Engelliler hususunda özel günler ve haftalar 1970 li
yıllarda başladı. O yıllarda Ocak ayının ikinci haftası Beyaz Baston Körler
haftası olarak kutlanırdı. Daha sonra 1981 yılını Birleşmiş Milletlere bağlı
Dünya Sağlık örgütü Sakatlar Yılı olarak ilan etti. Ardından 10 Mayıs 16
Mayıs tarihlerini Sakatlar haftası olarak belirledi. Ta ki 1992 3 Aralık ta
Viyana da yapılan Dünya Özürlüler Konferansı na kadar Söz konusu bu tarihte 3
Aralık Dünya Özürlüler Günü olarak ilan edildi ve günümüze kadar da böyle
devam etti. Engellilerin sosyal problemlerini çözme hususunda samimi ve
gerçekçi çalışmaların olmadığını sadece ben değil, doğunun en ücra köşesindeki
bir köyde yaşayan engelli kardeşimiz de bilmektedir. Peki ama biz biliyoruz da
yetkililer bilmiyorlar mı! Tabi ki biliyorlar. Ama niyetleri sorun çözme
değil, günü geçiştirme, nabza göre şerbet vermedir. Eğer öyle olmasaydı gerek
Saadet Partisi Engelliler Koordinasyon Merkezi adına ve gerekse Anadolu
Engelliler Birliği Derneği adına Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı na her
gittiğimizde engellilerin devasa sorunlarını madde madde ortaya koyduk ve
çözümlerini kendilerine sunduk. İşte o maddelerden bir kaçı;
1. Engelli sağlık kurulu raporu yönetmeliği yeniden
gözden geçirilerek düzenlenmeli.
Bu düzenleme ile özür oranının hesaplanması, raporu
verebilen sağlık kurulları arasındaki oran farklılıkları, engellilik oranı
taban ölçütü %40 dan aşağıya çekilmeli, kazanılan haklar bu oranlara göre
yeniden tanzim edilmesi dikkate alınıp hak mağduriyetlerinin önüne geçilmesi
önlenmelidir.
2. 2022 sayılı kanun yönetmeliği yeniden düzenlenmeli.
Buna göre kanundan yararlanan 18 yaş üstü özürlülerin
anne ve babasından dolayı sosyal güvenceden yararlanıyor olması dikkate
alınmamalıdır. İsteğe bağlı olarak ödemeler aylık yapılabilmeli, yıl
içerisindeki şehir dışı ikametgâh değişikliği başvuru işlemlerinin sıfırdan
başlamasını gerektirmemelidir.
3. Ağır engelliler için verilen evde bakım ücreti şartları
uygun hale getirilmeli. Bu uygulamaya göre kişi başına düşen gelir miktarına
göre oluşan mağduriyetler ortadan kaldırılarak özellikle birden fazla özürlüye
sahip olan ailelerde böyle bir şart aranmamalı.
4. EKPS sınavına göre yapılacak atamalardaki kura çekimi
şeffaf ve şaibelere yol açmayacak şekilde yapılmalı.
5. Engellilerin emeklilik hakkına sahip olduğu halde
çalışmaya devam edenlerden 25 yılını dolduranlar resen emekli edilmeli böylece
engelli kontenjanında istihdam kadrosunun işsiz engelliler için önü açılmalı.
6. Kamuda çalışan engellilerin başka kuruma geçişlerinin
kapsamı genişletilerek memur, işçi, sözleşmeli personeli de kapsayacak şekilde
düzenlenmeli.
7. Kamuda çalışan engellilerin lojman hakkı çalıştığı
kurumun sahip olduğu lojmanların % 4
Miktarı özürlü kontenjanına ayrılarak kolaylaştırılmalı.
8. Tüm özür gruplarının özürlülüğünden kaynaklanan
kullanmak zorunda oldukları tıbbi, medikal, teknolojik araç gereçleri sosyal
güvenlik kapsamında devlet tarafından karşılanmalı.
9. Eğitim gören engellilerin kaynaştırma eğitiminden
önceki süreç iyi değerlendirilerek kaynaştırma eğitimine devam edecek
öğrencilerin özenle seçilerek bu eğitime devam etmesi sağlanmalı, bu çerçevede
kaynaştırma eğitiminin alt yapısı gerek fiziki gerek eğitmen gerekse de
öğrenciler açısından çok iyi hazırlanarak yaşanılabilecek ruhsal ve duygusal
travmaların önüne geçilmeli, eğitim araç ve gereçlerinin tüm kademelerde
kolaylık temini sağlanmalı.
10. Kamuya ait
sosyal tesislerden tüm dönemlerde kamu personeli dışındaki engellilerin de
indirimli veya ücretsiz faydalanabilmeleri sağlanmalı, bunun içinde bu
tesislerde belli bir kontenjan ayrılmalı.
11. Engelli bireye sahip olan aileleri ve toplumu, kamu
idarecisi ve üst düzey bürokratları engellilere karşı davranış ve engellileri
anlama, bu alanda duyarlılığı, farkındalığı artırma, projeleri geliştirip
okullarda da müfredata alınarak dersler konulup toplumun engelliler konusunda
bilinçlendirilmesi sağlanmalı.
12. 657 sayılı kanuna tabi engelli ve birinci dereceden
yakını devlet memuruna sağlanan bir defaya mahsus istediği yere tayin hakkı
aynı şekilde kamuda çalışan sözleşmeli ve işçi statüsündeki engelli ve birinci
dereceden yakınlarını kapsayacak şekilde düzenlenmelidir.
Bugüne kadar takip ettiğimiz kadarıyla madde madde yazdığım
ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı na sunduğumuz önerilerin yerine
getirilmediği ve gereğinin yapılmadığını yakinen biliyoruz. Umarız bu öneriler
çiçeği burnunda yeni Hükümetin ve yeni Bakanın dikkatini çeker ve Allah ın
rızasını gözeterek vicdani sorumluluk içerisinde konuya bakar ve gereğini
yapar.