Dostlar mecliste görüldü

Abone Ol

Milli Gençlik Vakfı; 2000 yılları öncesinde lise ve

üniversiteyi okuyanların; Allah rızası için bir araya geldiği,  dini ve dünyevi bilgileri aldığı, sosyal

yaşamını tamamlamak ve Milli Görüşçü olmak için bulunduğu yer olmuştur. Bu

açıdan Milli Gençlik Vakfı birçok kişinin ilkleri yaşadığı, Erbakan hocayı

tanıdığı ve sevdiği bir yerdir. Mücadele etmenin nasıl olduğu, cihadın

manasının ve mücahit olmanın öğrenildiği bu mekânlar, haksızlığa dur demenin ve

nefis terbiyesinin de adresleri olmuştur. Önemli olanın çalışmak olduğunu

bilenlerin, işi küçümsemeyenlerin ve sevabın sevdalılarının bulunduğu bu

yerlerde, uykusuzluğun tadını, parasızlığı umursamazlığın rahatlığını bir

ekmeğin onlarca parçaya bölünebildiği görenler olmuştur. Bu tadı ve huzuru

yeniden hatırlamak adına geçtiğimiz hafta sonu yapılan Dostlar Meclisi

buluşması önemli bir gösterge olmuştur. Etkili ve yetkili kişilerle icra edilen

programda, sırasıyla görev yapmış il başkanlarının hitapları, sinevizyon ve

selamlama konuşmaları hepimizin yeniden aynaya bakmamamızı sağladı.

Konuşmalarda her başkan içindekini döktü, İbrahim Cücük hocanın konuşması bir

nostalji yaşattı.

Yapılan sinevizyonlarda MGV tarifi yapanlar, bunu MGV nin

idealleri göre yaptılar. Unutulmayan anıları paylaşanlar da normal şartlar

altında yaşayamayacağımız daha doğrusunu söylemek gerekirse zorlanarak

yaptığımız çalışmaları gururla anlattılar. Ve program boyunca herkes salonda

birilerini görmek için baktı, geçmişini gördü, mutlu oldu, yaklaştı,  sarıldı ve paylaştı.

Bu fotoğraftan sonra herkes kendi içinde sorularla

muhatap oldu. Neydi bu sorular MGV yi diğer çalışmalardan ayıran özellik

nedir MGV de çalışıp da sonradan başka kurum veya kuruluşlarda da aynı

çalışmayı yapan kişiler, bu tadı, bereketi ve etkiyi neden görememektedirler

Çalışmalardan düşenler neden bir daha işin içine girememektedir Bu sorulara

cevap aramak, hayra başlayana hayrın devamını sağlayacaktır. Ve bu güzel

halkadan yere düşenlerin sayısını azaltacaktır kanaatindeyiz.

Vakfın kapatılmasından sonra bu misyonun dışında başka

kurumlarda çalışmaya başlayan arkadaşların her zaman bu esintileri yanında

taşısalar da bu tadı ve huzuru bulamadıkları bir gerçektir. Bu açıdan bu

misyonu taşıyan Anadolu Gençlik Derneği nin nüfuzu da büyüktür. Nüfusun giderek

önemsizleştiği ancak nüfuzun daha da önem taşıdığı bir dönemde dostların

sayısını arttıracak meclislerin sayısını arttırmak önemlidir. Dostları

değerlendirmek ise daha da önemlidir. Ancak bu sayede dostlar sadece mecliste

değil, her alanda görülebilir ve istifade öngörülebilir.

Dost meclisleri denilince aklıma hep Müslim Horasani nin

sözü gelir: Onlar, zarar vermeyeceklerinden emin oldukları için dostlarını

kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de

düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama

uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları

mukadder oldu . Dostane niyetlerle yeniden dostlara yakın olma vaktidir.

Elimizde başka ne var ki