birilerine saldırarak bir iş

yapılmaz. Bu ülkede TBMM nin çoğunluğunu elinde bulunduranlar istediği her

kanunu bir gecede çıkarıyor. Kurumların yetkileriyle ilgili bir problem varsa,

Meclis e bir önerge verip beş dakikada istedikleri düzenlemeyi yaparlar.