Bismillahirrahmanirrahim;
Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizamı olarak gönderen,
hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz
Hz. Muhammed Mustafa ya (S.A.V.), âline ve sahabelerine olsun.
Allah, insanı İslam için yaratmıştır. İnsan, İslam
yolunda yürürse dünya ve ahiret saadetine erişir. İslam dan başka saadete
ermenin yolu yoktur. İslam ın temel kaynağı Kur an dır. Kur an hakkı batıldan
ayıran Furkan dır. Allah insanları Kur an ile uyarmaktadır. Allah, insanları
uyarsınlar diye elçiler göndermiştir. Allah, göklerde ve yerde bulunan her şeyin
Rabbidir. Allah işitendir, bilendir. O ndan başka yaratan, yaşatan ve yöneten
yoktur. Öldüren de dirilten de Allah tır. Allah, bizim de bizden önce gelen
atalarımızın da Rabbidir. Bu gerçeğe inanmayan inkârcılar ise bu dünya
hayatında şüphe içinde inkârcılık, müşriklik, fasıklık, facirlik, münafıklık
oyununu oynuyorlar. Allah onlara mühlet veriyor. Allah ın geleceğini haber
verdiği kıyamet kopacak ve onları kuşatacaktır. Onlar o gün, ilahi azaba
uğrayacaklar: Rabbimiz, bizden azabı kaldır, biz iman edeceğiz diyecekler.
Onlar öğüt almayan kimselerdir. Onlar, gönderilmiş Kur an ı açıklayan
peygambere inanmamışlar ve sözünü dinlememişlerdir. Onlar, O ndan yüz
çevirmişler ve öğretilmiş delidir demişlerdir. Tebliğ ettiği İslam ı çağdışı
görmüşler, batılı İslam dan üstün sayarak rezil bir hayat yaşamışlardır.
Onlardan azab birazcık kaldırmış olsa dahi, onların yine de inkârcı
olacaklarını Allah bize haber veriyor. Allah, onları büyük bir şiddetle yakalayacağı gün, kesinlikle onlardan
intikamını alacaktır. Allah, Firavunu ve kavmini de imtihan etmiştir. Onlara
şerefli bir elçi göndermiştir. O Peygamber onlara: Allah ın kullarını bana
verin, şüphesiz ben sizin için güvenilir bir peygamberim. Allah a karşı
büyüklük taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delille geldim. Beni
taşlamanızdan Rabbime ve Rabbinize sığındım. Eğer bana iman etmiyorsanız bari
benden uzak durun demiştir. Musa (A.S.), insanları, inkârcıların
tapınaklarından almış ve Allah a kul olmanın saadetine taşımıştır. İnkârcı
Firavun ve kavmi ise helak olmuştur. Onlar arkalarında nice bahçeler, nice
ekinler ve güzel konaklar, eğlendikleri nimetler bırakmışlardır. Bu
bıraktıkları şeyler, Allah tarafından bir başka kavme miras olarak verilmiştir.
Allah (c.c)mazlumları, nice zalimlerin ve kibirli toplumların mallarına mirasçı
kılmaktadır. O zalimler helak olduklarında, gökler ve yer ağlamamıştır. Onlara
mühlet de verilmemiştir.
DUHAN, dumandır. Bütün insanları kuşatacak bir dumandır.
Duhan, Peygamberimizden gelen bir hadise göre, kıyametin alametlerindendir ve
her tarafı kaplayacak, müminler için bir nezle etkisi yapacak, kâfirler için
ise büyük bir azab olacaktır.
Allah, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri, oyun olsun
diye yaratma¬mıştır. Allah, bu ikisini ancak hak ile yaratmıştır. Ancak
insanların çoğu bunu bilmezler. Şüphesiz hesap günü, belirlenmiş bir günüdür. O
gün hiçbir dost, hiçbir dosta fayda veremez. Allah ın merhamet ettikleri hariç
inkârcılara yardım da olunmaz. O her şeye gücü yetendir, merhamet edendir.
O gün, günahkârların yemeği Zakkum ağacıdır.
Karınlarında, erimiş madenin, sıcak suyun kaynaması gibi kaynar. Yakalanırlar,
cehennemin ortasına sürüklenirler, sonra başlarının üstüne kaynar su azabından
dökülür ve: Azabı tadınız, işte bu sizin şüphelendiğiniz şeydir denilir.
Bunları bilen bir insan, nasıl İslam dan başka bir yerde karar kılar
Nasıl olur da İslam düşmanlarıyla işbirliği içinde olur
Nasıl olur da AB ci olur
Nasıl olur da zalimlerin siyasetini güder ve ABD nin suç
ortağı olabilir
GÜNÜMÜZ MÜSLÜMANLARI
Günümüzde ekseriyetle Müslümanlar, İslam ca bir duruş
sergileme şuurundan uzaktırlar. Bölünüp parçalanmışlar, her bir parça
kendilerinden bir zalimi kendilerine başkan yapmışlardır. Bu parçalar, İslam
düşmanlarıyla değil, kendi aralarında destekledikleri zalim önderler için savaşıyor,
birbirlerinin kanını akıtıyorlar. İslam düşmanlarının ellerine tutuşturduğu
silahlarla, İslam coğrafyasını tanınmaz ve yaşanmaz hale getiriyorlar. Bu
tutumlarıyla İslam ın bütün cihat esaslarını çiğniyorlar ve Siyonizm in, haçlı
Batı nın rahat bir nefes almasını sağlıyorlar. Allah ın ipine sarılarak tek bir
ümmet olma emrine isyan edip tefrika yapıyorlar. İmkânlarını İslam için değil,
şer için kullanıyorlar. Şeytanın izini sürüyor ve büyük bir felakete doğru
koşuyorlar.
Dünyanın bir hak-batıl mücadelesi imtihanı olduğunu
unutmuşlar, etliye de sütlüye de karışmıyorlar. İslam ı mücerret bir din olarak
görüp, onun bir hayat nizamı olduğunu unutmuş, hâlihazır batının haram, yalan,
şer düzenine rıza gösterip, yan gelip yatıyorlar. Yarım yamalak yaşadıkları bir
din ile saadet bulacaklarını sanıyorlar. Siyaseti iyilikleri emretmek,
kötülükleri yasaklamak olarak görmüyorlar. İslam ı tebliğ etmiyorlar,
tanıtmıyorlar, öğrenip başkalarına öğretmiyorlar, iktidar gücünün İslam ın
emrinde olması için mücadele vermiyorlar. Bu mücadeleyi veren Milli Görüş e
destek verip Saadet Partisi ni tek başına iktidarı ile Adil Bir Düzen kurmanın
derdini taşımıyorlar. Bundan dolayı Siyonizm in kurduğu yenidünya düzeninin
namaz kılan köleleri olarak yaşamayı meziyet ve akıllılık sayıyorlar. Faize,
zinaya, kumara, açıklığa saçıklığa, içkiye, hırsızlığa, yalana, talana,
cehalete, ahlaksızlığa duyarsız kalıyorlar. Fıkıhsız bir ömür sürüyorlar. Batı
ve Siyonizm ve bütün batılı güçler İslam ile savaşıyor olduğu halde, bunu görüp
gaflet halinden kurtulmak için adım atmıyorlar. Kur anı okuyorlar, ancak
Rabbimizin Tevbe Suresi 24. ayetindeki: De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız,
kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada
uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah tan,
Resulünden ve Allah yolunda cihat etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini
getirinceye kadar bekleyin. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.
Uyarısını görmezlikten geliyorlar. Geliyorlar diyorum, ben bunun dışında mıyım
Hayır bende bu saydıklarımın içindeyim. Ama ben bir okuma yapıyorum. Bu okumayı
sadece ben yapmıyorum. İslam şairi M. Akif ERSOY da benzer bir okumayı şöyle
yapıyor: Kaç hakiki Müslüman gördümse: Hep makberdedir. Müslümanlık, bilmem
amma, galiba göklerdedir. Akif kendi döneminde yaşayan Müslümanların haliyle,
İslam ın emirleri arasındaki uyuşmazlığı ifade için bunlar söylüyor.
Bir Müslüman ı gerçekten Müslüman yapan en önemli şey,
İslam ın bir hayat nizamı olduğuna inanması ve İslam ın bir nizam olarak
yaşanması için ümmet halinde, disiplin ve ciddiyetle cihat etmesidir. Cihatsız
İslam yaşanmaz. Cihat, İslam ile insanların arasına konulmuş bütün engelleri
kaldırmak ve insanı İslam ile buluşturmak için yapılacak çalışmaların
bütünüdür. Biz hakkın hâkim batılın zail olması için çalışırsak, Müslüman
olarak kalabiliriz. Zira mücerret hizmet, İslam için yapılan hizmet değildir.
Allah, saf bağlayarak kenetlenmiş BÜNYANUNMERSUS olarak, kendi yolunda
savaşanları sever.
Ülkemizde hayatı iman ve cihat olarak gören topluluk
Milli Görüş topluluğudur. Bu, hasmın şahadetiyle kanıtlanmış bir gerçektir.
Milli Görüş bir muttakiler hareketidir. Takva İslam ın tamamına sarılmak ve
yaşamaktır. Allah ve Resulünün emirlerine bağlanmak, ilahi emirlere riayet etmektir.
Dünya imtihanını kazanmak ilahi hükümlere rıza gösterip yaşamakla olur.
Bu imtihanı kazananlar için Kur an bize şu müjdeyi
veriyor. Duhan 51 57, Şüphesiz muttakiler değerli konaklardadırlar. Bahçeler
ve pınarlar arasındadırlar. Karşılıklı olarak ince ve kaim ipeklerden
giyinirler. Böylece onları hurilerle evlendirdik. Orada güven içinde her
yemişten isterler. İlk ölümden başka, orada ölümü tatmazlar. Onları cehennem
azabından korudu. Rabbinden bir lütuf olarak, işte büyük başarı budur. Bu
ayetlerde muttakiler için hazırlanmış cennet tarif ediliyor. Başarılı olmak,
işte bu cenneti kazanmaktır.
OLMAZ
CHP ile olmaz, MHP ile olmaz, HDP ile olmaz, ABD ile
olmaz, AB ile olmaz, İsrail ile olmaz, topyekûn Batı ve işbirlikçileriyle
olmaz. Güncel yanılgı AKP ile de hiç olmaz. Çünkü AKP demek AB demektir, ABD
demektir. AKP demek, faizci kapitalist bozuk köle düzenine rıza göstermek
demektir. AKP demek, kuvveti üstün tutanlarla birlikte olmak demektir. Olmaz,
olmaz olmaz. Ben dediğim için değil, ilim ve gerçekler böyle dediği için olmaz.
Ülkemizde büyük bir ahlâki tahribat yaşanmaktadır. Bu kendiliğinden olan bir
şey değildir. İktidarların katkısıyla olmaktadır. Milli Görüş süz saadet olmaz,
adalet olmaz, emek korunmaz, adil düzen ve İslam Birliği kurulmaz, maddi ve
manevi kalkınma olmaz, üretim olmaz, insanı insan olarak yaşatmak mümkün olmaz.
Milli Görüş süz olmadığını anlamayan kalmadı. Zaman ispat zamanıdır. Önümüzde
bir seçim var. Bu seçimlerde saadetimizi engelleyen bütün dumanları ortadan
kaldıralım ve SAADET PARTİSİ ni tek başına iktidara taşımanın çalışmasını
yapalım ve saadet bulalım vesselam.