Dünya bunu da mı görecekti?

Abone Ol

Bismillâhirrahmanirrahîm!

BİR haftadır Trump’ın “korsanca” uygulamalarını hep birlikte izliyoruz. 2 Ocak’ı 3 Ocak’a bağlayan gece; ABD’nin, bir Lâtin Amerika ülkesi olan Venezuela’nın Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’i yatağından sürükleyerek esir alması, şehir eşkıyalığının geldiği noktayı anlatmaya yetiyordu. Bir devlet başkanının kelepçelenerek kaçırılması, teşhir edilerek itibarsızlaştırılması teröristçe uygulamadan başka bir şey değildir.

Sarı kovboy, karşısında hiçbir engel olmadan bunları yaptığını söyleyerek başarısı ve yaptığıyla övünüyor. Batı’nın “modernlik” dediği bakış açısıyla bile bu yapılanın diktatörlükten başka bir şey olmadığını anlayabilirsiniz. Trump, Amerika’nın hâlâ devlet olamadığını bütün açıklığıyla kanıtladı. Yapılanlar Amerikalılara karşı da en büyük saygısızlıktır. Dünyanın “akıllı” yöneticileri Trump’ın yaptığını karşılıksız bırakmamalı; uluslararası hukukun “kuru bir söz” olmadığını göstermelidir.

Trump, “Bizimle kimse başa çıkamaz. Kimsede bizdeki gibi silâhlar yok. Artık daha hızlı üreteceğiz. Kral benim” türünden sözler etti. Bunları duyunca sırf kaba kuvvetle iktidarını sürdürmek isteyenlerin sonları aklıma geldi. Timur’u, Moğol istilâlarını, Hitler’i hatırladım. Tarihte zalimlerin iktidarı “kalıcı” olmadı. Hepsi yok olup gittiler.

Maduro’ya saldırı sonrası, Trump’ın ihtirası daha da yükseldi. Küba, Kolombiya, Meksika, Grönland, Kanada, Panama ve İran’la ilgili sözleri, emperyal iştahın büsbütün kabardığını gösteriyor. Böyle devlet başkanlığı olamaz. Dünyanın huzur ve barışı adına küresel eşkıya acilen durdurulmalıdır. Değilse bu yapılanların telâfisi mümkün olmayan acı sonuçları olur.

DOĞRU HAK ANLAYIŞI

RAHMETLİ Erbakan Hocamızdan Allah ebediyen razı olsun! Kadrolarına Millî Görüş’ün “kuşatıcılığını” anlattı. İnsanın huzurlu yaşaması için hiçbir boşluk bırakmadı. Maduro olayı Hocamızın anlattığı “Doğru ve yanlış hak anlayışlarını hatırlattı. Erbakan Hoca bize, “hakkı üstün tutan” ve “kuvveti (bâtılı) üstün tutanların” hak anlayışlarını öğretti:

“Hakkı üstün tutan” hak anlayışında, haklar 4 sebepten doğar: 1. Her insanın doğuştan getirdiği haklar! Bunlar; A. İnanç (din) hürriyeti, b. Can emniyeti, c. Akıl emniyeti, d. Mal emniyeti, e. Neslini sürdürme hakkı. Bu 5 hak her insanın, insan olması bakımından doğuştan getirdiği haklardır.

Doğru hak anlayışını benimseyenler; Allah beni görüyor; melekler yazıyor; âhirette hesap var, inancıyla her insanın doğuştan getirdiği hakları korumakla görevlidir. 2. Anlaşmalardan doğan haklar, 3. Adalet gereği doğan haklar, aynı işe eşit ücret gibi. 4. Emek gereği doğan haklar. Bunlar, aynı zamanda peygamberlerin hak anlayışıdır.

Yanlış (bâtıl) hak anlayışında ise insanların hırs ve çıkarları üzerine kurulan 4 sebepten doğar. Bunlar aynı zamanda Firavunların hak anlayışıdır. Yanlış hak anlayışında olanlar; 1. Kuvveti (güç), 2. Çoğunluğu, 3. İmtiyazı (ayrıcalık), 4. Çıkarı olmayı “haklı” olmak olarak kabul ederler. Bugün Maduro olayında Trump; “Güçlüyüm, istediğimi yaparım”; “Çoğunluğum var, her şeyi yaparım”; “Ayrıcalığım var”; “Çıkarım var” ne istiyorsam yaparım, anlayışıyla hareket etmektedir.

HAKSIZLIĞA TEPKİLER

İNANCIMIZDA “hak” kutsaldır. “Hak” dendiği zaman akan sular durur. Hakkın “mutlaka” sahibine teslim edilmesi gerekir. Kul “hak”kı affedilmeyen günahlardandır. Rabbimiz, “Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa sizi de ateş yakar” (Hûd, 113) buyurur. Mazluma dini sorulmaz. Kimliği ne olursa olsun, mazlumun yanında olmalıyız. Maduro ve eşine yapılan teröristçe tutum insafı, vicdanı olan herkesi yaralamıştır.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 7 Ocak 2026 günkü TBMM’deki Grup Toplantısı’nda, Trump’ın korsanlığına karşı, “Bana ne Amerika’dan” deme zamanıdır” diyerek görüşlerini şöyle gerekçelendirdi: “Uluslararası hukuk bitmiş; Birleşmiş Milletler çökmüştür. Diplomasi yerini haydutluğa; diyalog, savaşa; sağduyu, katliama bırakmıştır. Her türlü emperyalist tehditlere karşı ülkemiz ve bölgemizde ‘birlik olma’ günüdür.”

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, rejim değişikliğine yönelik bu açık girişim New York’u evi kabul etmiş insanları da etkilemektedir, diyerek şöyle konuştu: “Egemen bir millete tek taraflı olarak saldırmak bir savaş eylemi ve uluslararası hukukun ihlâlidir.” (4 Ocak 2026) İran da, korsanlığı “devlet terörü” olarak nitelendirdi.

Dünyanın pek çok yerinden yönetici ve halklar Trump’a ateş püskürüyor. Yağcılara diyecek sözümüz yok. İspanya Başbakanı Sanchez ise bölgenin belirsizlik ve çatışmaya itilebileceği uyarısı yaparak, “ABD müdahalesini tanımıyoruz” ifadesini kullandı. Küba’da on binlerce insan, “Venezuela için canımızı veririz” diyerek, şehirlerde meydanlara indi. Vicdanlar “asla” zulmü onaylamaz.