Dunning ve Kruger sendromu çağımızın getirdiği
hastalıklardan biridir. Bu sendroma yakalanan kişi, bir konuya vakıf olmadığı
halde kendini yetkin görüp öne çıkar, bir konuda bilgi sahibi olmadığı halde
bilen biri gibi hareket eder ve ortama hâkim olmaya çalışır. Bu kişiler,
liyakat sahibi olmasalar da başarılı pozisyonlara gelebilir ve bu konuda
cesaret göstererek bilen kişileri arkada bırakabilirler.
Gündelik hayatta Dunning ve Kruger sendromlu kişilerle
sık sık karşılaşırsınız. Bir işte ehil olmadıkları halde kendilerini
istedikleri gibi lanse eder ve işin ehli olan kişilerin önüne geçebilirler.
Kendilerini sunmakta oldukça mahirdirler, bilmedikleri bir şeyi biliyormuş gibi
davranır ve insanları ikna etmeyi başarırlar.
Cornell üniversitesinde yapılan bir deney Dunning ve
Kruger sendromlu kişilerin davranışlarını gözler önüne sermiştir. Deneyde 45
öğrenciye çeşitli sorular sorulmuş ve verilen cevaplar dikkatle incelenmiş. Söz
konusu deneyde, sorulan sorulardan çok azına cevap veren bir kısım öğrenci,
farklı bir günde kendilerine sorulan bu soruların tamamına cevap
verebileceklerini iddia etmişlerdir. Soruların büyük bir kısmını bilenler ise,
sorulara yeterli miktarda cevap veremediklerini söylemişlerdir. Fakat testin
sonucunda bu öğrenciler soruların yüzde doksanını bilirken diğerleri yüzde
onunu ancak bilebilmişlerdir. Deneyin sonucunda, bir konuya hâkim olmadıkları
halde ahkam kesen kimselerin cahil cesaretine sahip oldukları ortaya çıkmıştır.
Cahil cesaretine sahip kişiler, bir konu hakkında malumat
sahibi olmadıkları halde, konuya hâkim olan kişileri kolaylıkla ekarte
edebilirler. Kendilerini zeki, yetenekli ve donamlı olarak görür, göz
boyayabilirler. Cahil cesareti ile hareket ettiklerinden özgüvenleri yüksektir,
kendilerini ön planda tutarak, mesleki açıdan çeşitli mevkilere gelebilirler.
Kendileriyle yüzleşmek yerine savunmaya geçer ve hayali bir dünyada yaşamaya
devam ederler. Dunning ve Kruger adları ile bütünleşen çalışmaları sonucunda bu
insanların durumunu teferruatlı şekilde ele almış ve cehaletin kişinin
özgüveninin arttıracağını savunmuşlardır. Hatta çoğu zaman bu kişilerin
yetenekli kimselerin önüne geçip ön saflarda yer aldıklarını ortaya
koymuşlardır.
Bir konuda bilgi ve yeteneği olmadığı halde kendini ön
planda tutarak konuya hakimmiş gibi görünmek de, konuya hakim olan bir kişinin
kendini geri çekmesi de bir patolojidir. Kişinin kendini doğru tanıması ve
doğru tanımlaması esastır. Özgüven dediğimiz şey aslında budur.