Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi‘nde 6-7 Mayıs‘ta 5 ayrı salonda düzenlenecek sempozyumda "Dünya Edebiyatında İstanbul" konuşulacak. Arap, Makedon, Arnavut, Fas, Rus, Kazak Tatar, Polonya, İngiliz, Fransız, Alman, Yunan, Macar ve Ermeni edebiyatının çeşitli türlerine konu olmuş İstanbul verileri de sempozyumda ele alınacak.
Beykent Üniversitesi ve Fatih Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen ‘1.Uluslararası Dünya Edebiyatında İstanbul‘‘ sempozyumu 27 ülkeden 120 bin bilim insanı ve edebiyatçıyı bir araya getirecek. Sempozyumun tanıtımı amacıyla Topkapı Sarayı Girişi Karakol Binası Feriye Lokantası‘nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Beykent Üniversitesi Rektörü, Prof. Dr. Ahmet Yüksel, İstanbul‘da yaşamanın bir ayrıcalık ve sanat olduğunu belirterek, sempozyumun İstanbul‘un dünya edebiyatında yerini ortaya koyması bakımından büyük önem taşıdığını söyledi. İstanbul‘un mukaddes bir şehir olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yüksel, ‘‘Bu şehre hizmet ibadet gibidir. Biz bugün bu ibadeti gerçekleştiriyoruz. İstanbul‘a dünya kamuoyunda layık olduğu şekilde hizmet etmenin verdiği mutluluğu yaşıyoruz ‘‘ dedi. Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ise Beykent Üniversitesi, İstanbul, 2010 Avrupa Kültür Başkenti (AKB) Ajansı ve İDO‘nun katkılarıyla düzenlenen sempozyumun 27 ülkeden 120 edebiyatçı ve bilim adamını bir araya getireceğini hatırlatarak, birincisi düzenlenen sempozyumun İstanbul‘a layık bir çalışma olması için çaba göstereceklerini söyledi.
Sanat Tarihçisi Semavi Eyice de İstanbul‘un dünya tarihinde olduğu gibi, edebiyatında da önemli bir yeri olduğunu anlatarak, İstanbul‘un kendine has özellikleriyle dünya edebiyatına çeşitli kanallardan girdiğini ifade etti. Eyice, Batı‘dan Doğu‘ya seyahat eden yazarların İstanbul‘la ilgili çeşitli kitaplar yazdığını, ancak bunların bir araya getirilemediğini kaydetti.
İstanbul‘un herhangi bir Batı ya da Asya şehri gibi olmadığını vurgulayan Eyice, ‘‘İstanbul her dönemde bir kültür merkezi olmuştur. İstanbul‘un 2010‘da tekrar bir kültür başkenti ilan edilmesi bizim için bir sevinçtir‘‘ dedi. İstanbul 2010 AKB Ajansı Genel Sekreteri Yılmaz Kurt da İstanbul‘un bir yanıyla Doğulu, bir yanıyla Batılı olduğunu ifade ederek, 2010 AKB etkinlikleri çerçevesinde İstanbul‘da çok değişik sanat etkinliklerine imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Kurt, İstanbul‘un sahip olduğu tarihi ve kültürel ögeleriyle, hem Türkiye‘nin hem de dünyanın göz bebeği olduğunu vurgulayarak, ‘‘Batı artık kendi şehirlerini edebiyat, yazım, film anlamında tüketmiş durumdadır. Bundan sonra İstanbul başta olmak üzere doğunun şehirleri cazibe noktası olacak gibi görünüyor‘‘ şeklinde konuştu.
İstanbul‘un Avrupa Kültür Başkenti olduğu bir yılda sempozyumun yapılmasının ayrı bir önem taşıdığını ifade eden Kurt, sempozyumun dünyanın tanınmış edebiyat ve bilim adamlarını bir araya getirmesinin İstanbul adına önemli bir kazanç olduğunu söyledi. Edebiyattan ve sanattan İstanbul‘un çıkarılması halinde geriye çok az şey kalacağını dile getiren Kurt, İstanbul‘un sadece Türk edebiyatı için değil dünya edebiyatı için de bir ilham kaynağı olduğunu belirtti. Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi‘nde 6-7 Mayıs‘ta 5 ayrı salonda düzenlenecek sempozyumun her oturumunda 4‘er bildiri sunulmak üzere toplam 29 oturum gerçekleştirilecek. Sempozyumda Aleksei Tolstoy, Barbara Nadel, Ernest Hemingway, Lamartine, Piyer Loti, İbni Batuta ve Tevfik Eydi gibi dünyaca tanınmış şairlerin ve edebiyatçıların eserlerine yansıyan konular ile Arap, Makedon, Arnavut, Fas, Rus, Kazak Tatar, Polonya, İngiliz, Fransız, Alman, Yunun, Macar ve Ermeni edebiyatının çeşitli türlerine konu olmuş İstanbul verileri işlenecek.