Tarih; 9 Haziran 1993.
Yer; Refah Partisi TBMM Grup Toplantısı.
Kürsüde konuşan; Milli Görüş lideri, önceki Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan.
Şunları dile getiriyor, Erbakan Hoca;
“İpleri Apo’nun eline vermişler. Bütün saatli bombalar birbirinin peşi sıra milletin önüne konuyor.
Bakınız, terör tamamen yanlış politikalar yüzünden bugünkü feci manzarasına bir kere daha dönüşmüştür.
Tüm inisiyatif Apo’nun elindedir.
Şunların acıklı hallerine bakınız; Efendim devlet bir eşkıyayı muhatap almazmış. Halbuki aklı fikri hep Apo’da. Ne yazık ki istihbaratı yok. Apo’yu takip edemiyor. Apo bunları çok daha mükemmel bir şekilde takip ediyor.
Ne zaman toplanacaklar, hangi kararları alacaklar, Apo bunların hepsini çok önceden çok daha iyi bir şekilde biliyor. Hangi askeri nereye taşıyacaklar, hepsini Apo çok daha mükemmel bir şekilde takip ediyor. Aciz olan bunlar.
***
Apo kalkmış ne diyor: “Savaş sürecek.” diyor. “Önemli olan askerleri ikna etmek, çünkü askerler ikna edilirse o siviller bülbül gibi konuşur.” diyor. “Bugünkü hükümet hiçtir.” diyor.
Ne oluyor Her gün beş kişi 10 kişi katlediliyor. Şu mübarek bayramda bile kaç tane terörist olay cereyan etti. Bu kadar vatandaş, bu kadar insan hayatını kaybetti. Ülkenin büyük bir kesiminde ne huzur var, ne sükûn var, ne insanca yaşamak var. Bu nasıl ülkedir Hani bu adamlar öncelikle bu işi önleyeceklerdi
***
ANAP geldi, 8 sene hiçbir şey yapamadı. Arkasından DYP-SHP koalisyonu geldi, hükümet programında her türlü şeyi söyledi, vadetti. “Terörü derhal önleyeceğiz, şöyle yapacağız, böyle yapacağız, kan yerde kalmayacak.” Laf, bir sürü palavra! Sonunda sıfıra sıfır elde var sıfır!
***
Apo bunlarla küçük parmağıyla oynuyor. Çünkü bunların doğru dürüst bir politikaları yok. İnançları yok.
Bu milletin 60 milyon insanını birbirine kaynaştıracak bir inançları, bir politikaları yoktur.
Sadece Batı uşaklığıdır, sadece milleti ezmektir, dışarıya faiz ödemektir bunların politikası.
Senin hikmet-i vücudun bundan ibaret olursa, o takdirde 60 milyonun hepsi sana karşı olur. Bugün burada başlar, yarın başka bölgelerde de herkes itiraz eder. Çünkü zulmü kabul etmek mümkün değildir.
Bunun için Türkiye’deki terörün baş sebebi, bu taklitçilerin düzenlerinin zulüm düzeni olmasıdır.
Elbette dış güçler, içeride çeşitli tahrikler… Milyon defa konuştuk bunları. Ancak dış tahriklerin ve bu tertiplerin zemin bulmasının sebebi, bunların politikalarının yanlışlığıdır.
Bunların düzenlerinin zulüm düzeni olmasıdır. Bundan dolayıdır ki, olaylar zemin buluyor, taraftar buluyor.
***
Hani, bunların kökünü kazımıştınız
Hani, Kuzey Irak’ta hepsini yok etmiştiniz
Kahramanlar gibi terörü önledik diyordunuz, merasimler yapıyordunuz. Ne oldu şimdi
Yine Apo’nun avucuna düştünüz.
İşte sizin bütün olacağınız bu.
Onun için bu taklitçilerle Türkiye’nin hiçbir meselesi çözülemez.
Görüldüğü gibi terör tekrar Türkiye’nin bir numaralı meselesi haline gelmiştir…”
***
Söyler misiniz; Erbakan Hocamızın yıllar öncesinde TBMM Grup toplantısında yaptığı bu konuşma bugünleri tam anlamıyla anlatmıyor mu
Ben bu sözleri dün dinlemiş gibi oldum, peki ya sizler!..
BİLMEM FARKINDA MISINIZ
* Farkında mısınız; Erbakan Hoca sanki TBMM’nin “dünkü” grup toplantısında gibi konuşuyor…
* Farkında mısınız; Erbakan Hoca’nın verdiği mesajlar bugünkü sorunlarla birebir aynı…
* Farkında mısınız; Erbakan Hoca sanki bugünleri görerek yapmış konuşmasını…
* Farkında mısınız; Erbakan Hoca o zaman da “Apo” diyordu, “Apo’nun bildikleri kadar bile bilmiyorsunuz…” diyordu, şimdilerde de siyasi iktidara benzer cümlelerle yüklenilmiyor mu
* Farkında mısınız; Erbakan Hoca’nın teröre çözüm olarak gösterdiği argümanlar ve Batı’nın etkisi altında kalmaktan sıyrılma fikri bugün de hem de şiddetle hissediliyor mu
* Farkında mısınız; Erbakan Hoca, tüm zamanların en fazla kullanılan siyasi kavramlardan biri olan, “terörün kökünü kazımak” repliğini konuşmasında güçlü bir şekilde vurguluyor.
* Farkında mısınız; Erbakan Hoca bu konuşmasını yaparken Apo henüz yakalanmamıştı. Ama sanki Apo’nun yakalanacağını varsayarak konuşmuş gibi. “Yine Apo’nun avucuna düştünüz.” ifadesi bunun yansıması değil de, ne
NE ZAMAN AKILLANACAĞIZ BİZ!
“Çiller Başbakan olduğu zaman Suriye’nin desteklediği PKK teröristleri Güneydoğu Türkiye’nin büyük bölümünü kontrolleri altında bulunduruyorlardı. Çiller ve diğer Türk yetkililerin, Suriye’nin terör grubuna sağladığı destekle bir azalma olduğunu görmemelerine rağmen, Çiller, Güneydoğu’da kontrolü yeniden ele geçirmek için orduyu kullandığını belirtiyor. Başbakan, kendine güvenen bir şekilde, 6 yıl kapalı kaldıktan sonra okulların ve fabrikaların yeniden açıldığını söylüyor. Çiller, ‘Hayat yeniden normale dönüyor ve ben bunu bir yılda başardım. Hâlâ sorunlarımız var ama doğru yolda atılmış büyük bir adımdır.’ diyor…”
Yukardaki satırlar, Türkiye’nin o meşhur Gümrük Birliği’ne girmeden hemen öncesinde, 28 Kasım 1994’te, günlük 850 bin trajlı Washington Post Gazetesi’nde Lally Weymoth imzalı yazıdan.
Unutmadan hemen ifade edeyim; Amerika ve Batının allayıp pullayarak Çiller’e hem de törenle ve müjde(!) ile kabul ettirdikleri “Gümrük Birliği” sadece Batının işine yarayan, tek taraflı işleyen, kabul ettiğimizden itibaren de Türkiye’ye milyar dolarlar zarar ettiren bir mekanizma.
İşte böyle bir karar aşamasında Batı basını zamanın Başbakanı Tansu Çiller’i allayıp pulluyor, süslüyor.
Yazının devamındaki satırlar da son derece dikkat çekici:
“Tansu Çiller geleceğe bakıyor. Türkiye’yi Avrupa Gümrük Birliği’ne sokmayı planlıyor. Türkiye’nin Ortadoğu barış sürecinde bir rol oynamasını istiyor. Dahası, eski Sovyetler Birliği’nden kopan Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarına yardımda bulunmayı arzuluyor.
Ancak Başbakan, “bizim de yardıma ihtiyacımız var” diyor. Gerçekten de var. Bunu da hak ediyor.”
***
Yazı böyle sona eriyor.
Şimdi düşünün; bu pohpohlamalardan sonra Türkiye Gümrük Birliği’ne girdi. Ülkemiz milyarlarca dolar zarar etti.
Terör bitiyor gibi yaptı ama bitmedi. Hâlâ bitmedi. Günümüzün bir numaralı problemi yine terör.
Hadi, hepinizin arzu ettiğini bildiğim o soruyu sorarak bitirelim bu bölümü de:
“Sahi şimdilerde hangi ABD ya da Batı ülkesinde hangi Genel Başkan ya da lider için övgüler dizilmek için hazırlıklar yapılıyor dersiniz!”
NOT: Bugün, 5 Ağustos 2015 Çarşamba. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!