Dörtlerde son durum!

Abone Ol

Bazı okurlarımdan mailler aldım, hatta telefonumu öğrenmişlerden canlı sesler de duydum. Hepsinin neredeyse birleştiği nokta, başta Üç Büyükler olmak üzere Başakşehirspor’da nelerin olup bittiği idi.

Neler mi söyledim? İşte başlayalım. Şampiyon Galatasaray geçen sezonki sıkıntılarından arınmış değil... Belhanda, Feghouli, Gomis yürüyorlar. Fernando benim hiç bir gün hah işte dediğim oyuncu olamadı. Takımı Donk sırtlıyor, yenilerden Yunus ve Muğdat umut veriyor sadece... Hatta hatta Rodrigues ve yeni kiralanan tuhaf isimli siyahî adam bile Terim hocanın canını sıkar gibiler. Ama herkes sanki söz birliği etmişçesine savunmaya kabahat buluyor. Futbolun bir takım oyunu olduğunu unutuyorlar tabii ki... Top rakip iken siz tam takım savunmaya geçemiyorsanız, ya da rakibin planını geciktiremiyorsanız, savunmanız ne yapsın. Aynı savunma hücuma geliyor ama... Goller de atıyor. Donk, Selçuk ve belki de genç Yunus’lu veya Muğdat’lı orta alan bu işin bir numaralı çözümü olsa...

Fenerbahçe ise Aykut hocanın döneminin çok ötesinde çok adamla hücuma kalkıyor, çabuk yayılıyor ve genelde dikine gitmeye çalışıyor. Bunların hepsi göz alıcı ancak bunları yaparken artık çift ön liberolu düzenden vazgeçildiği için, rakibe kolay kontra bölgeleri açılıyor. Yani karşımızda duran fotoğraf Fenerbahçe’nin bu sezon çok atabilen ama çok da yiyebilen bir takım sunmasının habercisi gibi... Tipik uç adamı olmayışından kaynaklanıyorsa ki, öyle duruyor Barselona tipi uç oyuncu modeline başvuruluyor. Son örnek de Alper... Bir kaç maç da Guiliano olmuştu. Yakındaki Benfica maçında blokların yakın oynaması şarttır. Yani o özel bir maç değil, eleme usulüdür. Bu unutulmamalıdır.

Beşiktaş, bir ön eleme turunu rahat geçti. Çünkü karşısındaki takım bizim üçüncü ligde bile zor tutunur cinstendi. Bu oyun başta olmak üzere bir yeni oluşum dikkatimi çekti. Solda hazırlanan veya ortadan oraya geçilen hareketlenmelerde Caner’in gerçekten çok az futbolcuda bulunan sert ortalarından pozisyon üretme işi dikkatimi çekti. O toplarda savunmalar ağırlıklı olarak çaresiz kalabilir. Çünkü orta hem çok sert, hem de uçurtma değil keskindir. Böylece topu geveleyerek rakibin üzerine gitme yerine daha kestirme bir plan düşünülmüş. Sağdan Gökhan bunu çok yapmıyor, zaten orada tezgâhlanan oyun bazen hızlı, bazen yavaş Caner’in önüne geliyor. Şimdilik Lens varken zaman zaman o ortalar atılabiliyor. Medel ve Tolgay iyi... Önlerindeki bulmaca hâlâ duruyor gibi... Oğuzhan dinlene dinlene gelecek anlaşılan... Savunma göbeği mi? Pepe gelince ve de yenilen Güney Amerikalı bu işi kaldırır... Kaleci mi? Onu beklemekten başka çare yok...

Başakşehirspor sessiz ve derinden gidiyor. Yabancılar oynadıkları hazırlık maçlarından çok net görüntüler alamıyoruz. Ama takımı iyi tanıyoruz. Her yerin iki banko adamı olan belki de tek takımı... Biri olmazsa gelen diğerini aratmaz. Emre’nin alternatifleri arasında İrfan varken, bir de Soner geldi. Açık ve net olarak ligi geçen sezon ilk dörtte bitiren takımlardan tam anlamına yakın bir numaralı takım bu takımdır. Şayet Avrupa Kupası’nda yol almak için geçen sezonki Karabükspor maçındaki rotasyon hatasına düşmez ise benim bu sezonki bir numaralı favorimdir bu takım...